• Aydın19 °C

Adnan AYTAŞKIN / Genel Yayın Yönetmeni

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan AYTAŞKIN / Genel Yayın Yönetmeni

Kendine Bağlama Sanatı

10 Ağustos 2008 Pazar 22:48

Sindirmek bir şeyi içe atmak diye açıklayabiliriz, en basitinden yemeği içe atarız ağzımızdan sindirim sistemimizin yardımıyla gerekli yere gider o besinler, ancak sindirilmek dediğimizde olay değişir sindirme işlemi başkası tarafından icra edilmiş olur…

         Ülkemizin değerli aydınlarından Türkiye’mizin daha ileriye gitmesi gerektiğini anlatan cümleleri sürekli duyuyoruz… Demokrasi, Özgürlük, çağdaş muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak… Kesinlikle bu söylenilen hedeflerde yürümek zorundayız, ben bugün eğer bu yolda  yürümezsek neye maruz kalacağımız üzerine düşüneceğim..

        Bağımlılık, hep günümüzde alkol, sigara aklımıza gelir ilk etapta daha ileriye gidersek uyuşturucu ama biraz daha farklı açıdan bakmak istiyorum olaya… Ruhun bağlanması… Ama gönülden masumca bir bağlılık değil, zorlamayla, baskıyla bir bağlılık…

        İnsanoğlu neden zor kullanılarak baskı sonucu bağlanır? Kendisini güvende hissetmemektedir. Birilerine tabi olursa bu hislerini satmış olur… Özgür değildir…

       Gelelim demokrasiye; bireylerin kendilerini ifade etme haklarına verilen güvence olarak algılayabiliriz… Ancak bağımlı, başkalarına tabi yaşam stiline ayak uyduran; diğer bir yandan sindirilmiş bir birey kendini ifade edebilir mi ki…

        Öyle bir devirde yaşıyoruz ki haklı olan değil, sesi yüksek çıkanın bayrağı esiyor. Aslına bakarsak Ülke’mizde zorbacı kesimin; diğerlerini, “kendine bağlama sanatı” da uygulanmaktadır… Bu sadece büyük kitlelerin sorunu değildir, en ufak bir aile’den başlar, devletimizin en yüksek kademelerine kadar görebileceğimiz bir uygulama…

         Karşıt reaksiyon korkusu, Aile içindeki birey bir cümleyi ne kadar özgürce tartmadan kurabiliyor, acaba annem ne der babam ne tepki gösterir gibi içimizde yaşadığımız ruhsal durumu dışarıya yansıtamamanın acını çekiyoruz millet olarak…

         Sonuç olarak bireyler kendilerini güvende hissedecekler, önce iş yani ekonomik özgürlük gelecek, sonra da diğerleri sırasıyla kademeli olarak gelmek durumunda kalacaktır… Bu aşamada küreselleşen dünya ekseninde; ekonomik gelişimi tamamen ulusal konjonktüre endekslemiş, cesaretini ayakta alkışlamamız gereken Siyasi İktidar’a sahibiz… Ama her geçiş noktasının bir acısı, ızdırabı ve çilesi olduğu gibi bu durumdan da negatif etkilenenler olacaktır ancak Ülkemizin menfaatleri doğrultusunda, çocuklarımızın geleceği düşünüldüğünde nasıl Kahraman Askerimizi gözümüz kırpmadan şehit veriyorsak bu aşamada da sabırlı olacağız… Şanlı tarihimizde birçok örnekleri olduğu gibi dünya arenasında Türk bayrağının tekrar boy göstermesi zevkini tatmak ümidiyle…
Bu yazı toplam 426 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim