• Aydın22 °C

Hakan IŞIKÇI / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hakan IŞIKÇI / Köşe Yazarı

Referandum öncesi yaşanan şok

27 Kasım 2010 Cumartesi 16:47

Türkiye genelinde konut satışlarında referandum öncesi yaşanan şok düşüşün, yıl sonuna kadar devam etmekte olduğu gözlenmektedir.  Referandum öncesi  vatandaşın bekleyişe geçmesi,geçen yılın aynı dönemine göre, %30 lara varan düşüş yaşanmasına neden oldu. Yılın dördüncü çeyreğinde bu  ertelenmiş taleplerin ve yeni projelerin etkisiyle konut satışlarında bir artışın yaşanması beklenmektedir. 
Elinde para tutan bazı yatırımcıların faizlerin düşmesiyle özellikle son 3 ayda gayrimenkulü bir alternatif olarak görmeye başlaması sevindiricidir.
Genel olarak bakıldığında, ekonomide önemli miktarda toparlanma sinyalinin biz konut alışverişinden geleceğini görüyoruz. Bu yılın son çeyreğinde  önemli miktarda, büyümeye konut sektörünün  katkı yapacağını tahmin etmekteyiz.

Öncelikle Bankaların bu kadar Faiz indirimlerinin piyasalara etkileri yeterli oluyor mu? 
Faiz indirimlerinin piyasaları çok olumlu yönde etkilediğini söylemeyiz. Yaz aylarına doğru ve yazın bir hareketlilik görülse de, henüz yıl içerisine yayılan canlılık ve hareketlenme yaşanmadı. Halbuki konut fiyatlarının oldukça gerilediği, pazarlıklar sonucu gerek alım satım harçlarının satıcı tarafından karşılanması,gerekse emlakçilerin gerçek komisyon bedellerinin altında çalışması  gibi, kurumsal satıcıların ıskontolar yaptığı, faizlerin aylık %0.65-0.85 lere düştüğü cazip konut kredileri ile oluşan piyasada oldukça hareketlilik olması gerekir. Ancak beklenen  canlılığı göremiyoruz. Bu durumun piyasalarda bir analizini yapacak olursak bunları aşağıdaki tespitlerimizde sıralayabiliriz.

-Gayrimenkul alıcısı fiyatların ve faizlerin düşüşünün devam edeceğine inanıyor. Piyasalara güvenmiyor, faizler her ne kadar düşük olsa da vatandaşlar  borç riskine girmek istemiyor.
-Faiz oranları düşük olsa da  masraf, komisyon vb. ilaveler en düşük faizi bile %1’in üzerine çıkarıyor. (Hala ekspertiz ücretini 600 TL. Yazan Bankalarımız mevcut).Durum böyle olunca  uygun ve düşük faizlerden söz etmek mümkün olmuyor.
-Bankaların kredi verme kriterleri çok fazla değişkenlik göstermekle beraber, müşteriyi canından bezdirmektedir. Birçok vatandaşımız bir şekilde kredi ödemelerinde gecikme ve kara listede  sicilleri bulunduğu için bu kişiler kredi alamamaktadır.  Bankalar, geçmiş dönemlerde kredi taksitlerinizi veya kredi kartınızı geç ödediniz ise, siciliniz bozuk, kredi notunuz düşük, geç ödemeleriniz var, diyerek size kredi vermeyi  reddetmekteler.

Vatandaşlar en çok bu konudan yakınmaktadır.Hatta alacak olduğu evi mecburen bir başka tanıdığının üzerine yapanlar bile mevcut.  Ayrıca bir Banka sizin kredinizi reddettiyse, bunu diğer bankalar da sistemden görüyor. Vatandaş reddedilmiş ve sabıkalı bir tüketici haline geliyor. Bu kriterlerin yeniden belirlenerek gerekli şartları yerine getirenlere kredi verilmesi gerekir.  Yoksa Bankalar  aylık 0,5  faiz oranı bile uygulasa,istedikleri  kriterde  kredi verecek müşteri bulamayacaklar. 

Gayrimenkul piyasalarında son iki yıla oranla herhangi bir değişiklik görülmemektedir.  Fiyatlar son iki yıla oranla %20 ila %35 gerilemiş durumda. Bu kiralıklar için de aynıdır.   Eskiden ev sahibi şartlarını sıralar, kiracı seçerdi, şimdilerde kiracılar şartlarını söylüyor  evi seçiyor. Masraflı dairelere kimse girmek istemiyor. İki yıl önce kira fiyatları şimdiki fiyatlardan farklı olmayıp daha fazla olan yerlerde vardı. Gayrimenkul sektöründe asıl canlılık satışların hareketlenmesine bağlıdır. Bunu sağlayacak sistemin adı Avrupa da uygulanan  “Mortgage” sistemidir. 

Sistemin ana teması “ Kira öder gibi ev sahibi olmak” olayını gerçekleştirmek gerekir. Uzun vadeli, düşük faizli finansmanın mevcut konut stokları ve yeni yapılan projeler ile, acilen buluşturulmasıdır. Yoksa mevcut sistemde  olduğu gibi tüketici kredisinin adını mortgage yapmakla vatandaşa 12 ayda % 11’nin altına düşmeyen faizlerle piyasaların açılacağını düşünmek, adını mortgage kredisi demek adeta kandırmacadır.

Bunun yanında dosya masrafı,ekspertiz v.b. masraflar adı altında haksızca,krediye mecbur müşterinin cebinden yüklü miktarda parayı peşinen kesmek resmen haraç almaktır.

Ekonomik canlılık ve istikrarlı gelişmenin lokomotiflerinden birisi  büyük ölçüde gayrimenkul sektörüdür.

Bunun için, her kesimden temsilciler bir araya gelerek çözüm üretmeli ve yasal düzenleme ile çıkarılan kanunları kararlılıkla uygulayacak bir kamu iradesi gerekmektedir.

Herkesin gönlündeki evi kavuşması dileğiyle...

Bu yazı toplam 922 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim