• Aydın26 °C

Ahmet SAKAR / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet SAKAR / Köşe Yazarı

Ah Tamara

08 Temmuz 2010 Perşembe 17:51

Geçtiğimiz hafta içinde bir iki arkadaşla birlikte; Ağrı-Doğubayazıt-Muradiye- Van-Tatvan-Ahlat güzergahında bir gezi yaptık. Van’da 3 gün kadar konakladık. Bu süre içinde oldukça iyi bir gezi yaptık. Doğubayazıt’ta İshak Paşa Sarayını gezdik. İran’a bakan aslanların heybeti bizi tarihin derinliğine sokup çıkardı. Sonra Van Kalesine çıktık. Yaklaşık 3200 yıllık, Urartulardan kalma bu heybetli yapının giriş kısmında duvara kazınmış 3200 yıllık yazılarda kaybolduk. Bazen bu yazıları taşa oyanların sabrını, bazen nasıl biri olduğunu düşündük. Ama 3200 yılın ardından yazıların günümüze ulaşmasını hayretle karşıladık. Çünkü çok ciddi bir bakım söz konusu değildi, üzüldük. Akabinde son zamanlarda medyada adından sıkça söz ettiren Akdamar Adasına gittik. Oradaki kilise, taş işlemeleri ile çok çarpıcıydı. Bir o kadar da çarpıcı hikayesini öğrendik. Bir Türk genci ile Ermeni bir kızın aşkının adaya ismini verdiğini öğrendik. (Ah Tamara!) Geçip giden zamana meydan okuyan o muhteşem yapıya hayran olmamak imkânsız. Biliyorsunuz şu sıralar orayı ibadete açma çalışmaları yapılıyor. Sonra Ahlat’a gittik. Biliyorsunuz burası biz Türklerin Anadolu’ya giriş yaptığı yer. Oradaki mezarları ve kümbetleri ziyaret ettik. Ve orada da inanılmaz bir şaşkınlık yaşadık. Çünkü eserler yapıldığı gün nasılsa öyle duruyor! Yapıların bulunduğu yerde ottan yürüyemedik. Keşke bir çevre düzenlemesi olsaydı diye çok defa hayıflandık. Ama kaderlerine terk edilmiş gibi bir görüntü içimizi kan ağlattı.

 

Yukarıda da belirttiğim gibi 3 gün kadar Van’da kaldık. Biz oradayken Van Belediyesinin kültür şenlikleri vardı, o şenlikleri gözlemleme fırsatı bulduk. Kültürlerinin, geleneksel giyimlerinin veya yemeklerinin ülkemizin diğer yerlerinden çok farklı olmadığını gördüm. Bütün bunlardan sonra şunu bir kere daha çok iyi anladım ki, biz o insanlara yabancılaşmışız ve onları yeterince tanımıyoruz. İnanılmaz sıcakkanlı ve misafirperver insanlar. Bu duyguları edindiğim olayları burada anlatmaya yer yok. Ama şundan emin olabilirsin değerli okur; bize sindirilmiş veya sindirilmeye çalışılan bölünme hayali onların aklının ucundan bile geçmiyor. Medyanın ve aydınlarımızın konuştuklarının çoğu mesnetsiz. Saatlerce sokaklarında dolaştık. Varoşlarına gittik, daha merkezi yerlerine gittik ve hayrete kapıldık. Çünkü Kürtçe konuşan insan o kadar az ki. Biz oradayken Selahattin Demirtaş bir miting yaptı. Katılım inanılmaz derecede azdı. Önceden medyadan takip ettiğim de bu tür haberleri sanırdım ki bütün halk orada ama bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu anladım.

 

Oradaki halkın BDP(DTP) ’ye oy vermesinin inanın tek sebebi, onları adamakıllı muhatap alan bir siyasi yapının Türkiye’de olmaması. Ne yazık ki işte bu boşluğu da BDP(DTP), oradaki halkı acımasızca istismar ederek dolduruyor.

Son Söz: Türkiye, bu meseleyi çözmeye çok yakın. Oradaki halk, hala ciddi bir bakış ve samimiyet bekliyor.

 

Çok eski zamanlarda, bir Türk genci, adada yaşayan Tamara isimli Ermeni kıza aşık olur. Görüşüp buluşmaları hep geceleri ve gizlice olurmuş. Kız adanın sahiline inip lüküs lambasını yakınca, genç hemen göle girip ışığın geldiğe yere yüzerek gider ve aşkıyla buluşurmuş.

Zaman sonra kızın babası bu durumu öğrenmiş ve kızının kalbini çalan bu gence iyi bir ders vermek istemiş. -Belki onun kızını ne kadar sevdiğini öğrenmek istemiştir diye düşündüm ben hikayeyi dinleyince- bir gece lüküs lambasını aldığı gibi sahile inmiş kızın babası. Karşıdan da ışığı gören genç hemen yüzmeye başlamış ışığa doğru. Fakat genç yüzdükçe ışığın yeri durmadan değişiyormuş. Bu şekilde kızın babası, genci adanın etrafında yüzdürmüş durmuş. Sabaha doğru artık çok yorulan gencin kalbi, Tamara’nın neden böyle davrandığını anlayamanın hüznü ile duruvermiş. Gencin ölmeden önceki son sözü şu olmuş: “Ah Tamara”

Adaya ismini veren işte bu son söz olmuş. Zamanla Ah Tamara, Akdamar’a dönüşmüş halk arasında.

Bu yazı toplam 934 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim