• Aydın7 °C

Hakan DEMİR / Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hakan DEMİR / Köşe Yazarı

ÜZERİMİZDEKİ ELBİSE

08 Ocak 2011 Cumartesi 16:36

Değerli Aydınözel .com takipçileri sizlerle uzunca bir süredir yazılarımda buluşmadık.Evet ,içinizden geçtiği gibi tembellik ettik, itiraf edeyim.Şu an rahatsız olmamdan dolayı kendimi dinlenmeye çektim.Bu mazeretten dolayı da  bir kısım programları iptal ettim.Yani uzun sözün kısası sakin bir kafa bulmuşken sizlerle bir hasbihal edelim dedim.

Az önce dediğim gibi şu an rahatsızım.Zaten sinüzit denen hastalık her zaman var.Çekenler bilirler nasıl acayip bir hastalık olduğunu.Kısacası süründürür.Birde üstüne grip eklenirse o zaman göçürür adamı.

Hastalığın sebebi ne diye sorarsanız  ki bence hiç sormayın.Sebepler ,adı üstünde sebep sadece.Yani beni gerçekten hasta eden etken onlar değil.Hasta olan şey belli zaten.O da benim bedenim.Yani burnum,boğazım,başım….Diyeceksiniz ki ‘seni hasta eden kim?’ onu söylemedin.Beni hasta eden az önce saydığım cihazları bana veren zattır.Yani bana bu burnu ,boğazı,başı  veren dolayısıyla bütün bedeni veren zat beni hasta etti.

Ben bu cihazları bana vermesi için ona hiçbir ücret vermediğim gibi şimdiden sonra benden ücret istese gücüm yine yetmez onların ücretini ödemeye. Aranızda var mı kulağını 2 milyon dolara satmak isteyen? Tabiki yoktur herhalde.Peki hayatının sonuna kadar bu parayı kazanacağını garanti eden kaç kişi var?Dikkatinizi çekeyim sadece bir adet kulaktan bahsediyorum.Bedenimizin diğer kısımlarını saymadım daha.

Bana, trilyonları verseler de satmayacağım bu cihazları veren o büyük zat ,beni hasta etme yetkisine sahip değil mi sizce?Yada ben ,niçin beni hasta ediyorsun diye söyleme   lüksüne sahip miyim?

Meseleyi şu açıdan da değerlendirelim.Beni bu şekilde hasta eden zat çok mu merhametsiz?Ben kendime şu soruyu sordum.Sen şimdiye kadar ömrünün 29 senesini yaşadın.Bu senelerin ne kadarını hasta olarak geçirdin dedim kendi kendime.Belki bir seneyi bulmaz.Dedim ki sence merhametsiz bir zat mı sana bu cihazları veren?Kesinlikle hayır.Çünkü 5 gün önce doktora gittim ve ilaçları aldım. Bir süredir o ilaçları kullanıyorum. Madem bu kadar merhametsiz o ilaçları neden vermiş o zaman?

Ne kadar merhametli olduğunu ve bunu nereden anladığımı başka bir yazımda ele alacağım.

Annemizin karnından doğar doğmaz hiçbir ücret ödemeden aldığımız bu beden ne kadar mükemmel çalışıyor değil mi?Beynimiz merkez konumda kaptan gibi duruyor.Ve koruması da hemen üstünde.Koruması elbette kafatası.Çok sağlam bir yapı kendisi.Veya geçelim başka bir organa ki o da  dakikada ortalama 80 defa ihtiyaç duyduğumuz akciğerimiz.Tabiki o da koruma altında.Onu da göğüs kafesi koruyor.Ben bu organlara para vermediğim gibi onların korumalarına da para verme ihtiyacı duymadım.Bana bedava verildi bu organlar ve korumaları.

Bana bu organları veren zat diyor ki seni ben hasta etmiş olabilirim.Ama sen sana verdiğim vazifeleri doğru şekilde yaparsan bu hastalıklar yaptığın hataları görmememi sağlayabilir. Yani demek istiyor ki ben senden bu organlar için ücret istemiyorum.Bu organları hasta ederim. Fakat bu hastalıkları  yaptığın hataları da görmemezlikten gelmek için veriyorum.Fakat bir şartım var diyor.O da bu hastalığı bana verdiğin için sana isyan ediyorum demeyeceksin.

Gördünüz mü hastalığı niçin ve kimin verdiğini?

Bir dahaki yazımda sizlerle buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın.

Bu yazı toplam 1003 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim