• Aydın7 °C

Bekir AYGÜL / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir AYGÜL / Köşe Yazarı

KÜRT AÇILIMI

16 Kasım 2009 Pazartesi 02:40

“KÜRT AÇILIMI”

Açılım süreci başladı. Şimdi herkes bu süreçte hükümetin kendine çizdiği kısa,orta ve uzun vadeli adımları atmasını bekliyor.

Demokratik açılım ve kürt sorununun Mecliste konuşulup tartışılması çok önemli bir gelişmedir. Türkiye tarihinde ilk kez bu sorun bütün yönleriyle konuşulmaya başlanmış oldu. Çözüm yerinin millet iradesinin tecelligahı olan Büyük Millet Meclisi olduğu mesajı vermesi bakımından önemsenmesi gereken bir adımdır.

Hükümetin demokratik açılım sürecini başlattığı günden bugüne sürekli olarak  negatif bir siyaset izleyen CHP ve MHP, Meclis'te de aynı tutumlarını sürdürdüler. Sorunun çözümü konusunda alternatif politikalardan ya da önerilerden söz etmediler. Yaptıkları tek şey, çözüm projesini hayali korkular üzerinden eleştirmek oldu. Bugüne kadar sorunun çözümünde egemen olan güvenlikçi perspektifin dışında bir yaklaşım tarzını sergilemediler.

DTP'nin süreci provoke edici bir usluptan uzak durmuş olması sevindiricidir. Bu anlamda DTP'nin tavrı olumludur. AK Parti ise, sürecin baş aktörü olmanın, hükümet etmenin ve Meclis'te çoğunluğa sahip olmanın olgunluğu ve sorumluluğuyla hareket etti. Türkiye'nin bütünlüğünü koruyan ve kollayan bir anlayışa sahip olduğunu, demokratik açılımın yalnızca Kürt sorununun çözümüyle sınırlı olmadığını, Alevi sorunu ve gayrimüslim azınlıkların sorunlarının da açılım kapsamında olduğuna vurgu yaptı. Kullandığı dil, kapsayıcı, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir dildi.

CHP den Onur Öymen'in yapmış olduğu konuşma kelimenin tam anlamıyla bir talihsizliktir ve iki açıdan problemlidir. Birincisi, bölgede uzun yıllardan beridir yaşanan çatışmayı, tıpkı Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gibi bir savaş olarak algılamasıdır. Bu algı, kendi vatandaşını düşman gibi gören bir zihniyeti temsil ediyor. Bu zihniyet, hukukun dışına çıkmış olan vatandaşlarla hukuk dışı yöntemlerle savaşılması gerektiğini ima eden insanlık dışı bir zihniyettir.

 İkincisi ise, Dersim katliamını olumlu görmesi, orada yaşanan hukukla ve insanlıkla bağdaşmayan muameleleri benimsediğini ima etmesidir. Katliamın gerçekleştirildiği dönemin devlet adamlarınca, hatta üst düzey askerlerince de eleştirilen uygulamaların bugün için de geçerli kılınabileceğini düşünmek hazindir.

Bu demokratik açılımın 2011 de yapılacak olan Genel Seçimlere yansıması nasıl olur, hangi partiye yarar diye soranlara cevaben:

Şu anda bazı araştırmalar AK Parti'nin Batı'da oylarının düştüğünü gösteriyor olsada bir Beldemizde geçen pazar günü yapılan Belediye Başkanlığı seçimini Ak partinin kazanması ve ileride yaşanacak olumlu gelişmelerle birlikte bu sürecin yapılacak genel seçimlerde Ak Partiyi tekrar iktidara getireceği kesin gibidir.

Muhalefetin tüm endişelerinin altında yatan demokratik açılım sürecinin AK Parti'ye yarayacağını düşünmeleridir.Çünkü sonuçta yaşanan olumlu süreç bir çatışmasızlık ve silahsızlanma doğuracaktır. Bu, askerlerin ölmemesi, şehit cenazesi karşılamamak demektir.

 Çatışmasızlık, kaçınılmaz olarak doğusuyla batısıyla tüm Türkiye’yi de etkileyecektir. Çünkü çocuklarını askere gönderen aileler için umut doğacaktır. Onlar hiç değilse çocuklarının başına askerde bir şey gelmeyeceğini bilecektir. Daha rahat ve korkusuz uyuyacaklardır. Bu sadece şu anda çocukları askerde olanları değil, çocuklarını askere gönderecekler için de bir ferahlama ve umut olacaktır. Bu tüm aileler için umut olacaktır.

Bu yazı toplam 562 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim