• Aydın30 °C

Alper DERELİOĞLU / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Alper DERELİOĞLU / Köşe Yazarı

FELAKETLER ÜLKESİ

25 Ekim 2011 Salı 02:08

Değerli Aydın Özel okurları. Hepinize merhaba.

 
Gündem o kadar yoğun ve değişken ki hangi birine değineceğim bilemiyorum. Sanırım şu an en çok yorulanlar gazetelerin ve televizyonların haber müdürleridir.
 
Önce geçen hafta ortasında 30 şehidimize ağladık. Haftanın son günü ise acı haber bu kez Van’dan geldi. Aslında hepimiz için bir yaşam tarzı olması gereken deprem Van Şehir Merkezi ve Erciş’i vurdu. Yine yüzlerce ev tost makinasından çıkmış gibi yerle bir oldu. Toplarca beton yığınlarının altında yitip giden hayatlar, ocaklar söndü. Yıllarca sürecek bir travmanın başlangıcı oldu çoğu vatandaşımız için. Tüm bu yaşanılanların tek bir açıklaması var, daha 12 yıl önce gerçekleşen ve 30.000’e yakın vatandaşımızı ebedi sonsuzluğa uğurladığımız 17 Ağustos depreminden ders çıkartamadığımız. Hep aynı acıları yaşamaktan bıkmadık. Yapıların denetimlerini bir türlü doğru dürüst yapamadık. Yine oy avcılığına düştük. Altı beşik gibi oynayan araziyi imara açtık, yandaşa verdik. Yandaş malzemeden çaldı ve zengin oldu. Benim hafıza kaybına uğrayan vatandaşım da evleri aldı. Bir anlamda kendi tabutunu hazırlattı. Genişliği 130 m2, tabandan tavana yüksekliği 2,5 metre. Birde altında beş daire daha var. Göklerdesin. Arza uzak, arşa yakınsın. Aşağıda olanın canı çıksın.
 
Bundan iyisi can sağlığı. 17 Ağustos depremi ile özdeşleşen bir zat-ı muhterem vardı. Soy ismi hala daha kulaklarımda. Öyle binalar yapmış ki, adeta deniz kumundan kaleler inşa etmiş. Midye dolmalık kabukları post-modern bir mimari anlayışı ile bütünleştirmiş. Sanat anlayışını konuşturmuş. Ama ne hikmetse bu sanat eserlerinin depreme dayanıklılığını hesap etmemiş ya da işine gelmemiş. Sonrasını biliyorsunuz. İnşa ettiği ve GÖÇERTTİĞİ tüm yapılar dünyanın en büyük deprem abideleri olarak hala daha hafızalarımızda. Bu zat-ı muhterem muhteşem hukuk sitemimizin verdiği 18 yıl 9 ay hapis cezasını geçtiğimiz ağustos ayında çekerek tamamladı ve tahliye oldu. Olan ölümünden sorumlu olduğu 195 cana oldu. Tek bir kişinin öldürülmesinde bile zanlılar müebbet ile cezalandırılırken bu zat 18 yıl 9 ay ile adeta yırttı ve Ceza İnfaz Kanunu’na göre içeride yatması gereken sürenin 2/3’sini doldurdu ve tahliye edildi. İçinden şöyle geçirdiğinize eminim; ‘’KEŞKE BAKLAVA ÇALSAYDI.’’ Resmi rakamlara göre yaklaşık 18 bin kişinin öldüğü 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremleri sonrasında yapım hatalarından çöken binaların müteahhitleri ve teknik sorumlularına 2 bin 100 dava açıldı. Bu davalardan 1800'ü, Rahşan Affı olarak bilinen Cezaların Ertelenmesi ve Şartla Salıverme Yasası ile cezasız sonuçlandı. Geriye kalan 300 davanın 110'un bir çoğunda ise sanıklara verilen cezalar ertelendi. Bunun dışında kalanlar davalar ise 16 Şubat 2007 tarihinde 7.5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğu için düştü. Daha çok KONAR-GÖÇER’ler olacaktır bu memlekette. Neyse geçelim. Bir Japonya olamasak da toplumsal bilinç düzeyimiz anlamında bir Şili kadar da olamadık. Şili 2010 yılının Şubat ayının son haftası gerçekleşen depremin şiddeti tam 8.8 idi. Ve bu depremde sadece 500 kişi hayatını kaybetti. Aynı yıl Haiti’deki depremde can kaybı 220.000’e yakındı. Haiti’deki depremin şiddeti Richter ölçeğine göre sadece 7.0 olarak ölçüldü. Şili son 20 yılda deprem ülkesi olmanın bilincine vardı. Kentsel habitata olağanüstü önem verildi. Gerek yapıların kontrolleri gerekse deprem ile ilgili eğitim-öğretim müfredatı geliştirdi. Her Şilili çocuk alfabenin a be ce si kadar deprem ile ilgili bilgi sahibi oldu. 20 yıla yakın bir süre sonra tarihte ölçülebilen en şiddetli depremlerden birinde çok az hasar ve can kaybı yaşandı. İşte gerçek bir başarı hikayesini Şili yazdı. Şimdi soruyorum, daha düne kadar Pinochet diktatöryası ile yönetilen Şili bizden daha ileri demokrasi sayılır mı? Geliri kıyı bölgelerinde sadece balıkçılık olan, ağır sanayinin daha yeni yeni hamlelerini yaptığı bu 16 Milyon nüfuslu küçük Güney Amerika Ülkesi başarıyor da biz niye başaramıyoruz? Çünkü zihinlerde hep köşe dönmek var, kolay yoldan para kazanmak var, cukkayı doldurmak var. Geriye güzel Halkıma kaderine razı olup dua etmek kalıyor. Komplo teorisyenleri şimdiden sanal alemde yeni zihni sinir projelerini sergilemeye başladılar. Onlara göre bu depremi H.A.A.R.P. adı verilen bir teknoloji yarattı. Evet böyle bir teknoloji var. Türkçe açılımı ‘’ Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı.’’ Bir diğer adı da ‘’Kıyamet Silahı.’’ Bu teorisyenlere göre gökyüzüne sinyallenen elektro manyetik dalgalar beraberinde meteorolojik bazı değişimleri ve tektonik dalgalanmaları beraberinde getiriyor. Bir iddiaya göre Van Depremini yaratan H.A.A.R.P. teknolojisi. Proje, Merkezi Alaska’da olan bir üstten yönetiliyor. Ben de bu aklı evvellere soruyorum; acınası hale gelen o çürük evleri de H.A.A.R.P.’a destek evren ülkeler mi inşa etti? Böyle bir teknoloji uzun yıllardır Yer Kürede tartışılıyor tartışılmasına ama henüz elimizde suçlunun bu proje olduğuna dair saf ve inandırıcı bir delil yok. Bütün bu dedikoduları bir yana bırakıp şu güzel slogana odaklansak aslında bir çok zorluğu da geride bırakacağız; ‘’DEPREM ÖLDÜRMEZ, BİNA ÖLDÜRÜR.’’ Ne zaman adam oluruz? Bir ev satın alırken banyoda jakuzinin, mutfakta ankastrenin, yatak odasında gömme yüklüğün, duvarların saten boya, camların çift cam, yerlerin laminant parke, balkonun geniş olup olmadığından ziyade evin depreme uygunluk belgesinin, depreme dayanıklılık raporunun, projesine göre uygun sayıda kolon ve kirişinin bulunup bulunmadığını sorduğumuzda, geçici koltuk sevdası adına çürük zemine çürük yapılar için imar izni vermediğimiz zaman ADAM OLURUZ.
 
Sevgili okurlarım. Sizden tek bir ricam olacak. Ülkemizin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi hepimizin toprakları. Başta Aydın Belediyesi’nin olmak üzere Kızılay ve diğer sivil toplum örgütlerinin İlimizde başlatmış olduğu depremzedelere yardım kampanyasına destek vermenizi istiyorum. Bağışlayacağınız eski bir hırka bile deprem bölgesinde dondurucu Van soğuğunda öylesine önemli ki belki de bir Vanlı çocuğun soğuktan titremesini önleyeceksiniz. Lütfen duyarlı olalım.
 
 Van Depreminde ölen vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
 
www.aydinozel.com Alper Derelioğlu Köşe Yazarı
Bu yazı toplam 963 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim