• Aydın18 °C

Hakan DEMİR / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hakan DEMİR / Köşe Yazarı

İÇİMİZDEKİ BİZ

16 Ağustos 2010 Pazartesi 16:33

Pazara gittiğimizde bazen manava deriz ki “Bana bir kilo elma verir misiniz?”.Sonra evimize geldiğimizde poşeti açarız ve gördüğümüz manzara bizi sinirlendirir.Sebebi tabiki gayet basittir.Çürük elmalar…..Hemen sağlamlarını, manava içimizden kızarak ayıklamaya başlarız.Aslında insan ve dolayısıyla toplum da böyle karışık bir yapıya sahiptir.Çoğumuz hayatta hata yapmamak için kendimizce insanları yukarıdaki örnekte olduğu gibi ayıklamaya çalışırız.Bundan gayet normal ve doğal bir şey olamaz da zaten.

Bu gayet normaldir çünkü insanların hem iyi  hem de kötü yönleri vardır.Bunların da maddi ve manevi olarak ayırabileceğmiz kısımları vardır.Yazımızın konusu elbette maddi olan değil  manevi olan tarafıdır.Yani manevi manada olan kötü özellikleri ve bu özelliklerin davranışa dönüşmesi konumuz.Öncelikle şu kötü özelliklerin bazılarını sayacak olursak, bunlardan birkaçı öfkelenmek,hırs,kıskançlık,açgözlülük vb diyebiliriz.İyi özelliklerin bazıları da merhamet,şefkat,hoşgörü,tevazu diyebiliriz.İnsanların bazıları saymış olduğumuz kötü özelliklerini ,bazıları da iyi özelliklerini kullanırlar.Veya bu özelliklerin bazılarını az bazılarını  da çok kullanırlar diyelim.Peki neden böyle olur?Herkes iyi özelliklerini kullansa deriz bazen.Aslında bunu demeye çok da hakkımız yoktur.Sebebini ise küçük bir örnekle açıklamış olayım.Bir serçe yumurtadan çıkar çıkmaz uçmaya başlamaz mı?Veya hemen olmasa da çok az bir zaman sonra uçmaya başlar.Hatta kendi avını kendi yakalamaya başlar.Peki insan öyle midir?Yürümesi bile çoğunlukla en az bir seneyi alır.Konuşması yaklaşık iki seneyi alır.Hele hele kendi yiyeceğini kendi temin etmesi yıllar alır.Yani doğrudan veya dolaylı yoldan bir eğitimden geçer. Zamanla olur bir çok şeyi öğrenmesi.Tüm bu zaman zarfında sadece maddi olan özellikler değil manevi olan özellikler gelişir ve değişir.İşte bu manevi özellikler iyi bir terbiyeden ve eğitimden geçirilirse o zaman  ancak daha çok iyi özelliklerini kullanmaya başlar insan.Peki bu eğitim ve terbiye nereye kadar tutabilir insanı diyebilirsiniz.Bugün toplumda kötü olan kişiler hiç mi terbiye almamış da diyebilirsiniz.İşte  asıl anlatma istediğim mesele burası.Verilecek olan bu terbiyenin temel noktası yapacağı kötülüklerin bir cezasını bulacağı olmalı.Peki kim verecek bu cezayı ?Ve neye göre,nasıl verecek de diyebilirsiniz.Bu sorunun cevabı şöyle çevremize baktığımızda aslında çok basit.Acaba  yaşadığınız mahallede her hafta kaç tane cenaze kalkıyor hiç saydınız mı?Veya her baharda trilyonlarca yiyeceği gözümüzün önüne seren güç, bir gün bizden hiç hesap sormayacak mı?

Öyle bir güçten bahsediyorum ki yediğimiz besinlere, organlarımızda gerekli işlemleri yaptırarak bizi kuvvetlendiriyor. Bahsettiğim güç içimizdeki organların çalışma prensiplerini de birbirine hiç karıştırmıyor olmalı.Çünkü yediği besine midesinde hiç müdahale eden oldu mu?Veya mideden kalın bağırsaklara gitmesi için onlara yol gösteren oldu mu?Acaba kaçımız böbreklerin çalışma sistemini biliyoruz?Peki içimizdeki bir dünya organ acaba nasıl ve kim tarafından yönetilip yönlendiriliyor?Biz yemeği yedik diyoruz.Ağzına  almaktan başka bir müdahalesi olan varsa bana mail atmasını rica edeceğim.

Veya şu olaydan örnek verelim.Sizce lambanın düğmesine basmamız ile lambanın yanması arasında nasıl bir alaka kurulabilir?Biz sadece dokunuyoruz ve kilometrelerce uzaktan bir enerji geliyor ve küçücük bir aleti ışıklandırıyor.”Hiç santrale gidip elektriği alıp lambaya koyan ve yanmasını sağlayan oldu mu?” şeklinde bir soru sorsam saçmalamış olurum herhalde.Peki o enerji o lambaya kendiliğinden de gelmiyor herhalde.

İşte insanoğlu böyle bir gücün varlığını düşünür  ve bu gücün aslında herşeyi yapan ve yapmaya da muktedir olduğuna inanırsa kötülük yapmayı düşünebilir mi?İçindeki kötü duyguları kullanmayı elbette düşünmez.Ve önce insan sonra toplum müthiş güzellikler içinde yaşamaya başlar dünyada.”Ben dünyada hiç polis ve asker olmadan yaşayabilir miyiz?” diye düşünmedim.Ama insanlara Allah inancını gerektiği kadar ve gerektiği şekilde verebilirsek herhalde böyle düşünmeye başlayabiliriz.Kulağa çok hoş geliyor.

Eğitim sistemimizi baştan aşağı değiştirip bu düşünce ile temellendirirsek toplum olarak  da çok temiz sabıkalara sahip olacağız kanımca.Herşeyi Allah’ın yarattığına inanırsak ve birgün hesap vereceğimizi düşünürsek sanıyorum bir çok problemi çözmüş olacağız.Barış ve mutluluk dolu bir dünyada yaşamak ümidiyle hepinize hoşçakalın diyorum.

B HAKAN DEMİR

Bu yazı toplam 873 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim