• Aydın26 °C

Adnan AYTAŞKIN / Genel Yayın Yönetmeni

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan AYTAŞKIN / Genel Yayın Yönetmeni

Polis Teşkilatından Halkı Kim Koruyacak

29 Ocak 2012 Pazar 02:16

Değerli Okuyucularımız bu yazımda Aydında meydana gelmiş bir gerçek olayı anlatacağım.

Şimdilik olayda adı geçen şahısların isimlerini girmeyeceğim.
 
Ve elimde bulunan Fotoğrafları yayınlamayacağım.

Aydın Turistik Park ta Biri Gazeteci, Biri Radyocu 2 arkadaş çaylarını içerler.

İçeriye 2 polis girer ve Radyocu ya hadi gidiyoruz kalk derler.

Radyocu : Hayırdır Memur Bey der.

Polis Memuru : Hadi kalk gidelim der ve Radyocu nun kolundan tutar.

Radyocu : Gidelim Memur Bey de Nedenini öğrenebilirmiyim der.

Polis Memuru : Şahit yazdırılmışsın, İfadeni alacağız Savcının talimatı var der.

Gazeteci : Şahit yazdırılan adamı kim böyle götürebilir, belge getirin savcıdan der.

Polis Memuru birilerini arar ve Savcı çağırıyor der.

Gazeteci : Savcı Telefonla mı çağırıyor, böyle şey olmaz der.

Polis Memuru Radyocunun kimliğini ister, tutanak tutacağız der.

Radyocu Kimliğini verir.

Polis Memuru bir tutanak doldurmaya başlar.

Gazeteci fotoğraf çekmeye başlar.

Polis Memuru 2 : Fotoğrafımızı çekiyor diye bağırır.

Polis Memuru : Sen Kimsin Devletin Memurunun Fotoğrafını çekiyorsun der.

Gazeteci : Gazeteciyim der.

Polis Memuru : Görevini yapan Devlet adamının fotoğrafını çekemessin sen hangi hakla çekiyorsun der.

Gazeteci : Görevimi yapıyorum, benim mesleğim bu der.

Polis Memuru Amirini arar ve Amirim burada Gazeteci olduğunu iddia eden birisi var fotoğraflarımızı çekiyor, napalım der.

Amir : İkisinide alın gelin der.

Polis Memuru : İkisinide götürüyoruz der

Gazeteci : Hadi gidelim der.

Turistik Park ta 100 lerce kişinin önünde gerçekleşen yaklaşık 20 dk lık tartışma sonucu polisler Radyocu ve Gazeteciyi Polis arabasına bindirir doğru Karakola götürür.

Polis Memuru : Arabada giderken arkasını döner ve siz Devletin memurunun Fotoğrafını Nasıl Çekersiniz, ben iyi niyetliydim Amirim sizi çağırıyor yandınız siz, bildiğiniz iyi bir Avukat var ise ihtiyacınız olacak, arayın der.

Radyocu ve Gazeteci Avukatlarını ve birkaç dostlarını arar.

Karakola gelinmiştir.

Karakol da Amirin gelmesi beklenmektedir.

Amir Gelir.

Bunlar mı der.

Bunlar Amirim der Polisler.

Getirin der.

Amir in peşinden gidilir.

Bir Oda ya girilir.

Bir Avukat gelir.

Tam olay konuşulacak.

Bir Avukat daha gelir.

Amir Kusura Bakmayın demeye başlar Radyocu ve Gazeteciye.

Oda ya bir polis gelir Amirim Avukatları gelmiş der.

Kapıdan Bir Avukat daha girer.

Karakol Amiri biz dostuz, biz arkadaşız çay söyler.

Derken Gazeteciyi bir Milletvekili arar.

Bunu duyan Karakol Amiri : Böyle S.t.r B.k.n bir olay için niye rahatsız ediyorsunuz, biz dostuz çay içmeye geldiniz, misafirimizsiniz der.

2. Çaylarda gelmeye devam eder.

Muhabbet koyulaşmıştır, Olay Dost Sohbetine döndürülmeye çalışılır.

Kapıdan Polisler girer..

Polis Memuru : Amirim fotoğraflarımızı çekti, ne olacak der.

Polis Memuru 2 : Silsin Amirim Silsin der..

Avukatlardan biri Gazeteciye Sil Fotoğrafları çocuklar rahat etsin der.

Gazeteci : Çektiğim hiç bir Fotoğrafı silmem der.

Polisler : Silsin Amirim derler.

Karakol Amiri : Beyefendi bizim Dostumuz Fotoğrafları kullanmayacak der.

Gazeteci : Fotoğrafları haberde kullanmayacağım, rahat olun der.

Gazeteci : Ne olacak bizim durumumuz der. Turistik Park tan bizi alıyorsunuz, özür diliyorsunuz, biz tanınmış insanlarız der.

Karakol Amiri : Şimdi hep birlikle bizim arkladaşlar sizi hangi masadan aldıysa oraya gidelim oturalım, çaylarımız içelim, soranlara durumu ben anlatayım der.

Gazeteci Çay içmemiştir.

Karakol Amiri : 2 çay alacağın var mutlaka bekliyorum der.

Değerli Okurlarımız :

Radyocu ve Gazeteci ye Karakol da bulunduğu süre içerisinde herhangi bir tutanak tutulmadı ve imzalatılmadı.

Savcı çağırıyor ifade alacağız dedikleri halde Savcı nın verdiği göreve itaat edilmedi.

Tabi gerçekten Savcı çağırdıysa.

Ertesi gün Emniyet Müdür Yardımcısı ile Turistik Parkta oturulur.

Olay anlatılır.

Emniyet Müdür Yardımcısı : Şahitlik te mecburiyet yok ki der. Şahit, tanık durumunda zorlama olmaz, isteğe bağlıdır. Sizi götürmeleri yanlış özür dileriz der.

Radyocu yu bir vatandaş şahit yazdırıyor.

Radyocu olayı bilmediği halde şahitlik için zorlanıyor ve Emniyet Müdür Yardımcısının deyimiyle Şahitlikte Mecburuyet te yok.

Ancak Aydın ın en kalabalık mekanından Turistik Park tan bir Radyocu Şahit yazdırıldığı gerekçesiyle zorla karakola götürülmeye çalışılıyor.

Evet Değerli Okurlarımız sevmediğiniz biri varsa önce şahit yazdırıyorsunuz, sonra da kalabalık bir yerde oturuken işte orada diye telefon açarsanız, o vatandaşı kanunsuz bir şekilde alıp karakola götürebilecek kapasitede Polis Memurlarımız var, getirttirecek Amirlerimiz var, hatta doğruysa Savcılarımız var hemde Cumartesi günü bile olur.

Buradan Sayın Aydın il Emniyet Müdürü Ahmet Turan TemelBeyefendiye sesleniyorum.

İşiniz gerçekten çok zor.

Aydın Halkı başı derde girince korunmak için sizi aramalı.

Ancak ya Kanunsuz iş yapan Polis Memuru ise.

Ya Polis Teşkilatından Halkı Kim Koruyacak..

www.aydinozel.com   Adnan Aytaşkın Genel Yayın Yönetmeni

Bu yazı toplam 477 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim