• Aydın17 °C

Seyhan KAYNARCA / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Seyhan KAYNARCA / Köşe Yazarı

Ülkemde her alanda rekabet

23 Aralık 2010 Perşembe 20:48

Ülkemde her alanda rekabet koşullarının ahlak ve vicdan sınırları içerisinde olabileceği günün hayaliyle yaşamaktayım……

 Sadece gülmek geliyor içimden bazen haber bültenlerinde yada açık oturumlarda bazı birikim sahibi insanların söylediklerine. Bazen bir acıma hissi, bazen yersiz bir kızgınlık ama çoğu zaman gülümseme ….

                Kemal kılıçdaroğlu başlı başına bu ülkede bir tebessüm kaynağı. Her yaptıgı iş, her ses getirecegini sandıgı söylemi, her chp çukurunun icinden yukarıya yükselme hamlesi nedense ilahi bir güç tarafından mıdır nedir bilinmez kendisine yarayacagına, akp ve başbakan erdoğan’ a yarıyor. Nasıl gülmeden durabileyim….

                Chp çukuru benzetmeme alınmasın partili arkadaşlarım, bunun halkın nazarındaki gözle baktıgımızda görebilecegimiz bir çukur oldugu aşikardır. Zaten chp gözüyle bakan bir insan kendini nerelerde görüyor bunu da biliyoruz, yükseklerde hem de çok ama çok yükseklerde …..

                Örneğin ali tezel diyor ki; sadaka devleti olmamalı benim halkım çıkıp gidip devletin ilgili kişilerine yada kurumlarına benim devletten istedigim aylık bana verilmek zorunda ben her ay geleceğim ve paramı sizden alacağım sizde vermek zorundasınız diyecekmiş? Nasıl diyecekmiş ‘ bağıra bağıra bu benim hakkım vereceksin’ diyecekmiş. Bu nedenle tabu olan kemal bey’ inin vaadi son derece harika son derece muktedirmiş ve bu böyle olmalıymış.

                Ama ali tezel’ in bilmediği yada görmek istemediği ama bu halkın türk halkının bir ortak özelliği var. Nedir bu ‘vermeden almak yada almadan vermek yaratana mahsustur’ öğretisi gereği Türk halkı hak etmediği bir şeyi gidip bağıra bağıra almaya çalışamaz. Utanır, sıkılır, bunu yapamaz.

                Yardımcı olmak istiyorsan bu halka bunu onu aşağılamadan, bir yerlere gidip bağırtamadan yapman gerekir. Yani şu andaki haliyle yapman gerekir. Bazı örgüt militanları yada bazı gruplar dışında hiç bu halkın içerisinde siz bağıran tipler gördünüz mü? Ben görmedim. Ben hiç bir zaman, en yardıma muhtaç anlarımda bile kendi aileme bile bağıramadım. Devletime nasıl bağırabilirim? Hak etmediğim bir şeyi nasıl devletimden isteyebilirim?. Orada binlerce yetimin, fukaranın hakkı var hangi hakla bağırabilirim.  

                Kemal kılıçdaroğlu’ nun bu tezini seslendirebilmesine ve ali tezel’ in var gücüyle bunu savunabilmesine gerekçe olabilecek tek bir gerçek var. ‘haklından kopukluk’!!! Halkından kopuk olursan ve onun değer yargılarından uzak olursan bu ülkede iktidar da olamazsın.

                Benim adım kemal kılıçdaroğlu ben bulurumla olmuyor bu işler olamaz da. Bol keseden atma devri biteli 8 yıl oluyor. Ama bazıları hala gereken derslerini alamamamışlar. Benim paramı peşkeş çekeceksin sen kimsin ya, peşkeş çekecek olsam ben kendim peşkeş çekerim sana ne lan diyessim geliyor demek istemiyorum.

                Bir gecede deniz baykal’ ı koltugundan eden zihniyetin Türkan saylan ve çydd olması ihtimali chp medyasında yer bulamıyor, cumhuriyete atılan bombanın hedef saptırma ve cephe açma çabası olduğu chp medyasında yer bulamıyor, çağdaş yaşamı destekleme projeksiyonu içerisinde kurulan fuhuş ve çeteleşme izlenimi hakkında tek bir satır bulunmuyor bu medyada ve sonra bağırıyorlar bu ülkenin tek bağımsız yandaş olmayan medyası biziz…………….. Bence siz bu ülkedeki en ahlaksız insanlarsınız. Kurgularınızın oluşması ve istediğiniz düzenin gerçekleşebilmesi için benim üzerimde her türlü ahlaksız manipülasyonu yapmaktan çekinmiyorsunuz. Ve sonrada bağırıyorsunuz. Umarım ülkemden bir gün defolup gidersiniz.

                Son zamanlarda gözümüzün içerisine baka baka sokulmaya çalışılan bir başka projeksiyon var sizin tarafınızdan. Nedir?. Akp’ ye oy verenler bu ülkenin eğitim düzeyi düşük olan kesimidir. Yok kardeşim benim akedemik kariyerim var hayatımın 22 yılı eğitim ve öğretimle geçti. Sen yine işkembeden atıyorsun. Ahlaksızca ……

                Bu siyaset tarzı ve bu iftira atıp, çamur atıp sonra soteye yatma ayakları bu halkta prim oluşturmuyor. Bunu görebilmek ve yapılanı taktir etmek halkımın ortak hareket noktası olabilmelidir.

                Mesleki rekabet içerisinde kaliteyle yarışmak başka bir şeydir, subjektif olgularla, çamur atarak menfaat sağlayabilmek başka bir şeydir.

                Ülkemde her alanda rekabet koşullarının ahlak ve vicdan sınırları içerisinde olabileceği günün hayaliyle yaşamaktayım……

                Sevgilerimle ….

Bu yazı toplam 948 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim