• Aydın11 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dizi ve Film Oyuncusu Coşkun KEMER Röportajı
16 Kasım 2016 Çarşamba 18:19

Dizi ve Film Oyuncusu Coşkun KEMER Röportajı

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Cemal DABANSIZ; Sinema & Dizi Oyuncusu Coşkun KEMER İle Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Cemal DABANSIZ; Sinema & Dizi Oyuncusu Coşkun KEMER İle Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

Cemal DABANSIZ  : Bize kendinizden bahseder misiniz? Nerelisiniz? Nerede doğdunuz? Hangi Eğitimleri aldınız?

Coşkun KEMER : 2 Yaşında Babamı Kaybettim

Ben 5 Eylül 1944 yılında Aydın'da doğdum. Şuanda röportaj yapmakta olduğunuz bu evde doğdum. 2 yaşında babamı kaybetmişim, 5 çocuklu bir ailenin tek erkek çocuğuyum. Üç ablam var. Babam rahmetli olduktan sonra bir kardeşim daha dünyaya gelmiş ama tabii ki o zamanki hayat şartlarından dolayı bakımsızlıktan vefat etmiş. üç kız, bir oğlan olarak yetiştik. İlkokulu, Güzelhisar İlkokulunda okudum. Ondan sonra Aydın Lisesi'nde ortaokul kısmına başladım. Aydın Lisesi'ndeki, ortaokul kısmında bazı koşullardan dolayı, ortaokuldan ayrılmak mecburiyetinde kaldım.

Coşkun KEMER : Usta’nın Despot Davranışları Bana Ders Oldu

O zamanlar tabi okumadım bir ustanın yanında çırak olarak başlıyordum. Berber çıraklığıyla başladım ve üç buçuk yıl kadar berber çıraklığı oldu. Fakat doğruda Usta'nın despot davranışları bana ders oldu ondan sonra okuyacağım, dedim. Erkek Sanat Enstitüsü'ydü o zaman Top yatağındaydı Kepez'in olduğu yerde. Oraya gittim yazıldım. 3 sene de ortaokulu orada başarılı bir şekilde bitirdim. Ondan sonra Aydın lisesin de okuyacağımı söyledim. Ailem kırmadı ve Aydin Lisesine geldim. Orada ilk sene biraz bocaladım. Buradaki derslerle, oradaki derslerin arasında biraz fark vardı. O sene kaldık sınıfta, tabi o zamanlar bizim de tiyatro iştahım kabarmıştı.

Coşkun KEMER : ‘Coşkun KEMER Çık Dışarıya’ Diyerek Beni Dışarı Çıkartıyorlardı

Okulda tiyatro, hazırlıkları yapılıyordu. Tiyatro için hazırlıklar yapılıp oyunlar oynanırken. Allah rahmet eylesin Suzan SUNGUROĞLU, Ayten ÇELEBİCAN gibi, Edebiyat öğretmenlerimiz vardı. O zaman onun için seçtikleri oyuncuları, 5. sınıftan itibaren alıyorlardı. Ben 4. Sınıftım, 5. sınıftan itibaren aldıkları için biz giremiyorduk. Ben yine gireceğim diye o sene tahmin ediyorum. Cevat Fehmi BAŞKURT’un küçük şehir isimli oyununda oynadık o sene, Ben yine ısrarla giderek onların salonlarına giderek. Hatta kapıdan girdiğimde beni gördüklerinde bile, Coşkun KEMER çık dışarıya diye beni dışarı çıkıyorlardı,

Coşkun KEMER : Ağızlarına Bir Parmak Bal Sürdüm

Tabi o zamanlar bende yok hocam, oynayacağım hocam, bir dakika seyredin hocam derken. Bazılarının rollerine bakıyordum yapamıyordular. Hocam izin verir misiniz? Ben yapayım, bir dakika ben yapayım derken, rahmetli oldu Belediyede Başkan Yardımcısı Tahsin TONAY vardı. 5. sınıftı ben 4. Sınıftım, O küçük şehirde belediye çavuşu oynayacaktı. Şimdi zabıta, o zaman belediye çavuşu deniyordu. Orada reisin zabıtasını oynayacaktı. Ben aldığım bir Ege şivesiyle rol yaptım. Tabii, öğretmenler ve arkadaşlar da beğendiler. Tabi ben onların ağızlarına bir parmak bal sürdüm tadını damaklarında bıraktım, çekildim. Tabi bir hafta sonra, çekimde yine bunlar, beni çağırırlar veyahut ta ben gene gideceğim diye, o rolün iki sayfasını ezberledim gittim. 

Coşkun KEMER : Tahsin Rahmetli, ‘Hocam Coşkun Kemer, Benden Daha İyi Yapıyor’ Demiş

Ve yine Ege şivesini kullanarak ezberledim gittim. Ve tabii Tahsin, rahmetli, arkadaşımdı canım kardeşim benim öldü, Allah rahmet eylesin. Tahsin düz konuşuyordu. Bende hocam izin verin bende bir şeyler söyleyeyim falan. Coşkun kurcalama dediler, bak otur oturduğun yerde. Biz seni alıyoruz. Sen yine ortalığı karıştırıyorsun. Oradaki talebe arkadaşlar bir kere yapsın hocam bir yapsın dediler. Hocada tamam yap bakalım dedi. Orada reisi oynayan arkadaş, beni Murtaza diye çağırıyor. Ben hemen buyur Reis Bey. Efendim, yok nerden bileceğim diye, Ege şivesiyle cevap veriyordum. Tabi bu hoşlarına gitti ondan sonra ben çıktım artık. Tabi ben çıktıktan sonra Tahsin rahmetli, hocam Coşkun Kemer, benden daha iyi yapıyor. Ben bırakayım kırmayalım, onu oynatın demiş. Peki dediler, çağırdılar. Beni, biz başladık okumaya, oynadık ettik falan derken yine bir başka oyun, Tabi oynayacağız bana rol verildi.

Coşkun KEMER : Yaz Sezonunda Demirci Çıraklığı Yapıyordum

Ben okulu bıraktım. Okulu bırakmadım da Sanat Enstitüsü'ne gittim orada okuyacağım diye. Giderken ben yine bu rol benim üzerime yapışmıştı o da Sanat Enstitüsü'ne, önümüzdeki yıl yazılacağım için. Yaz sezonunda ben demirci çıraklığı yapıyordum. Okulların kapanmasına 1-2 ay varken. Tabii benim gibi, Ege şivesini yapanı bulamıyorlar. Sonra demir çelik dükkânına geldiler, bütün hocalarım. Karşımda üç tane hoca, içlerinde İngilizce öğretmenim de vardı,  Allah rahmet eylesin. Şu 3-5 ay içerisinde vefat etti, Meral ÖZÇÖLLÜ Dediler ki; Biz senin oynamanı istiyoruz. Rolü güzel yapıyorsun, dedim hocam ben burada çalışıyorum. Biz dediler ustandan, patronundan izin alalım. Patrondan izin aldılar. Ben yine çalışmalara gittim.

Coşkun KEMER : Seni Devlet Konservatuarı’na Gönderelim Dediler

O sene de Taşdöner sineması, yeni sinemalardandı. 1964-1965 yılları falandı olaylar hep o günlerde cereyan ediyordu. Taşdöner sinemasında 700 kişi gündüz tıklım tıklım talebelere oynadık. Akşam da halka oynuyoruz. Sinema tıklım tıklım dolu, gündüz ayrı alkışlandık. Gece çıktık oynadık oynayıncaya kadar. Herkes beğendi alkış üzerine alkış, tabi hocalar ondan sonra dediler ki; Seni Devlet Konservatuarına gönderelim.  Bu başarıyı orada devam ettir iyi dedim. Bana bir tavsiye mektubu yazdılar, o zaman rahmetli oldu şimdi Cüneyt GÖKCEN Devlet Konservatuarı Müdürü'ydü. Sanatçılardan bir tanesi, o zaman Kuşadası’nda deniz kenarı Kadınlar Denizi vardı. Başka bir şey yoktu o zaman orada onun da evi varmış. Bizimkilerin de Orda evi var onlar konuşuyorlar. Diyorlar ya elimizde bir tane Coşkun KEMER var. Müthiş bir oyuncu alsanıza, tabii tabii gönderin diyorlar.

Coşkun KEMER : Ailevi Sebeplerden Dolayı Gidemedim

O zaman herkes diyordu büyükler konservatuvara gideceksin, Tiyatrocumu olacaksın, otur oturduğun yerde. İşte üniversiteye git şunu yap bunu yap, tavsiye mektubu yazdılar. Fakat ailevi sebeplerden dolayı gidemedim. Babam yoktu, abim yoktu ama ablamlar falan vardı. Ablamlardan biri konuşamıyordu, menenjit rahatsızlığı vardı. Onunla ben ilgileniyordum derken gidemedim. Ondan sonrada askerlik geldi askere gittik.

Coşkun KEMER : Bugüne Kadar 30-40 Oyunda Oynamışımdır

Lise birden terk ettikten sonra geldik. Geldikten sonra devlet dairesine SSK’ya girdim. Tabii önce Aydın Lisesi'ne kâtip olarak girdim. Bir buçuk sene çalıştım, ondan sonra SSK'ya geçtim. Yine Tiyatro serüveni başladı. Bir başladık hala daha devam ediyor, bugüne kadar tahminen, 30-40 oyunda oynamışımdır. En azından bunun 15-20 tanesini yönetmişimdir.

 

Coşkun KEMER : 1986 Yılında En iyi Erkek Oyuncu Ödülünü Aldım

Muzaffer İZGÜ onun bir oyunun da Denizli'de 1986 yılında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldım. 10 tiyatro arasında. Orada ödülü verenler sıradan kişiler değildi. 9 Eylül Üniversitesi Tiyatroyla ilgili Bölüm Başkanı Profesör Doktor Özdemir UTKU vardı. Yine sanatçılardan Devlet Konservatuarı Mezunu Şahika TEKAT, Yine Devlet Konservatuarı'ndan Sevgi SANLI İstanbul Belediye Şehir Tiyatroları Gencay ÜRÜN’ün yardımcılarından Argun KINAY öldü, Allah rahmet eylesin. Onun gibi 4 5 kişi. Kasaba'nın Halleri isimli oyunu Denizli'de 1986 yılında sahneye koyduğumuzda yarışmada beni en iyi erkek oyuncu seçtiler, ödül verdiler, para ödülü verdiler, sertifika verdiler, şilt verdiler.

Coşkun KEMER : Olacak O Kadardan Çağırdılar

1986 yılında oradaki başarım, İstanbul'a yansıdı bir film de oynadım, Elmayı Kim Isırdı Dayak Cennetten Çıkma diye, bir filmde oynadım ondan sonra tabii. Yine teklifler geldi, gelmedi değil ama memuriyet hayatı, evlilik hayatı çocuklar, eşim falan derken. Hep bunlara gidemedim.1991’de, Levent Kırca'dan geldiler. Olacak O Kadar televizyonunda oynamam için. Çine’de bir Mehmet GÜNEY vardı. Tiyatro oynuyordu, Levent KIRCA ’ya benden bahsetmiş. Aydın'da bir Coşkun var diye. Onlarda gelsin oynasın, aramıza bir girsin demişler ama oralara da gidemedik.

Coşkun KEMER : Bir Çok Oyunlar Sahneye Koydum

Arkasından ufak oyunlarla, çevreyi gezerek. Aydın da defalarca sinemada, gerek Taşdöner sinemasında gerek, SSK’nın oradaki pasajın içinde bir sinema vardı orada. Park sineması vardı, oraları yıkıldı, orada. Şükran Güngör ve Kültür Müdürlüğü gibi birçok yerde. Birçok oyunlar sahneye koydum mesela. Yüksel YALOVA geldi Aydın’a, oyuncu olarak oynamamızı sağladı.

Cemal DABANSIZ : Cam Balkon işine nasıl başladınız? Memuriyetten sonra nasıl oldu bu iş fikri?

Coşkun KEMER : Hayatımda Ticaret Her Zaman Ön Planda İdi

Memurluk yaparken, son 10 senesinde hep ticaret ile uğraştım. Hayatım da ticaret her zaman ön planda idi, memur olmasa idim, ticari olarak iyi yerlere gelirdim. O zamanlar da memuriyet şarttı, param yoktu, fakirlikten yetiştiğimiz için, ne kuracaktım zaten param yoktu. Memuriyette işçi statüsünde idim. Son 10 senesinde dışarıda pazarlama yaptım. O zamanlar da öğretmenler tencere falan satıyorlardı. Ben albüm sattım, yazar kasa sattım. Bir çok şeyi pazarladım. Memuriyeti bitirdikten sonra, ne yapayım, ne edeyim derken, iş takip bürosu açtım. SSK ile ilgili onları yürüttüm.

Coşkun KEMER : Aydın'da İlk Cam Balkon Evine Taktıran Benim

Açıkparfüm işine girdim. Eşimle beraber, kızım var o amerika da profesör, Ankara'da bize açık parfüm işini buldu. Açık parfüm işi epey iyi gitti. Fakat sonradan, bulvar da 5 liralık, 7 liralık parfümler çıkınca, bizim kaliteli parfümler oldugu için, fiyatları yüksek oluyordu. Ondan sonra gene kızıma Ankara'da ev almıştım. Ankara'da gördüm bu cam balkon işini, orada hoşumuza gitti. Aydın'da ilk cam balkonu evine taktıran benim, ondan sonra biz bu işi aldık. 4-5 sene yaptıktan sonra oğlum üniversiteyi ve askerliği bitirdi, geldi. İşlerin başına geçti işleri o yürütüyor.

Coşkun KEMER : 10 Gün Ara Verilde, Ondan Sonra Yeniden Start Alacağız

Ben dışarda tiyatro çalışmaları, film çalışmaları oldugu zaman gidip geliyorum. öyle yürütüyoruz işleri, şimdi de son işimiz Trendeki Yolcu ile ilgili İlyas SALMAN,Neslihan ACAR gibi oyuncular var Gülnihal DEMİR aramıza katıldı. Dondurmam Gaymak'ta oynayan, biz heralde onunla iki sevgiliyi oynayacakmışız galiba, şimdi yeni oyuncular gelecek onlar ekleniyor. 10 gün ara verildi ondan sonrada yeniden start alıcaz devam edecek.Keyif alıyorum, seviyorum. Üzerimdeki yükü oğlum alıncaya kadar boşlukta kalmaktansa bu tür işleri yürütüyorum.

Cemal DABANSIZ :  Peki şu ana kadar en çok hangi film veya diziden keyif aldım dedigini oldu mu?

Coşkun KEMER : Şimdi Trendeki Yolcu Filmine Başladık

Bir kuru incir reklamını çekmiştik. bir buçuk milyon tıklama aldı. Tabi ondan çok büyük bir keyif aldım. ege şivesini iyi kullandıgımız için harika bir iş,4 senedir hala hızını kayıp etmedi. Her gittiğim yerde, şehir olsun, yolda trafik polisi arkadaşlar olsun, inerken, çıkarken, buraya gelen müşteriler bile, ben seni bir yerden tanıyorum. Süper incir, kuru incir reklamında oynayan kişi misin diye soruyorlar. Bu da insana muhteşem bir tat veriyor. Süper incirde de iyi idik. Kuru incirde de iyi idik. Şimdi Trendeki Yolcu filmine başladık. O da çok iyi şekilde gidiyor. Sosyal medyaya resim veya video koyulduğu zaman, 300-500 kişi beğeniyor bu da keyif veriyor.

Cemal DABANSIZ : Trendeki Yolcu güzel bir film, güzel bir yapım buradaki rolünüz ne?

Coşku KEMER : Halk Beğeniyorsa İyi Şeyler Yapıyoruz Demektir

Burada kahve de oturan bir köylüyü oynuyordum. Tabi yönetmenin kafasında ki yazdığı şekilleri, bana irticalen doğaçlama yaptırıyor. Doğaçlama yaptırdığı için, o ne verirse ben yapıyorum. Kameraya yakın olduğumuzdan, birazcıkta insanları tiyatrolarda nasıl oynanır, filmlerde nasıl oynanır gözlemlerimizin sonucunda  var. o gözlem doğaçlama şeylerle etraftan hep soyluyorlar, çok güzel oynuyorsun diye, halk beğeniyorsa iyi şeyler yapıyoruz demektir.

Cemal DABANSIZ : Coşkun bey bizim soracaklarımız bu kadar sizin eklemek ve ya kamuoyuna açıklamak istedikleriniz var mı?

Coşkun KEMER : Aydın'da Gelenlere Bile İtibar Edilmiyor

Aydın'da en çok sıkıntısını yaşadığımız olay, bir Muğla gibi değiliz. Muğla'da Valisinden, Kaymakam'ına Belediye Başkan'ın dan, Sivil Toplum Örgütlerine herkes, taşın altına elini koyarak, İstanbul'da ki film ve dizi yapımcılarına gelin diyorlar. Biz her türlü şeyi sizin önünüze sunmaya hazırız. Aydında öyle değil Aydın'da gelenlere bile itibar edilmiyor.

Coşkun KEMER : Ben Diye Egolarını Tatmin Etmeye Çalışan Kişiler Bunlar

Bugüne kadar duydunuz mu, bir film çekildiğini, bu güne kadar duydunuz mu bir tiyatro yarışması yapıldığını, bugüne kadar duydunuz mu. Aydın da böyle bir şey olmuyor. Aydında sosyal yönden kimse bir şey yapmak istemiyor ama Aydın da tiyatro seyirci kitlesi var. Sinemaya giden var. Şunu da söyleyeyim, Aydın'da 5-6 tane tiyatro ile ilgilenen lokomotif olanlar, bu lokomotifler bir araya gelipte bir şey yapmıyor. Birbirlerini kıskanıyorlar. Bu Tiyatrocuları bir araya getirelim diyen insan veya bir güç yok. O güç bir araya gelse belki ama gene de o 5-6 kişi bir şey yapamaz. Çünkü kıskançlık var. Ben diye egolarını tatmin etmeye çalışan kişiler bunlar, egolarını tatmin etmeye çalışan kişilerle bu iş yürümez.

Coşkun KEMER : Aydın'da Birleştirici Güç Yok

Destek verilmesi lazım, bu kişileri kim bir araya getirir mesela, Esnaf Dernekleri, Ticaret Odası, Aydın Büyükşehir Belediyesi, Efeler Belediyesi olabilir. Gelin kardeşim bakim, kimleri mesela Coşkun KEMER, Yalçın DİNÇER, Okan ATALAY vs. vs. daha sayabileceğim.kişilere, oturun bakayım ben sizden bunu istiyorum, diyebilirler. Bunu diyebilecek insan Aydın da yok. Belediye Şehir Tiyatrolarının başına getirilen insanlar dahi, hiçbir şey yapmadan gittiler. Aydın da bu yok, Aydın da bu birleştirici güç olmadığı müddetçe, Aydın'da bu saydığım kişilerin, gelin beraber olalım demedikleri, herkes kendine çektiği müddetçe Aydın da hiçbir şey olmaz. Ancak bu işi becerebilen Muğla olur. Yani bu işi fevkalade beceriyorlar. Yapılan her şey orada,

Coşkun KEMER : Hamit ŞAHİN Aydın'da Film Çekeceğim Diye Yırtınıyor

Burada ki Trendeki Yolcu filmini çeken adam iyi niyetli bir arkadaşımız Hamit ŞAHİN ön ayak oluyor. Ben Aydın'da film çekeceğim diye yırtınıyor. Orada bir gece yapıyor. Bütün basın ordusu yemeğe geliyor. Orada bir güzellik yaşanırken, bir İlyas SALMAN'ın hata da demeyeceğim de yaptığı bir boşluk, İlyas SALMAN'ın istemeyerek yaptığı, o mahalde içki içilmemesine rağmen, onun yaptığı boşluktan dolayı orada gece biz karakollarda sürünüyoruz. Eğer orada öyle bir şey varsa, onun hatasını ayyuka çıkarmak için değil, ört bas edilmesi için bir şeylerin yapılması lazım.

Coşkun KEMER : El Ele Vermeliyiz

Olay sonradan nereye geliyor. Hamit ŞAHİN filmini tanıtmak için bunu yaptı diye, Hamit ŞAHİN'e bir sürü yazılar yazılıyor. Hamit ŞAHİN öyle bir şey yapmadı ki,bizde orada idik. İlyas SALMAN orada içki içtiyse, aslında o mahalde içki ve ya sigara için içerden şikayet olursa, orada ki yetkililere de 5 bin lira para cezası yazılacağını söyledi. Ben buna da üzülürüm. Çünkü adam orada çalışıyor. Orada ekmek parasını kazanıyor. Oradaki bir sanatçının yüzünden, o adam neden ceza yesin. Baktılar ki böyle bir şey oldu İlyas SALMAN'ın içtiğini hemen ört bas ederek, ya da dışarı çıkararak o olayı  kapatması lazım ama biz yoktuk. biz sonradan içerden dışarı çıktığımızda, her şeyin ayyuka çıktığını gördük. Bunlar böyle olduğu müddetçe sanatçılar yüzünden, fevri hareketler olmuş olabilir ama biz burada güzel bir şeyler yapılmasını istiyorsak, el ele vermeliyiz.

Coşkun KEMER : Kerem SARI'nın Aydın'da Çektiği Filmden Kimsenin Haberi Yok

Kerem SARI süper incir reklamını çekti. Arkasından süper incir filmini çekti. Arkasından bir film daha çekti ama kimsenin haberi yok. Tam bir aile filmi ama Kerem SARI şu anda o filmi, piyasaya süremiyor. Çünkü sponsor olan bir kişi yok. Halbuki Aydın'da bir sponsor olsa, o film piyasaya sunulacak. Aydın'ı tanıtacak. Kısa bir bölümünü Aydın Tekstil fabrikasında çekecektik. Aydın Tekstilin adını sinemada gösterecektik. 15 gün izin için beklendi, arayan, soran olmadı sonra da izin vermediler. Yani yazıktır bu tür şeyler Aydın'da neden olmuyor. olabilmesi için neden destek verilmiyor.

Coşkun KEMER : Aydın Sanat Yönünden Bir Adım Bile İlerleyemiyor

Aydın da hiç kimse bu konuda bir şey söylemiyor. Onun için Aydın'da hiçbir şey olmaz. Bende bu konuda üzülüyorum. Gerek tiyatro yönünden, gerek diğer çalışmalar yönünden. Aydın'ın dışından adamlar getiriliyor. Belediyenin genel sanat yönetmenleri oluyor. Aydın'da bu adamları çağırıp ta gelin kardeşim sizde şu işi beraber yapalım, hep beraber olalım, Aydın'ın sesini hep beraber duyuralım diyen yok. Siz Aydın'ın değerli basın mensuplarısınız, sizler bunu en iyi şekilde görüyorsunuz, okuyorsunuz. Onun için Aydın'da hiçbir şey olmaz. Aydın sanat yönünden bir adım ilerleyemezken, on adım geriye gitmektedir. Bunu her zaman söylüyorum. Aydın'a çok yazık oluyor.

Röportaj : Cemal DABANSIZ

_dsc2635-001.jpg_dsc2631-001.jpg

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 6506 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim