• Aydın8 °C

Halil KANARGI / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Halil KANARGI / Köşe Yazarı

BİR KADIN KOMUTAN TANIDIM

09 Şubat 2011 Çarşamba 12:36

Tahire Hanım onun adı. O bir ana. Kırkiki günlük bebeğini bırakıp Karabağ'da Ermeni işgalcilerinin karşısına bir abide gibi dikilmiş. Bu da yetmemiş Çeçenistan'a gidip orada da abide olmuş savaşmış. Hem de dörtyüzseksenbeş kişilik ordusuyla.

            Aydın İli Türk Ocağı'nın düzenlediği toplantıya geldi. Onu, orada gördüm, dinledim.

            Çok ama çok acılar çekmişler. Ermenilerin Azerbaycan Türk'üne yaptığı eziyeti zulmü anlatırken gözlerinden akan şelaleyi görmenizi isterdim.

            Tarihçilerimizin kitaplarında okuduğumuz Ermeni katliamı ve Yunan katliamını hep hayal ederdim. Oysa karşımda duran orta boylu, kırk yaşlarında, kestane rengi saçlı, normal kilolu bir kadındı. Başından geçen yaşadığı olayları anlatmaya başladı.

            Rus'ların desteğiyle Karabağ bölgesini işgal eden Ermeni'lerin orada yaşayan ve Karabağ'ın gerçek sahibi olan TÜRK'lere aklın ve mantığın almadığı, alamayacağı işkence ve eziyeti yapmış, genç, yaşlı ,çoluk, çocuk demeden önlerine geleni öldürmüşler.

            Ya kadınlarımıza, genç kızlarımıza yaptıkları.

             Ermenilerin yaptıkları zulmü anlatırken Tahire Komutan'ın gözlerindeki şelalenin akışı daha da hızlandı. Türk Ocağı'nda bulunan yüze yakın sayıdaki dinleyicilerin de gözlerindeki yaşı saklamak için sarfettikleri çabayı da gördüm. Tahire Komutan o gece, yaşadığı pek çok olayı hem anlattı, hem ağladı.

            Bir tanesi beni öyle çok etkilediki o gece uyuyamadım. Aynen aktarıyorum;

            Tahire Komutan « Köyüne yapılan saldırıdan yaralı olarak kurtulan bir Türk Kandaşımın anlattıklarını duyunca kulaklarıma inanamadım.» diye anlatmaya başladı.

            Ermeni çetecilerinden olan, adını çok duyduğumuz ama kendisini tanımadığımız bir vahşi cellat adamlarıyla Türk köyünü basmış. Hamile bir kadının karnını kocasının gözleri önünde yarmış, kadının içinden aldığı bebeği kasatura ile parçalamış. Karnı yarılan kadının feryatlarını kocası görüyor ama eli kolu bağlı olduğu için hiç bir şey yapamıyormuş. Yaralı olan genç adam saklandığı yerden olayı görüyor ve duyuyor ama bu vahşeti sadece izleyebiliyormuş. Ne acı Yarabbim!

Daha sonra Ermeni celladı « şimdi ne yapacağım biliyormusun?» der.

Elleri bağlı karısına, bebeğine yardım edememekten çıldırmış gibi bağıran  ve ağlayan Türk yiğidine,

            « Senin kafanı kesip karının karnına yerleştireceğim ve dikeceğim.» Bu soysuz Ermeni celladı söylediğini yapıyor. Daha Yaradan’ına kavuşmamış, inleyen, can çekişen bu masum Türk anasını bir çukura atıp, üzerini bir kaç kürek toprakla örtüyorlar.

            Yaralı olan Azerbaycan' lı genç Türk şahit olduğu bu olayı anlatırken gözyaşlarını tutamıyor ve sürekli titriyormuş.

            Tahire Komutan yaralı gence;

« Bana iki konuda yardım edeceksin. Birincisi  bu olayın olduğu yeri bana göstereceksin, İkincisi  o celladı bulmama yardım edeceksin.» der.

Yanındaki adamlarıyla yaralı gencin gösterdiği olay yerine gelirler. Üzerine serpilen topraktan yeni kapatıldığı belli olan çukuru açarlar. İki ceset çıkar. Biri başı olmayan erkek cesedi, diğeri ise karnındaki yarık genişçe dikilmiş kadın cesedi ve küçük, küçük et parçaları. Anasının karnında Allah'tan gelecek doğ emrini bekleyen bebenin vücudunun parçaları.

            Tahire Komutan gözyaşları içinde kadının karnında dikilen yerlerdeki ipleri kesiyor ve kadının karnından yaralı gencin anlattığı gibi kocasının kesilmiş başı çıkıyor.

            « Kendimi kaybetmişim. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Masumları mezarlarına yerleştirdikten sonra celladı aramaya başladık ve bulduk. Yaptıklarının cezasını çekti. » dedi.

            2000 yılına girerken yaşanan bu acılar malesef gerçek. Bu acıları yaşayan ve gören o güzel insanın, O Kadın Komutanın ağzından dinledim. « Tarih tekerrürden ibarettir.» Bu söz ne kadar da doğru. Ayni vahşeti İzmir ve Aydın illerini 1919 yılında işgal eden Yunanlılar da yapmış. Bu vahşete dur diyen İmamköylü Çete Ayşe, Çiftlikli Kübra ve daha nice Kadın Komutanlar tarihimizin altın sayfasında yerlerini almışlardır.

            Ve sen Tahire Komutanım,Türk tarihinin altın sayfalarında yerini alacaksın. Bu gün Ermenilerin işgali altında bulunan Karabağ, İran'ın işgalinde olan güney Azerbaycan toprakları, bir gün gelecek bütün, büyük ve Türk Azerbaycan toprakları olacaktır. Allah insanları yaratırken geleceklerini de yaratırmış. Ama ben, biz insanların geleceğini yaratan Allahımızın Milletlerin geleceğini de yarattığına inanıyorum.

            Orta Asya’dan doğan büyük ırmağın yatağı öylesine büyük, akan suyu öylesine görkemli ki asla durdurulamaz ve durdurulamayacaktır.

            Büyük Milletimizin dünya var oldukça, dünya tarihindeki yerini koruyacağına inancım tamdır. 

            Tahire Komutanım senin şahsında Azerbaycan'da Ermenilere karşı direnen ve savaşan Komutan ve Azerbaycanlı Mehmetçiklere şükranlarımı sunuyor, Şehitlerimizin önlerinde saygıyla eğiliyorum.

            Allaha Emanet Olun.

              Halil KANARGI

Bu yazı toplam 680 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim