• Aydın19 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Didim’de Turizmciler 2020 yılını ve  Turizmde Gelecek Öngörülerini Konuştu
23 Mayıs 2020 Cumartesi 08:00

Didim’de Turizmciler 2020 yılını ve Turizmde Gelecek Öngörülerini Konuştu

Didim Ticaret Odası ve Didim Belediyesinin koordinasyonu ile bir araya gelen turizmciler görüş alışverişinde bulundu.

Didim Ticaret Odası ve Didim Belediyesinin koordinasyonu ile bir araya gelen turizmciler görüş alışverişinde bulundu.

Telekonferans ile yapılan toplantıya Almanya ve İngiltere’den de turizmciler katıldı.

Toplantıya Bentour Kurucusu Kadir Uğur, Alman Seyahat Acenteler Birliği Dış İşleri Komisyonu Başkanı Önder Sancarbarlaz, Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Ticaret Odası Başkanı Hilmi Erbaş, Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla, Turizm Derneği Başkanı Mustafa Şentürk ve Otelciler katıldı.

Ticaret Odası Başkanı Hilmi Erbaş kurum olarak bu süreçte gerçekleştirdikleri faaliyetleri anlattı. Finansman desteğinin sağlanması ve istihdam kaybının engellenmesi noktasında çalışmalar yürüttüklerini, vergi ve diğer ödemelerin ertelenmesi için girişimlerde bulunduklarını ifade etti. TOBB Koordinesinde Ticaret Bakanlığı ve en son da Hazine ve Maliye Bakanı ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. “Bu gibi toplantılarda da Oda ve Didim olarak ne gibi çalışmalar yapılabilir diye istişare etmek istiyoruz” diyerek sözü Belediye Başkanı Deniz Atabay’a bıraktı.

Başkan Atabay lokal olarak bir yerel yönetimin üstüne ne vazife düşüyorsa yaptıklarını, hijyen tedbirleri aldıklarını, kamusal alanlar, ortak kullanım alanları, banka otomatları gibi virüs bulaşabilecek her yerde dezenfekte çalışmaları yaptıklarını söyledi. Daha önceki faaliyetlerde hayata geçirilen imkânlar ile maske üretimine geçtiklerini, kamu kurumları ve halka ellerinden geldiğince dağıttıklarını ve dağıtmaya devam ettiklerini ifade etti.

Bir turizm beldesi olarak yapılması gereken rutin hazırlıkların yarıdan fazlasını yaptıklarını, aldıkları bir duyuma göre yaklaşık bir iki gün içerisinde plajların ve diğer sosyal alanların kullanımı ile bir genelge beklediklerini, o geldiğinde ona göre de hazırlıkları tamamlayacaklarını belirtti. “Gelen insanlarımızı mümkün olduğu kadar sağlıklı bir ortamda misafir edeceğiz, bilim kurulunun genelgelerle öngördükleri koşulları sağlamaya çalışacağız” dedi.

Başkan Atabay sözlerini şöyle sürdürdü; “Turizm sektörünün çok hassas olduğunu, her konuda çok fazla etkilenen çok çabuk kan kaybetmeye başlayan bir yapı olduğunu sektörün bileşenleri olarak biliyoruz. O yüzden çok acele edilmeden iyi hesaplar yapılarak adımlar atılması gerekir, ekonominin çarkları dönsün diyerek sağlık kurallarının hiçe saymadan, öngörülü bir şekilde adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum. Daha sonra pişman olacağımız bir takım acele kararların alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki ekonominin çarklarının dönmesi çok önemli ama insan hareketi ile yayılan bir virüsün yeniden yayılmasına sebep olunmaması gerektiğini düşünüyorum, bu lanet virüsten bütün dünya ve insanlık olarak kurtulmayı diliyorum” dedi.

Sonrasında söz alan Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla tüm katılımcıları selamladı. Çok uzun süredir bu işin içerisinde olan bir sektör temsilcisi olarak Türkiye’deki otellerin sağlık ve altyapı açısında oldukça iyi olduğunu vurguladı. Otellerin daha önce de temizlik alanında sertifika alarak çalıştıkları operatörlere beyan ettiklerini hatırlattı. Toplantıya katılan tur operatörü Bentour Reisen'in kurucusu Kadir Uğur’a Türkiye’ye yılda 140 bin turist gönderen bir operatör olarak gözlemlerini öğrenmek istediklerini söyledi. Sağlık açısından çok başarılı bir süreç yöneten Türkiye’nin bu yönünü iyi anlatıp anlatmadığı hakkında fikirlerini sordu.

Kadir Uğur Korona krizinin tüm sektörü vurduğunu, şehirleri, insanları, otelcileri, turizmcileri etkilediğinin altını çizdi. Uğur, değerlendirmelerine şöyle devam etti; “Bu salgın mart başında Türkiye’de başladığı zaman müşterilerimizi memleketlerine gönderebilmek için Türkiye’ye gittim. 10 gün evvel özel uçakla İsviçre’ye döndüm. Sonrasında da Almanya’ya geçtim. Gördüm ki Türkiye’de alınan önlemler ve salgına karşı duyarlılık burada yok. İsviçre’de kimse maske takmıyor. Almanya’da da herkes hayatını yaşıyor. Almanya ve Türkiye korona ile savaşta en iyi durumdalar. Gördük ki Türkiye’de çok güzel bir sağlık sistemi var. Süreç çok iyi işledi, çok iyi yönettik. Fakat sizin de dediğiniz gibi bunu dışarıya iyi duyuramadık. Başarımız bizde, içeride kaldı. Hep beraber konuşuyoruz fakat 3. Kişiler duymayınca turizmcilere faydası eksik kalıyor. Bizler her durumda tanıtımımızı yapmamız lazım. Pozitif olayları dışarıya tanıtmamız lazım. Sağlık sisteminin bu kadar iyi olduğunu ben de bilmiyordum, kutlamak kazım” dedi.

“Turizmcinin her şeyi umut, umutla sezonunu açar umutla kapatır” diyerek sözlerini sürdüren Uğur, “Türkiye’de olduğum dönemde bir şeyi merak ettim. Herkes krizde, çalışanlarda % 20 – 30 daha az kazanıyor, parası olmayanı nasıl tatile götüreceğiz. İsviçre Bankalar Birliğini aradım mart - nisan - mayıs aylarında harcamalarda bir değişiklik olup olmadığını sordum. 11 milyar Euro daha az para harcandığını söylediler, bu para tüketicinin cebinde kalmış. Akabinde cesaretlenerek Almanya’yı aradım orada da 112 milyar Euro tüketicinin cebinde kalmış. Üç gün evvel burada restoranları otelleri AVM’leri açtılar insanlar para harcamaya başladı. Demek ki korona salgını insanları evde oturtmakla paranın ceplerinde kalmasını sağladı. Şimdi bu turisti bu parası ile Türkiye’ye nasıl getireceğiz diye araştırdık ki Türkiye’ye gelmek isteyen çok.

Ocak ve Şubatta 70 bin rezervasyon almıştık. Bu rezervasyondan 15 bini iptal oldu, rezervasyonun Yüzde sekseni Türkiye’ye uçuşlar açılsın diye bekliyor. Bu da bize kuvvet veriyor. Azda olsa yeni rezervasyon geliyor. Faza gelmemesinin sebebi alınan bir takım kararların ortada kalması. Örneğin bize 2800 soru gelmiş, Türkiye’ye gitsem karantinaya alınacak mıyım? Hakikaten incelediğimizde Türkiye’ye gönderdiğimiz kişi 14 gün karantinaya alınacak. Döndüğünde 14 gün de burada alınacak bu müşteri gider mi? Siz de olsanız gitmezsiniz. Bizde bu uygulamanın kalkacağı tarihin belirlenmesini istiyoruz ki biz de misafirlerimize söyleyebilelim.

“Çok güzel bir resim var önümüzde ama üç dört yerde eksiklikler var”

Örneğin Türkiye’de havaalanlarında test yapılacağını duyduk bu hem havaalanında bekleme süresini uzatır hem de bu bekleme esnasında sağlık riskine sebep olur. Üstelik kafilede bir kişide korona çıktığı zaman uçaktaki tüm yolcuları karantinaya almak lazım. Bunu yurt dışında gelmeden önce yaptırmak lazım, kişilerden seyahatlerde test sonucu istenebilir. Ayrıca 65 yaş üzeri göndereceğimiz bir sürü turist var, acaba Türkiye’de otelinden dışarı çıkabilecek mi? Onu da bilmiyoruz. Bu resmin içerisindeki taşlardan bazıları eksik. Çok güzel bir resim var önümüzde ama üç dört yerde eksiklikler var. Bunları netleştirdikten sonra rezervasyon yapmaya başlayacağız. Bu noktalar netleşmezse uçaklarda kalkamaz” diyerek değerlendirmelerde bulundu.

Hikmet Atilla Avrupa’daki karar alıcıların seyahat kısıtlamalarını öncelikle Avrupa birliği ülkeleri arasında kaldırmasının beklendiğini hatırlatarak acaba Türkiye’yi bu listeye neden dahil etmiyorlar diyerek Önder Sancarbarlaz soru yöneltti.

Sağladığımız güven ve kurduğumuz dostluklar pozitif etkiler oluşturdu

Önder Sancarbarlaz “Almanya pazarı çok çok önemli alman yurt dışı komisyonunda Hikmet Beyinde içinde olduğu, beraber yürüttüğümüz lobi çalışmalarımız var. Yıllardır burada gösterdiğimiz çaba ve işbirliği önemli. Güven ve dostluklar kolay oluşmuyor. Sizlerin de geçen 2018 yılında Alman DRV Başkanı ve heyetini Didim’de ağırlanması, pazılın birer parçalarıdır. O zamanki misafirperverliğiniz Belediye Başkanı Deniz Beyin, Ticaret Odası Başkanı Hilmi Beyin ve Hikmet Beyin öncülüğünde yapılan organizasyonda önce Didim’e sonra Ankara’ya yaptığımız ziyaret bizim burada kurduğumuz ilişkiler ve yaptığımız girişimlere pozitif etkiler oluşturdu. Milyonlarca Euro reklam verseniz kanaat önderlerini etkileyemezsiniz. Dünyanın en büyük Turizm Federasyonu delegasyonunun Türkiye’ye gelmesi ve Didim’de misafir edilmesi Türkiye hakkında alınan kararlarda çok etkili oluyor. Bu sebeple böyle bir çalışma gurubu böyle bir heyet içerisinde olmaktan çok mutluyum dedi.

 

Sancarbarlaz sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye’de yanlış bir algı ver bence. Oradan bakınca Avrupa Birliği ülkeleri birbirlerini kolluyorlar, Türkiye’ye sırt çevirmiş gibi değerlendirilebilir ama Berlin ne ise Madrid ve Paris o. Tüm Avrupa bu şehirleri kendi şehirleri, ülkeleri kendi ülkesi gibi görüyorlar. Bu Türkiye’de kendi beldelerinizi desteklemeden yunan adalarına teşvik vermenize benzer.

Ben Alman Turizm Federasyonu Başkanı ile diyalog halindeyim. - yurt dışı komisyonunda bir çalışma gurubumuz var. Orada Hikmet Atilla ve Deniz Uğur’un da katkıları büyük- Federasyon Başkanı ile konuşmamızda Alman Dışişleri Bakanı ile görüşmesini aktardı. 14 Hazirana kadar AB ülkelerine seyahatin serbest bırakılacağını, Türkiye’nin de aynı parametrenin içine girmesi için baskı yaptığını, AB topluluğu dışındaki ilk açılacak ülkeler ile ilgili Türkiye ve Mısıra da yeşil ışık yakıldığını ifade etti. Salı günü Alman Dışişleri Bakanı nezdinde bir görüşme yapıldı, Çarşamba günü de Alman ve Türk Turizm Bakanları görüştü. Avrupa çok sesli siyaseti de çok farklı, Lütfen Avrupa’ya tek bir pencereden bakmayalım Türk dostu kurum ve kuruluşlar var olduğunu bilelim. Kurum ve kuruluşları yöneten insanlarda pozitif algıyı oluşturabilirsek bu tür krizlerde de tabii ki dostlarımız Türkiye’ye destek olacaklardır. Deniz Uğur ile yaptığımız girişimler sayesinde 6 milyon okuyuculu Bild Gazetesinde olumlu bir haber yer aldı. Hep siyah beyaz görmemek gerek. Gönül ister ki Türkiye’yi de Avrupa Birliği üyesi gibi görsünler ama mevzuat ve yapılanması ilk önce AB ülkelerini öncelikli hale getiriyor. Ama ben Avrupa’nın lokomotifi olan Almanya’nın Türkiye’ye karşı tutumunu olumlu buluyorum. İlk sinyaller bu yönde. 14 Hazirandan itibaren uçuşlar başlayacak gibi gözüküyor. Sezonun uzayacağını da düşünüyorum. Kadir beyin ifade ettiği gibi iptal edilmeyen % 70 – 80 rezervasyonumuz var. 2. Dünya savaşından sonra Almanya böyle bir kriz görmedi. Özgürlüğüne düşkün olan toplum 2 – 3 aydır çok farklı bir pozisyondalar. Yasak kalktıktan sonra en hızlı bir şekilde tabii ki emniyet ve sağlık yerine geldiği taktirde tatil yapacaklarını düşünüyorum. Türkiye de burada ilk öncelikli ülkelerden olacaktır” dedi.

“Fazla kalabalık olmayan yerlere istek var, butik oteller kataloğu hazırlıyoruz”

Hikmet Atilla Kadir Uğur’a hitaben “turizm değişecek deniyor, değişim ne yönde olur, küçük otellere ilgi artar mı? Rezervasyonlarınız hangi doğrultuda gidiyor? Sorusunu yöneltti.

Kadir Uğur, “fazla kalabalık olmayan yerlere istek var bunları karşılamak istiyoruz” diyerek önümüzdeki pazartesi günü alakart adında küçük oteller kataloğu çıkaracaklarının altını çizdi.  Sözlerinin devamında Uğur; “Turizm nasıl değişecek? Bunu incelemeye fırsat olmadı. Hepimiz bir şok içerisindeyiz. Günlük problemlerle uğraşıyoruz. Oteller ve uçak şirketlerine ödediğimiz para var müşteri %20 rezervasyonda vermiş, biz 30 daha ekleyerek  % 50 olarak otele vermişiz. Hiç kimsenin beklemediği bir kriz olunca uçuramadık müşteriyi, bunlarla uğraşıyoruz. Seyahat acenteleri çok kıymetliler ve zor durumdalar onları nasıl kurtaracağız diye düşünüyoruz. Almanya’da 12 bin acente var, yarısı sıkıntı yaşayacak diye duyuyoruz. Ellerinde likidite yok” dedi.

“Su akar yolunu bulur” diyen uğur sözlerini şöyle sürdürdü; “Elinde sonunda kitle turizmi devam eder. Hiç istemediğimiz halde her şey dahil devam eder. Aslında her şey dahilden kurtulmak için bu bir fırsat ama keşke hep beraber hareket edebilsek, yarım pansiyona, tam pansiyona dönebilsek. Otelcinin cebine fazla para girerdi, esnafın cebine fazla para girerdi. Hem de israf ortadan kalkardı. Fakat ortak bir yön bulamadığımız için bu devam edecek. Yalnız bir şey biliyorum, tatil pahalılaşacak. 60’lı 70’li yılara olduğu gibi tatil bir lüks olacak. Herkes çıkamayacak. Otellerin misafir sayısı kısıtlanacak ama masrafları aynı kalacak. Uçakta da seyahat edenler azalacak ve boş koltukların masrafı diğer yolculara yansıyacak.

Aynı soruya cevap olarak Önder Sancarbarlaz da şu sözleri ekledi;  “tatil pahalandığında Didim yine ikinci konut tercihi olmamalı. Didim diğer turizm beldesinden farklılaşarak doğal hali ve sağlık ile öne çıkmalı, 365 gün yaşanabilecek bir yer olduğu vurgulanmalı. Sloganı da “ilk tercih Didim” olmalı. Bütün kurum ve kuruluşların yöneticilerini bir arada bulmuşken sağlık turizmine dikkat çekmek istiyorum. Daha önce hava kalitesinin bir üniversite tarafından analiz edildiğini ve muhteşem olduğunu biliyoruz. Bu verilerle dört mevsim yaşanılabilir bir oluşu öne çıkarılabilir diye düşünüyorum”

Belediye Başkanı Atabay verilen cevaplara şu sözleri ile katkıda bulundu; “Önder Beyin sözünü ettiği bizim üzerinde çalıştığımız bir konu. 14 istasyonda 3,5 yıl gerçekleşen hava ölçüm raporu çıkardık. AB kriterlerinin artı olarak çok üstünde bir hava kalitesi çıktı. Bundan faydalanmanın yanı sıra bu doğanın vermiş olduğu bu özelliği insanlığa sunmamız gerekiyor. Ülkemiz ve ilçemizin ekonomik faydası için bunun turizm yönünden faydalanmakta büyük yarar görüyorum. Paydaşlarımızla beraber çalışmamızı tamamlayıp çok yakında kamuoyuna paylaşacağız. Sağlık Bakanımızla da bu konuda girişimlerimiz olacak. Doğal olarak yaratanın bize verdiği bu havayı dört mevsim anlamında kullanmamız gerekiyor. Tüm insanlık olarak sağlığın ne kadar önemli olduğunu gördük.  Didim’i Avrupa çapında yıldız bir turizm ve sağlık beldesi yapma yolunda herkesin bilgisine ve becerisine müracaat ederek yapabileceğimizi düşünüyorum. Önder beye de bu konuyu açtığı için teşekkür ediyorum” dedi.

İngiltere’den toplantıya katılan İzzet Dönmez İngiltere’nin içinde bulunduğu süreç hakkında değerlendirmelerini paylaştı. “İngilizlerin hepsi gelmeye hazır” diyen Dönmez sözlerini şöyle sürdürdü “Maalesef İngiltere pandemiyi en kötü yöneten ülkelerin başında geliyor. Ekonomik çıkarlarını koruma açısından çok yavaş davrandılar. Bunun cezasını da çok ağır ödediler. İkinci dünya savaşından sonraki en büyük krizden bahsediyorlar. Ama yine de ekonomilerinin güçlü olması sebebiyle para sıkıntısı yaşamıyorlar. Devlet çalışamayanların %80 maaşını ödemeye devam ediyor. İnsanların parası var. Gelmek istiyorlar. Ama Kadir Beyin dediği gibi nasıl gelecekler. Karantina nasıl uygulanacak, uçaklarda orta koltuklar boş mu bırakılacak. Maliyeti uçak şirketine ne olacak. Müşteriye yansıyacak mı? bilmek istiyorlar.  

İngiliz pazarı bizim için çok önemli. Müşterilerimiz ile yazışıyoruz, görüşüyoruz. 1800 tane ev satmışız. Bu arkadaşlar bile bu seneyi unutmamız lazım, eylül – ekim gibi gelebiliriz diyor. Havayolu şirketleri fazla fiyatları arttırmadan insanları uçurmaya başlarsa ve Sağlık Bakanlığı karantina uygulamasına düzenleme getirebilirse bu belirleyici olacak. Hepimiz turizm başlasın istiyoruz. Gelsinler para harcasınlar istiyoruz fakat daha büyük dert açacaklarsa sistem oturunca gelseler bence daha iyi olacak. İngiltere’de 35 bin ölüm oldu. Bu çok yüksek bir rakam herkesi yakından etkiledi. Herkesin bir yakını kötü bir şekilde hastanelerde öldü. Psikolojik açıdan böyle bir risk almak zor geliyor insanlara. Bu sene özellikle.

Ülkeler kararlar alıyor, AB kendi ülkelerini önceliyor. Diplomatik girişimler yapılıyor. Süreç Lobilerin başarışına bağlı, herkes uğraşıyor.  Ama en önemli şey, ben biletimi nereden alacağım, kaç paraya alacağım, uçuşlar ne zaman başlayacak? Uçuşlar sürekli ertelendiği için insanlar plan yapamıyor.

Burada Sağlık Bakanı “yurtdışı tatillerini unutun” dedi. Burada Türk operatörlerinin önemi, uçak şirketlerinin önemi ve devletlerin politikası öne çıkıyor. İş devlete kalıyor.

Yıla çok iyi başlamıştık, vize ücretlerini kaldırdık. Şahlanma yılı olacaktı derken başımıza ayrı bir bela geldi. Ama turizm alışkındır. Çoğu arkadaşımız 86 dan beri turizmle uğraşıyor. Irak savaşını, gördük, Suriye’yi gördük. Rus uçağını gördük. Toparlanacağız. Yola devam edeceğiz. Operatörlerin de cevap beklediği birçok soru var. Bunlar cevaplanmadan insanların yeniden rezervasyon yapması zor” dedi.

Tekrar söz alan Hikmet Atilla DRV yurtdışı komisyonunda çok etkili isimler olduğunu belirterek Deniz Uğur ve Önder Sandarcanbaz’ın da çok aktif olduğunu ve etkili isimlerle görüşmeler sağladığını ifade etti. İlk gelenlerin gurbetçi vatandaşlar olduğunu öngörüsünde bulunarak gurbetçilerin ilgisini yurt dışından katılımcılara soru olarak yöneltti.

İlk olarak söz alan Kadir Uğur, Avrupa’da Türk Tur operatörlerinin sayılarının artması gerektiğini söyledi. “Kriz döneminde sorunları çözecek ve memlekete turist getirecek olan yine Türkiye sevdalısı Türk tur operatörleridir. Otelcilerden ricamız yabancılara verilen değerin Türk operatörlere de verilmesi lazım. Biz Türk operatörler ve acentalar Türkiye’nin elçileriyiz. Türk operatörleri koruyun çünkü her krizde biz oradayız. Bu ana kütleyi korumaya alın” dedi.  

Didim’e Marka Olacak Bir Müze Kazandırılmalı

Öner Sancarbarlaz da aynı soruya cevaben şu değerlendirmelerde bulundu “Avrupa’da yaşayan beş milyon Türkiye kökenli vatandaşımız var. Türkiye kan bağı, gönül bağı var. İlk seferlerde Türkiye’ye gidecek olanlar Türk kökenli arkadaşlar. Bizler bir elçiyiz burada. Türkiye bizim için gönül meselesi. İspanyolların yunanların İtalyanların burada böyle bir gücü yok. Almanya’da binin üzerinde Türk seyahat acentesi var ve ciroları milyarlarca Euro. Ayrıca İletişimde Türkiye’nin deniz kum güneşi geçmesi lazım, bütün Avrupa bunu biliyor. Biz misafirini iyi ağırlayan bir kültürdeniz. Turizmde ulaştığımız Bu rakamlar tesadüf değil. İnsanlar samimiyeti istiyor. Beklentiler farklı. Enlerin ülkesi olması beklenmiyor. En güzel kumsal en büyük otel beklenmiyor. Doğal ve gerçekçi olalım. Bakıyorsunuz büyük bir şirketin CEO’su ama egede bir taş evde kalmak onun için en büyük mutluluk. Avrupalı ve Avrupalının değer yargıları farklı” diyerek Avrupa’da yaşayanların bakış açısına dikkati çekti.

Sancarbarlaz Didim’e marka olacak bir müze kazandırılması önerisinde bulundu. Böylelikle Uluslararası çapta bilinirliğinin artacağını belirterek “Akıllarda farklı kalır. Diğer destinasyonlardan ayrışır” dedi.  

Hilmi Erbaş Almanya’dan katılım sağlayan Kadir ve Önder Beyler ile İngiltere’den katılım sağlayan İzzet Beyin önemli konulara değindiklerini ifade etti. “Şimdi belirsizlikler var, izzet beyin dediği gibi bizim dışımızda bir süreç var. Buradan önümüzdeki dönemde turizmi dönüştürmek için ne gibi çalışmalar yapabiliriz bu konu üzerinde dururlarsa çok memnun oluruz” dedi.

Müze önerisi için de Kültür ve Turizm Bakanlığının mega proje olarak duyurduğu bir çalışması olduğunu hatırlattı. “Bu projeye müdahil olarak bu müze fikrine katkı sunabiliriz” dedi.  

Turizmci Deniz Taş söz alarak Almanya’dan katılım sağlayan konuşmacılara “Seyahat sigortaları covid-19’u karşılamıyor diye bir açıklama vardı. Kapsama alınacak mı bu konuda duyumunuz var mı? Diyerek soru yöneltti.

Önder Sancarbarlaz “Almanya ile ilgili giriş çıkış yasağı kaktığı zaman sigortaya dahil olur. Ama yasak devam ederken siz kendi rızanız ile çıkarsanız kapsamayabilir” dedi.

Söz alan Başkan Atabay Didim’e, tarihi ve doğal güzelliklerine çok güvendiğini, 2014 yılından beri de önemli bir mücadele içerisinde olduklarını söyledi. Turizmin başladığı yıllardan bu tarafa Didim olarak bazı dönemlerde kolaycılıklara kaçıldığını, birkaç seyahat acentesi ve tur operatörü ile belirli birkaç ülkeden gelen turistlerin biz çaba harcamadan geldiği için tercih edildiğini belirtti.  “ama bunların hepsinden zaman içerisinde ders çıkardık” dedi.

“Müze konusu çok önemli bir konu, Milet müzemiz var ama tarihte çok önemli bir yer olduğu halde yeterli değil” diyen Atabay Altınkum’da Vakıflar Genel Müdürlüğü Dinleme Tesisinin 15 yıldır atıl olduğunu hatırlattı,  Didim’de açık hava müzesi olsun diye çok mücadele verdiklerini, maalesef başaramadıklarını ifade etti.  Atabay Kültür ve Turizm Bakanının birçok kez Çeşme ile Didim’e mega turizm kenti yapılma düşüncesi ve projesi olduğunu hatırlattı. Bakanlığın düşüncesinin yerel paydaşlarla şekillenirse bu gibi konularda çok önemli fayda sağlanacağını söyledi. İlçenin sağlık ve spor turizmi ile öne çıkabilirse önemli bir başarı kazanacağına inandığını söyledi. Birçok federasyonla görüşme sağladıklarını ifade etti. “Tabii her şey sizin elinizde değil yukarıya da karar vericilere bunu kabul ettirmeniz gerekiyor. Çok iyi anlatmamız lazım. Düşündüklerimizden bir tanesini hayata geçirebilirsek bizden sonrakiler için çok önemli bir adım olur” dedi.

Plan çalışmalarında Fevzipaşa’da butik otel yatırımı yapabilecek alanlar öngördüklerini, elliye yakın muhtelif büyüklüklerde yatırım alanı olduğunu ifade etti. Şehir merkezinde de 3. Koyda yaz kış açık kalabilecek butik tesisler için yatırım alanları olduğunu hatırlattı. 

Didim Turizm Derneği Başkanı Mustafa Şentürk söz alarak “Katılımcılara ve özellikle yurt dışından katılım sağlayan operatörlere derin teşekkürlerimizi iletiyoruz. Önümüzdeki süreçte bu günden itibaren ne yapabiliriz bunu tartışmak gerektiğini düşünüyoruz. Sağlık turizmi üzerine konuştuk. Turizm derneği olarak bir hafta içerisinde astım, KOAH, nefes darlığı ile ilgili Didim’in tedavi edici yönünü öne çıkaran bir video yayınlayacağız dedi.

Yurt dışındaki tur operatörleri ve siyasileri takip ettiklerini belirten Şentürk “15 hazirandan sonra Didim hem iç pazara hem dış pazara hazır olmalı diye düşünüyorum dedi. Önümüze çıkabilecek engellere karşı hazırlık yapmak için Didim Kaymakamlığı, Belediyesi, Ticaret Odası, Esnaf Odası ile beraber acilen turizm pandemi kurulu kurulması gerektiğini ifade etti.  

Bu haber toplam 928 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim