• Aydın24 °C

Ferda Çağlar ERKUT / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ferda Çağlar ERKUT / Köşe Yazarı

SİYASAL UFKUMUZ NE OLMALIDIR

26 Ağustos 2011 Cuma 23:52

Sevgili okurlar okuyacağınız yazının;En uzun sürede bitirdiğim ve nerdeyse yazmak için harcadığım zamanın on katını düşünerek geçirdiğim ve sonrasında aralıklarla yazıya döktüğüm bir metin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Bundan çok daha uzun yazılarımı “ bir çırpıda “şeklinde tabir edilebilecek sürelerde yazdığım oldu…Fakat insanın bu konu başlığı üzerinde yazı yazması çok da kolay olmuyor,ehemmiyeti,içeriği ve ifadesi o kadar hassasiyet isteyen bir konu başlığı ki sormayın,insan yazarken kilitleniyor ve keşke siyasi ufku bu yönde olan % 10 siyasetçimiz olsa da bu Türkiye tablosunu hem genelde hem de yerelde görmesek diyor…

           Buyrun Efendim Okuyun….

           Siyasal ufkumuz;Gücünü milletten alan,açık saydam hesap verebilir,paylaşımcı,katılımcı olmalıdır.insan merkezli,önyargısızca toplumun her kesimine kucak açan bir yapıda olmalıdır.   

Düşünmekten,söylemekten ve eyleme geçmekten korkmayan;eylemleri yıkıcı tepkiler ve düşmanlıklardan arınmış,yalnızca sevgi,hoşgörü ile hareket eden bir eylem olmalıdır.Türkiye’nin bir bütün olarak kendi iç dinamikleriyle olumlu yönde değişebileceğine yürekten inanan ve Türkiye’nin evrensel barış ülküsünün öncüsü ve çekim merkezi olmayı hedeflemelidir.Saydamlık,dürüstlük ve alçak gönüllülüğü temel siyasal erdemler olarak benimsemeli ve siyasetini güven ve hoşgörü üzerine kurmalıdır.Siyasal yaşamdan akrabacılık,kayırmacılık ve yolsuzluk gibi suçların silinip atılması için savaşım verip siyasal konumların liyakat yetenek sahibi vatandaşlara sunulduğu,koltuk sevdasından hizipçilikten arınmış bir siyasal yapıyı oluşturmak için uğraşmalıdır.Kaynakların verimli kullanımını,insaflı dağıtımını ve israfsız tüketimini bireyden topluma,toplumdan devlete bütün kişi ve kurumların en çabuk biçimde ortak sorumluluğu olduğuna inanmalıdır.İnsan hakları hukukunun genel ilkelerini benimsemeli.Toplumsal ve çevresel adaleti güvence altına alan hukukun üstünlüğü anlayışını benimsemeli.Çevresel yıkımın ve çarpık kentleşmenin insanlığın önündeki büyük bir tehlike olduğuna inanmalıdır.Sürdürülebilir kalkınmayı desteklemelidir.Ekonomik alanda sosyal güvenlik ilkelerine bağlı,tekelleşme ve kartelleşmeye karşı,insani ve çevresel sorumlulukları gözeten bir piyasa yapısını savunmalıdır katılımcı ve müzakereci demokrasiyi benimsemelidir.

Politikalarında toplumun tüm kesimleriyle ayrım gözetmeden iletişim içinde olmayı hedeflemelidir.Türkiye’nin öz kaynaklarını dilediğince kullanılabilmesi,dış borç batağından çıkması ve ekonomisini kayıtsız şartsız kendi yönetmesi anlamında bağımsızlığı savunmalıdır.Bununla birlikte küresellik olgusunun getirdiği medeni ve içtenlikli işbirliklerine,diyaloglara ve etkileşimlere karşı olumlu ve dışa dönük bir tutum takınmalıdır.Aileyi kutsal bir kurum toplumun çekirdeği olarak sahiplenmelidir.Eğitim alanında köklü bir yeniden yapılanma atılımının gerekli olduğuna inanmalıdır.Tarihin bilimsel bir şekilde anlaşılmasını ve toplumsal belleğin güçlendirilmesini savunmalıdır.Temel değerler etrafında birleşmiş kültürel ve dilsel çeşitliliği büyük bir zenginlik olarak sahiplenmeli ve her türlü etnik ayrılıkçılığa karşı savaşım vermelidir.Türkiye’nin düşünsel ve coğrafi olarak Doğu ve Batının kesiştiği noktada bulunmasını tarihi bir fırsat olarak görerek,bu fırsatı değerlendirecek açık görüşlü ve nitelikli bir müzakere ortamının oluşturulmasına katkı sağlamalıdır.Din eğitiminin çağdaş yöntemlerle yeniden yapılandırılmasının gerekliliğine inanmalıdır.Bilimsel araştırmayı temel bir değer olarak benimsemeli ve desteklemelidir.Kültür politikalarının her türlü takıntıdan arındırılarak evrensellik,tarihsel derinlik ve kültürel çeşitlilik ilkelerinin ışığında yeniden yapılandırılması gerektiğine inanmalıdır.Temel siyasal yöntemi,medeni bir tavırla siyasal tartışmalara katılmak,düşünce üretmek,projeler gerçekleştirmek ve ikna amacıyla savunuculuk yapmak olmalıdır.Siyasal düşüncesinin kalbine insan insanın kurdudur önermesini ve çatışmacı bir anlayışı değil insanlığın olumlu güçlerine gönülden inanan ve diyalogu esas alan insancıl bir barış felsefesini koymalıdır.

Nasıl olur mu dersiniz …

Bu yazı toplam 2338 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim