• Aydın22 °C

Şuayip YEĞEN / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şuayip YEĞEN / Köşe Yazarı

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER DEMOKRATİKLEŞME TAMAMLANMADAN, ANAYASA YAPILMADA

09 Haziran 2012 Cumartesi 01:26

Son günlerde karanlık işleri, devlet - millet zararlılarını hallaç pamuğu gibi atan özel yetkili ahkemeler çalışmalarını devam etmeli. açlık- tokluk önemli. Ancak, var olmak daha önemli.

Toplum  ne konuşuyor.!  Sivil toplum kuruluşları neler diyor.!

 

    Geçen bir hafta içinde birkaç sivil toplum kuruluşunun söyleşi ve değerlendirme toplantılarına katılmıştım. Söylenen, kullanılan ifadeler dikkatimi çekmişti. Kulağımı dört açtım. İyi dinlemeye çalıştım. Notlar da aldım..                                                                                                    

    Bu insanlar ak parti’ye oy vermişti, halâ daha desteklerinin devam ettiğine inanıyorum. Hesap, kitapla ilgili konularda tepkileri oluyordu ,  izah etmeye de çalışıyorduk ama,   bu başka .

     İlk defa AK Parti tabanında endişe gördüm. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağı yolundaki açıklamalar, "AK Parti nereye gidiyor?" sorularını artırıyor. Hele Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın; "Özel Yetkili Mahkemeler, hukuk devletinde olmaması gereken mahkemelerdir. Gereken yapılıyor, yapılacak." sözleri, dinleyenlerin  gözlerinin kocaman, kocaman açılmasına ve homurdanmalara neden oldu.!!!  İnsanlarımız  gündemi iyi takip ediyorlar.

   Ben dahi şaşırmıştım, yakınımda oturanlara ne diyeceğimi bilemedim.    Bu nasıl söz böyle?

  Zaman Gazetesi yazarlarından  Hüseyin gülerce  köşesinde var ise ,yazmışsa , oyazıyı okurum. Okumak için köşe yazısına başladığımda, burada da şaşırdım. Toplantılarda dostlarıma veremediğim dillendiremediğim hususları, sayın gülerce köşesinde gündeme taşımış. Ben de aynen katıldığım düşüncelerine, satırlarından alıntılar yaparak sizlerle de paylaşmak istiyorum. İşte  Sayın GÜLERCE’nin ifadeleri “Bu mahkemeleri, 2004'te AB üyelik yolundaki reform adımları sırasında Devlet Güvenlik Mahkemeleri'ni kaldırarak "ihtisas mahkemeleri" olarak kuran AK Parti... 2005'ten beri yürürlükteler. Yani bu mahkemeler hukuk devleti ile bağdaşmıyorsa, 7 yıldan beri bu hukuksuzluğu kim yapmış oluyor? Sayın Bozdağ, CHP'nin dediğine gelmiş mi oldu?

AK Parti'ye bir haller olduğunu söyleyenlerin eleştirilerini ciddiye almak zorundayız. Ben kanaatimi henüz netleştirmedim. Sayın Başbakan'ın da, Sayın Arınç'ın da samimiyetini sorgulamak yerine, kendimi sorgulamayı tercih ederim. Ama AK Parti'nin bir muhasebe yapması gerektiğine inanıyorum.

Neden AK Parti üç defadır ve yüzde 50 oyla iktidarda, bir hatırlayalım. 3 Kasım 2002'de AK Parti tek başına iktidara geldiğinde, toplumun arayışına ve beklentilerine tekabül etti. Şundan:

  1. Ekonomik kriz ve yolsuzluklar milletin belini büktü, mevcut partilerden halk sıdkını sıyırdı.
  2. 28 Şubat süreci demokrasiyi ve siyaset kurumunu yerlere sermişti. Demokrasinin itibara ihtiyacı vardı.
  3. Özgürlükler, fikir ve ifade hürriyeti cendereye sokulmuştu.
  4. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağı, imam hatip liselerinin orta kısımlarının kapatılması ve silahlı kuvvetlerde YAŞ kararları ile yapılan uygulamalar, mütedeyyin kitleyi derinden üzdü, rencide etti.
  5. Pervasız ve tetikçi bir medya, milletin canına tak ettirmişti... Bunların özeti şuydu: Toplum, hukukun üstünlüğüne dayanan şeffaf bir yönetim arzuluyor, özgürlüklerin genişletilmesini, devlet içindeki çetelerin temizlenmesini, cuntacıların, darbecilerin hesap vermesini istiyordu.

      AK Parti bu istekleri yerine getirme niyeti, adımları ve kararlılığı ile seçmenden destek buldu.        Bu yolda güzel işler yapıldı.    AK Parti'nin darbe teşebbüsü davalarında, çetelerle, mafyalarla mücadeledeki cesareti,  siyasi iradesi toplumun büyük çoğunluğundan takdir gördü.

     Hele 28 Nisan 2007'deki e-muhtıraya verilen cevap gönüllere su serpti. Kapatılma davasındaki mağduriyet, yürekleri burktu.

       12 Eylül 2010 referandumunda, yüzde 58 evet ile tarihi bir cevap verildi. Ardından 12 Haziran 2011 seçimlerindeki yüzde 50 oy desteği ile demokratik irade perçinlendi.

       Şimdi ne oldu da, AK Parti yöneticileri, sanki onlar gitmiş de başkaları gelmiş gibi davranıyor? Evet, ne oldu? AK Parti kendi kurduğu mahkemelere, şimdi "hukuksuz" diyor... Ne oldu, nasıl oldu, neden oldu?

10 yıldır demokratikleşme adımları atıldı ama vesayet sistemini kurumsal olarak değiştirecek değişiklikler henüz yok ortada. 12 Eylül'ün kurduğu antidemokratik yapılar yerli yerinde. Hâlâ kimilerinin layüsel olma gayretlerine, müsamaha ile bakılıyor. Darbelere gerekçe yapılan TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi bile yerli yerinde. Kimileri Balyoz davası tutuklu sanıkları muvazzaf general ve amirallerin kin, nefret, iç savaş hazırlığı, çoluk çocuğa kadar uzanacak intikam konuşmalarının bantlarından rahatsız. Ama hiç pişmanlık duymayan, cezaevinde iyice bilenen bu adamlar demokrasi için en ciddi tehdidi oluşturmuyor mu? Neye güvenerek böyle konuşuyorlar? Onlar içeride iken dışarıda yeni bir cunta mı mayalandı? Bunlardan endişelenmeyelim mi? Demokrasi yokuşundan düzlüğe henüz çıkmadık. "İktidar gevşemesin, aman bütün kazanımlar yok olmasın." diye düşünmeyelim mi? Allah korusun, "ya ters bir rüzgâr eserse" diye huzursuz olmayalım mı?

   İşin içine başka şeyleri karıştıranlara, artık hüsnüzan ile bakmakta zorlanıyorum. Ters bir rüzgâr eserse, ülke kaybedecek, millet kaybedecek... Demokrasi için tehlike devam ediyor diye siren mi çalınsın illaki? “

   Bence  Sayın Hüseyin Gülerce, Ak parti’ye oy veren toplumda konuşulan bir konuya parmak basmış, tam zamanında basmış, değerlendirmeye almış. Okuyunca tüm ifadeleri benimsedim. Gözlelerime göre, Ak parti camiası da kabullenmektedir.    

     Ne oldu?  Ne oluyor ?   neler olacak ?    sorularıyla istikrarın bozulmasına sebep olmayalım.

    İnsan Hakları, Özgürlükler, herkesin özlemle beklediği konular,açlık-tokluk önemli. Ancak, varlık daha önemli. Ben de Demokratikleşme , Hukuki bir biçimde , demokratik olarak güvence altına alınmadan, Dayatmalar bertaraf edilmeden  Özel yetkili mahkemelerin  kaldırılmasını doğru bulmuyorum. Diğer bir deyimle, erken buluyorum.

 Sayın okuyucularım. Duyarlı AYDIN HALKI ile düşüncelerimi paylaşmak istedim. Bu arada verdiği fırsat ölçüsünde sayın GÜLERCE’ nin  de kaleminden istifade ettim. Kendisine gayretleri sebebiyle teşekkür ederim. Allah Razı olsun.

       Sizlere tüm okuyucularıma Selam ve saygılarımı sunarım. 10 .06 .2012 

               Şuayip YEGEN  (Menderes Demokrasi Derneği Başkanı) AYDIN

Bu yazı toplam 625 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim