• Aydın22 °C

Adnan AYTAŞKIN / Genel Yayın Yönetmeni

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan AYTAŞKIN / Genel Yayın Yönetmeni

TEMSİL KAABİLİYETİ

27 Ağustos 2008 Çarşamba 22:51

İnsanlar doğanın gereği olarak kitleler halinde yaşamayı öğrenmek durumundadırlar. Kitleler halinde yaşamanın bir gereği de temsil kavramının geliştirilmesidir. Çünkü herkes kendi hakkını aramaya kalkarsa ayakların başı yönettiği bir konuma gelmiş oluruz, Onun içindir ki her grubun bir temsil kabiliyeti vardır ve temsil kabiliyetini oluşturan bir temsilciler meclisi olmak zorundadır.

       Dünya arenalarında Avustralya’da 1856 yılında o dönemin taş ve inşaat işçileri 12 saat olan çalışma saatini 8 saate düşürmek için yürüyüş yapmışlardır. Ardından 1986 da Amerika da 1 Mayıs ta işçi bırakma eylemi olarak başlayıp 1899 1 Mayısında ise Fransız işçi temsilcisinin önerisiyle Dünyada “Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Ülkemizde ise 1911 yılında tütün liman ve pamuk işçileri ilk defa 1 Mayıs günü kutlama yapmışlardır. Ancak resmi olarak 1923 yılında işçi bayramı kutlanmaya başlanmıştır.

       Bu güzel günü amacına uygun kutlayabiliyor muyuz bu tartışılır. Yazımın başında da dediğim gibi burada tartışacağımız konu temsil kabiliyeti. Maalesef bir kısım sendikalar temsil ettikleri grubun çıkarlarını düşünecekleri yere bazı kartel medyasının gazına gelerek, Devletin resmi makamlarıyla restleşerek emekçileri bu anlamlı gününde temsil edemediler.

       Bugün bir bayramdı, işçilerin bayramı, emekçilerin bayramı, çok büyük bir kitlenin bayramı vardı. Bayramda sevdiklerinizle beraber olmanın zevkini tadarız, birbirinize hediyeler alırız mutlu etmeye çalışırız, bugün işçilerin yararına olan bir durum söz konusu oldu mu? Ancak art niyetli grupların eylemlerini yapabilmesi için ortam hazırlama telaşına girilmedi mi?

       Aslına bakılırsa ben bugünkü yazımda 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününü tatil ilan etmediği için Sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ı eleştirip önümüzdeki yıl bayram olmasını dillendirecektim. Ama bugün gördüm ki İstanbul’da yaşananlar belli ve Sayın Başbakan yine haklı çıktı.

       Önümüzdeki yıllarda Sendikaların daha sağduyulu hareket edip yıl içerinde hak arama girişimlerini yaparak 1 Mayıs işçi bayramını da bir işçi çocuğu olarak işçilere ve ailelerine keyif verecek faaliyetlere ayırmalarını istiyorum. Umut ediyorum ki bu iyi niyeti gören İktidar ise 1 Mayıs gününü resmi tatil ilan edecektir. Ve emekçilerinde huzur ve barışı sağlama adına elle tutulur bir günleri olacaktır.

Bu yazı toplam 376 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim