• Aydın20 °C

Alper DERELİOĞLU / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Alper DERELİOĞLU / Köşe Yazarı

ÇİNELİ, TAPU MAĞDURU

23 Şubat 2012 Perşembe 02:17

*** ÇİNELİ, TAPU MAĞDURU ***

 
Değerli okurlarım.
 
Herkese merhaba.
 
Öncelikle uzunca bir süredir köşemi boş bıraktığım ve sizlere bu köşeden seslenemediğim için üzüntülerimi bildirmek isterim.
 
Aydınımızın incisi Çine İlçemizin bazı köylerinde bir hukuk skandalı yaşıyoruz.
 
Benim saf, iyi niyetli, toğrağını beleyen, alın teri ile hayvanını besleyen, çiftçiliğini yapan güzel köylülerimin evleri, arazileri ve daha doğrusu yaşamlarının tek kaynağı yerleri yurtları ellerinden alınıyor.
 
Bu nasıl mı yapılıyor.
 
Yaklaşık 24 yıl önce Aydın İl Özel İdaresi kanalıyla devletin resmi tapuları Karakollar ve Kahraman Köyü köylülerine dağıtılıyor.
 
1988-1991 yıllarında uygulanan 2981 Sayılı İmar Affı yasası bu köylere de uygulanarak, mera olan bu araziler köylülere satılıyor.
 
2009 yılında Hazine bu işlemin yanlışlıkla yapılmadığını söyleyerek tapu iptal davası açıyor.
 
Yargılama süreci sonunda yaklaşık 800 tapunun iptaline karar veriliyor.
 
Bu, ‘arazilerin artık mera vasfını yitirdiği, köy mücavir alanları içinde kaldığı’ şeklindeki bilirkişi raporuna rağmen tapular bir bir iptal ediliyor.
 
Şu anda fiilen mera olmayan yerler, tapuda arazinin vasfı sırf mera yazıyor diye iptal ediliyor.
 
Güzel Aydınlılar, devlet kendi verdiği tapuları bir bir geri alıyor.
 
Bunun adı da adalet oluyor.
 
Peki köylüye reva görülen bu durum konu kamu binaları olunca ne oluyor, şöyle ki; Kuyulu’da bölgesel devlet hastanesi kurulacak alan mera ve halen mera olarak kullanılıyor.
 
Yine Tıp Fakültesi, Kredi Yurtlar Kurumunun Işıklı’daki yeri de mera olmasına rağmen ‘kamu yararı’ gerekçesi ile mera vasıflarını kaldırılıyor.
 
Yani benim güzel köylümün tapu mağduriyetinde kamu yararı yok.
 
Peki devlet halkı için, halkına hizmet için yok da ne için var?
 
Konunun çözümünü hukukda aramış köylülerimiz.
 
Ancak sonuç hüsran olmuş.
 
Halen yargılaması devame den davalar var ama Yargıtay 14. Hukuk Dairesi emsal kararlar ışığında bu davaları da görecek ve karara bağlayacak.
 
Önümde bu konuyu daha iyi açıklamama yardımcı olacak bir Yargıtay İlamı var.
 
Bu karar 22/11/2011 tarihli ve 2011/12898 E. – 13182 K. Sayılı Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kararıdır.
 
Beşe karşı iki üyenin muhalefet şerhi ile alınmıştır.
 
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinde göreülen davanın Davacısı Hazine Davalısı ise İl Özel İdresi ve diğerleri şeklinde geçiyor.
 
Tahmin edeceğiniz gibi ’ve diğerleri’’ atbiriyle işaret edilen mağdur köylülerimiz.
 
Davacı Hazine, öncesi mera olan dava konusu taşınmazın 2981 Sayılı Yasanın 10/c maddesine dayanılarak Davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kladyının iptali ile mera oalrak özel siciline tescilini talep ediyor.
 
Yerel Mahkeme bu talebi olumlu buluyor ve davayı kabule ediyor.
 
14. Hukuk Dairesi Davalıların temyiz itirazlarını külliyen reddediyor.
 
Kararın vekalet ücretine ilişkin kısmını ise, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36/A maddesi ve aynı Kanunun geçici 11. maddesi gereğince kadastro işlemleri ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları atrafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama gideri hükmedilemeyeceği gerekçesi ile bu yönden Yerel Mahkeme kararını bozuyor.
 
Yani Yüksek Mahkeme tapular ın iptali yönündeki Yerel Mahkeme kararını onuyor, kararı ise sadece usulden bozuyor.
 
Böyelce de mağduriyet bu andan itiabren başlamış oluyor.
 
Çineli Köylü hemşehrilerimin önünde hukuki anlamda seçenekler var.
 
Misal, artık maunun olan arazilerinin üzerindeki yapıların maliyet bedellerinin tazmini için Hazine aleyhine dava açabilirler.
 
Ancak tazminat hukuku uygulamaları anlamında başlarını sokabilecek bir miktarda tazminat alabilmeleri Türkiye koşullarında mümkün görünmüyor.
 
Bir başka yol da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmek olabilir.
 
Ancak bu yolun denenmesi için tüm iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekmektedir.
 
Bu anlamda yargılamaını iadesi de bir kanun yoludur.
 
Bu başvuru için de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 371. maddesindeki süre ile ilgili hükme uyulmalıdır.
 
Bu kanun yolundan da sonuç alınamaması halinde A.İ.H.M.’ne başvuru yapılabilir.
 
Tespit ettiğim vakada 6100 Sayılı H.M.K.’nun 375. maddesinde yer alan yargılamanın iadesi sebebi bulunmamaktadır.
 
Kanımca bu vakada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1. no.lu Protokolünün 1. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlali söz konsudur.
 
Mahkemeye başvurma süresi mağdur köylülere Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren altı aydır.
 
Ancak Mahkemede yargılamaların sonuçlandırılması uzun zaman alabilmektedir.
 
Bazen beş bazen on ylları bulan yargılama süreleri ile karşı karşıya kalınabilmektedir.
 
Mahkemece olumlu bir karar verilmesi halinde kesinleşmiş A.İ.H.M. kararı da yargılamanın iadesi sebebi de gösterilerek ilgili mağduriyet giderilebilecektir.
 
İşin hukuki boyutu bu olmakla birlikte Çine Köylüleri güzel bir oluşuma imza attı.
 
Bir platform kurdular.
 
Çine Köylüleri Tapu Mağdurlar Platformu, başta arkadaşım ve meslektaşım Av. Hicran DANIŞMAN, Çine Doğa Sevenler Derneği Başkanı İbrahim Bey önderliğinde diğer başkan yardımcısı ve üyeler, EMEP’li partililer, Çine Eğitim Sen Şubesinin özverlili çalışamları ve planmalarıyla oluşturuldu.
 
Güzel etkinlikler düzenlediler, düzenliyorlar ve düzenleyecekler.
 
Ama önemli olan şu ki Çineli Köylüğler örgütlenmenin, çok sesliliğin, tepki vermenin, birlik olmanın farkına vardılar.
 
İşte bu nokta çok önemli.
 
Köylerde gençlik ve kadın komiteleri kuruldu.
 
Yürüyüşler düzenlendi.
 
Basına açık olarak Çine Belediyesi Düğün Salonunda 23 Ocak Cuamrtesi günü bir toplantı tertip edildi.
 
Burada sorun masaya yatırıldı.
 
Kamuoyu ile paylaşıldı.
 
Beni bu vakada en çok heyecanlandıran Köylü Kadınlarımızın pırıl pırıl gözlerinden doğan o umutlu ve kararlı mücadele isteği idi.
 
Bu toplantıya iştirak eden değerli Milletvekilim Sayın Bülent TEZCAN’a da ayrı bir parantez açmak istiyorum.
 
Aydın Milletvekilleri arasında o gün bir tek Bülent Bey aramızdaydı.
 
 Sayın Vekilim sorunu meclise taşımak konusundaki kararlı düşüncesini bizlerle paylaştı.
 
Kendisinden bir yasa değişikliği önergesi hazırlamasını ve Meclis Başkanlığına sunmasını istiyoruz.
 
Bu konuda her türlü katkıyı vermeye de hazırız.
 
Değerli Aydınlılar, sorunu sizi sıkmadan analiz etmeye çalıştım.
 
Aslında sorunun çözümü çok basit.
 
2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10. maddesine fıkra eklenerek; ‘’imar mevzuatı gereği mera niteliğini kaybetmiş ve özel kişilerin zilliyetliğindeki arazi ve konutlar için ilgilisine tapu tahsisi belgesi ve tapuları verilir.’’ hükmü eklenebilir.
 
Ya da bu mağduriyet ile ilgili iki-üç maddeden oluşan bir özel yasa çıkarılıp torba yasa içine eklenebilir.
 
Bu konuyu T.B.B.M. Genel Kurulu’na taşımak için ise demin üzerinde durudğum Platformun enerjisini gün be gün arttırarak çalışma yapması gerekmektedir.
 
Aydın Yerel Basını ve Ulusal Basınımızın da bu konuda duyarlı olmasını bekliyorum.
 
Köşey yazımın sonuna gelmişken hukuk fakültesinde okurken dilime pelesenk olmuş bir özdeyiş aklıma geldi.
 
HAKKI OLANA HAKKINI VERMEK ADALET, HAKKI OLANDAN HAKKINI ESİRGEMEK ADALETSİZLİKTİR.
 
Çineli Tapu Mağdurları köylülerimizin bu haklı davalarında onlara en azından manen destek vermemiz toplumsal bir zorunluluk değil midir?
 
Devletin de vatandaşına bir özür borcu yok mudur?
 
Tüm Aydın’ı bu konuda duyarlı olamuya çağırıyorum.
 
İyi günler ve iyi şanslar.
 
www.aydinozel.com Köşe Yazarı Avukat Alper DERELİOĞLU
Bu yazı toplam 1145 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim