• Aydın13 °C

Hakan IŞIKÇI / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hakan IŞIKÇI / Köşe Yazarı

Mübarek kurban bayramı....

15 Kasım 2010 Pazartesi 16:46

Bu hafta kutlayacağımız, Mübarek kurban bayramı nedeniyle  bu yazımızı bayramlar üzerine yazmak istedim.

                     Bayramlar için yazılar yazmak,  her bayramda aynı duygu ve düşüncelerin ifadeleri gibi olmaması için, değişik farklı konular bulmak, cümleler kurup yazmak bayağı zor oluyor. Bayramlarda yaşadığımız,gözlemleyip söylediğimiz başlıca sözler  ise, “ah eski bayramlar” oluyor. Çocukluğumuzdaki bayramların ne kadar heyecanlı, anlamına uygun yaşadığımızı, şimdi daha iyi anlıyorum. Bunda bayramları yeni nesillerin ne kadar farklı algıladığı, bizler tarafından öneminin anlatılış, yaşatılış şekli çok önemli tabi ki. Belki bizlerde zamana ayak uydurup, eski Bayram coşkularını, önemini, anlamını yeterince bu günlere taşıyamadık. Yoksa o bayramlar mı eskide kaldı, bizler mi eskidik bizde mi eksiklikler var. Hali vakti yerinde olan herkes kurban kesmek için yarış ederdi. koyunlar birkaç gün önceden alınır,boyanır,süslenirdi.En önemlisi de ailelerinden uzakta olanlar bayramları tatil olanağı olarak görmez,büyüklerine kavuşma onları ziyaret etme,gönüllerini alma bayramı tam anlamıyla yaşama gayreti içindeydiler. Yeni elbiseler,ayakkabılar  alınır,bırakın çocukları yetişkinler bile apayrı bir heyecan içinde olurlardı.Bayram ailelerden uzak eğlenceli bir tatil zamanı olarak değil büyüklerin yanında olup,onların gönüllerini alma ziyaret etme zamanları olarak düşünülürdü,yapılırdı.

                    Bayram akşamları uyku tutmazdı yatamazdık. Sabah bayram namazı kılınır, kurbanlıkların etrafında toplanır, kesimini bekler, kurban duasının tekbirine eşlik ederek, etin ateşte pişmesini beklerdik.

Şimdi yavaş yavaş, bu dini vecibeden de uzaklaşmaktayız.Yeni bir ev aldım,araba aldım,ayrıca kredi borcum çok ben bu senede kurban kesemicem! Evet aslında ev,araba alıncaya kadar yaşadığı zorluk ve sıkıntı kadar zor değil kurban kesmek.Ama her nedense dini görevlerimiz daha fazla ikinci plana bırakılır duruma geldik. Bu sadece yetişkinler için değil,çocuklarımız için onlara bırakacağımız yarınlar için görüp yaşamadıkları bir dini görevi nasıl kabullenip devam ettirsinler.

Birde bayramlarda  dört gözle beklediğimiz çocuklar kapımızın zilini çalmıyorlar. Halbuki Bayramlar çocuklarla daha güzel,mutlu anlamlı ve neşeli oluyor. Onlar olmadan bayramımızın tadının olmadığı bir gerçek. Onun için kapımıza gelen çocuklarımıza elimizden geldiğince en güzel hediyeleri vererek, harçlıklarla sevindirelim ki, bir daha ki bayrama daha şevkle,hevesle kutlama isteği doğsun içlerinde. Çocuklarımız bayramlarımızın neşe kaynağı olmaya devam etsinler.

Bizlere gelince, sanırım bayramı en kötü yaşayan bizleriz, Yıllardır rutin şekilde yaşamaya çalıştığımız Bayramlarımız artık ellerimizden kayıp gidiyor. Bayram heyecanlarımız kalmamış. Her bayramda evde yatmayı,tatile çıkmayı  tercih etmeye başladık. En yakınımızda ki bir komşunun, dostun kapısını bile çalmaktan aciz hale geldik. Bayram eş, dost ziyareti demekti bir zamanlar. Büyüklerin gönlünü almak, küçükleri sevindirmek demekti. Şimdi ise her şey farklılaştı, Gerçekte eski Bayramları ararken, kendimizi arasak çok daha iyi olacak sanırım.

Bayramları Bayram gibi yaşayamadıktan sonra güzel sözcüklerle anlatmanın da anlamı kalmıyor. inşallah dini, örf ve adetlerimizden kopmadan  Bayramımızı elimizden geldiği kadar bayram gibi yaşamaya özen gösterelim. Bu vesileyle Bayramınız Kutlu,yaşamınız sağlıklı,mutlu ve başarılı  geçsin...

Bu yazı toplam 1125 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim