• Aydın9 °C

Hakan DEMİR / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hakan DEMİR / Köşe Yazarı

SESİMİ DUYAN VAR MI?

29 Temmuz 2010 Perşembe 16:29

Çevremizde baktığımızda ne kadar çok varlık var. Çiçekler, ağaçlar, dağlar, taşlar, kuşlar,insanlar ki biz bunları görebiliyoruz.Bir de bizim araştırmalar sonucu var olduğunu bildiğimiz ama çıplak gözle göremediğimiz uzay ve uzaydaki varlıklar var.Gözle göremediğimiz bakteri,mantar,virüsler de cabası.Hayatımızın zindan olması aslında ne kadar kolay şöyle bir düşünüldüğünde.Nasıl mı?Çok kolay .Gözle göremediğimiz bu varlıkların gözle görülebildiğini düşünseniz anlarsınız.Yani boşluk yok.Çünkü her yer bu canlılarla dolu.İşin bir de tersini düşünelim.Yani gözle göremediğimiz varlıkların olmadığını düşünelim.O zaman da yaşam durur.Biliyorsunuz,doğadaki her canlı zamanı geldiğinde ölüyor.Ölülerin kalıntılarını da bu canlılar yiyor işte.Mürekkep yalamış okuyucular bilir ekosistem denilen düzeni.Oradan hatırlayalım.Bilmeyenlere de ben açıklayayım.Doğadaki canlılar birbirlerinin besini olurlar.Yani her canlı türü bir üst canlı türünün yiyeceği olur,bir alt canlı türünü de yer amiyane tabirle.Mesela bir piton yılanı bir koyunu yiyebilir.Koyun da otla beslenir.Otlar da topraktan,sudan ve havadan beslenir.Bir başka şekilde örneklendirecek olursak da,ölmüş bir köpeğin leşini yiyen mantarları söyleyebiliriz.Bu örnekleri sayısız şekilde çoğaltabiliriz ki onları yazmaya ne sayfalar yeter ne mürekkepler.Öyle ki bu muhteşem düzen binyıllardır devam ediyor.Ama bunu bilim daha birkaç yüzyıl önce keşfetti.Benim de demek istediğim mesele tam da buydu.Binyıllardır canlılar ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Af edersiniz yanlış ifade kullandım. Karşılamıyorlar. Onların ihtiyaçları karşılanıyor.Ama kim tarafından acaba?Sorunun cevabını vereyim.Bunu da örnekle açıklayayım.Bir miktar otun, bir koyunun yaşaması için gerekli olduğunu bilen bir güç tarafından.Sizce bir koyun yediği otun kendi yaşamına yeterli olacağını bilebilir mi?Dünyada düşünebilen tek varlığın insan olduğunu düşünürsek ne saçma bir soru olduğuna kanaat getiririz.Bu sorunun cevabını daha derinleştireyim.Bir miktar su,toprak,hava ve sonuç ot.Otu yiyen koyun ve koyunu yiyen yılan veya bizler….Düşünme kabiliyeti bile olmayan bir koyunun veya milyarlarca,trilyonlarca canlının besinini verip ihtiyacına cevap veren bir güçten bahsediyorum.Yazıda ki başlığın tam da yerine geldik işte.Evet,benim ve bütün varlıkların sesini duyan bir yaratan var.Yeni doğan bir bebeğin ağzına kadar sütün gitmesini sağlayan bir yaratan.Siz bunu hem güç ve kudret bakımından ele alabilirsiniz,hem de o yaratanın şefkati bakımından ele alabilirsiniz.Aynı zamanda onun görme ve işitme kabiliyetinin ne kadar sonsuz olduğunu düşünebilirsiniz.Evet,sesimizi duyan mükemmel kudret, şefkat, merhamet sahibi öyle bir yaratanımız var ki.İçine girdiğimiz streslerin ve sıkıntıların yegane sebebi onu bilmemektir inanın.Kesinlikle sesimizi duyan var.Çünkü o ,öyle bir yaratan ki etrafımızda dolaşan küçücük sineklere, damarlarımızdaki kanı besin olarak veriyor.Aynı zamanda o kan, vücudumuza yararı kalmamış zehirli bir kan.İşte size sesimizi duyan öyle bir yaratandan bahsediyorum ki her sene baharı bir toplu yaratılış gibi gözlerimizin önüne serer.Ve biz bunun hiç farkında olmayız.İşte onun kudretini kendi zayıflığımızla birleştirdiğimizde ne kadar kuvvetli olabileceğimizi düşünün.Biz isteyeceğiz o verecek.Garanti mi istiyorsunuz?Gönderdiği kitabı açmanızı ve mealini okumanızı rica edeceğim.Benim hatırladığım ayeti sizinle paylaşayım.”Duanız olmasa ne öneminiz var.”Dua denince aklımıza ne gelmeli bunu zaten açıklamama gerek yok güzel okuyucularıma.İste işte.Aklına ne geliyorsa iste.Ama gözünüzü seveyim, şunu unutmayın.Bir doktora gideriz ve doktor bize ilaç yazar.Biz, ne ilacın nasıl bir şey olduğunu biliriz ,ne de adını daha önce duymuşuzdur.Ama doktora gitmeyi ihmal etmeyiz.Bu konuda önemli olan, istediğiniz şeyin sizin için ne kadar önemli olduğudur.Mesela sınavlara giriyoruz ki memleketimizde hayatımız sınav.Sınava çalıştığımız zamanın çok az bir kısmını Allah’tan istemeye ayırsak ne güzel olur.Sınav anında karnımızın ağrımasını engelleyecek yegane güç Allah’tır.Sınava giderken arabanın tekerinin patlamasını engelleyecek yegane güç Allah’tır.Veya esnafız diyelim.Yine çalıştığımız zamanın az bir kısmını duaya ayırsak, kim bilir ne hangi müşterilerin kalbine doğarız.Veya bir kıza aşık olduk diyelim ve örnekleri çoğaltalım...Çünkü Allah bir sınır koymamış biz neden koyalım.Kesinlikle sesimizi duyan var.En küçük bakterinin sesini duyan Allah bizim sesimizi neden duymasın ki…. B HAKAN DEMİR 

Bu yazı toplam 987 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim