• Aydın10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Esnaf Odası Başkanı Selahattin ÇETİNDOĞAN Röportajı
08 Temmuz 2016 Cuma 14:52

Esnaf Odası Başkanı Selahattin ÇETİNDOĞAN Röportajı

AydınÖzel Haber Genel Yayın Yönetmeni Adnan AYTAŞKIN'ın Aydın Esnaf Odaları Birliği Başkanı Selahattin ÇETİNDOĞAN İle Röportajı..

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 1957 Yozgat Doğumluyum

Ben 6 mayıs 1957 Yozgat çekerek doğumluyum, Babam Aydın'a çalışmaya gelmiş eşini çocuklarını bırakmış çekerekten Aydın'a çalışmaya gelmiş. 1959 yılında bizi daha sonra memleketten Aydın'a getirmiş, ben Aydında Gazipaşa İlkokulu birinci sınıfa başladığımda Annem ile Babam ayrıldılar, biz iki kardeşiz, bir kardeşim var benden üç yaş küçük, ben 59 yaşındayım o da 56 oluyor okula gitmiyordu.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Annem İle Babam Ayrıldı

Ben birinci sınıfa gidiyordum Gazipaşa'da Annemle Babam herhalde buraya ayak uyduramadılar birbirlerine, köyden gelen insanlar Babam çobanlıktan gelmiş, Annem de aynı şekilde kendi malları olsun burada geçinememişler ayrılmışlar. Babam itfaiyede çalışıyordu biz üç yıl boyunca itfaiyede yattık kalktık çünkü Babam, Anneme vermedi bizi itfaiyede yattık kalktık eskiden çalışma şartları şöyleydi altı gün itfaiyede yatılıyordu bir gün dışarda yatılıyordu bir gün izinleri vardı şimdiki gibi değildi şimdi dönerli 7-3-11 sabah gibi ama o zamanlar altı gün itfaiyede yatılıyordu bir gün dışarda bir gün izinleri vardı.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 4. Sınıfta Okumayacağım Dedim

O zamanlarda Orta Mahallede evimiz vardı kiralık, orada kalıyoruk sonra zaten Babam evlendi başka bir bayanla evimize göçmüş olduk ben 4. sınıfa giderken rahmetli üvey Anneme okumayacağım dedim, O da okumayacağım deyince beni bir Kuaför salonuna götürdü.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Et'i Senin Kemiği Benim Dediler

Kuaför Güngör ustam biliyorsun eskiden şey vardı eti senin kemiği benim vardı getirdiler verdiler eti senin kemiği bizim dediler tabi şimdi onlar kalktı şimdi çocuğun omzuna dokunduğun an gelmiyor işe, ailesiyle toplanıp geliyorlar niye dokundun diye laf söylüyorlar ama o zamanlar öyleydi.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 4. Sınıfta İken 3 Yerde Çalışıyordum

Ben 4. sınıfa giderken sabahtan öğlene kadar Kuaför dükkanına gidiyordum öğlenden sonra okula gidiyordum, akşamda okuldan sonra eskiden bu Atatürk meydanında pastaneler vardı orada bir Karadeniz Çorba Evi vardı orada çalışıyordum, sabahtan öğlene kadar Kuaför dükkanına, öğlenden sonra Okul'a, akşamda Karadeniz çorba salonunda çorba satıyordum o yaşta bu böyle devam etti, sonra Karadeniz Çorba Ev'nin sahibi bir kaza geçirdi rahmetli oldu dükkan kapandı bizde bıraktık işi.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Ustam Beni İstanbula Gönderdi

5. sınıfı bitirdikten sonra devamlı çalışmaya başladım oradan Askere gittim, Muş'ta Ordu Evi'nde askerlik yaptım, kendi mesleğimi kuaförlük mesliğimi yaptım oradan geldim ustam dedi ki oğlum ben seni istanbula götürüp gideceğim çünkü kendisi istanbulda çalışmış yıllarca sonra Aydın'a gelip dükkan açmış ben seni İstanbul'a götüreceğim dedi orada kendini biraz daha geliştireceksin ondan sonra buraya gelirsin, Dükkan mı açmak istiyorsun, ortak mı olmak istiyorsun ne yapmak istiyorsan onu yapalım dedi, İstanbul'a gittim ilk bir ay bir otelde kaldım sağolsun kulakları çınlasın ustamın maçkada bir otelde otel odamın ücretini ödeyip bir ay beni orada yatırdı bende çalışmaya başladım

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Nişantaşı'nda Çalıştım

Nişantaşı'nda çalışmaya başladım bir ay'ın sonunda bizi tanıdılar dediler ki tamam sen artık dükkan da yatabilirsin bir buçuk sene boyunca o dükkan da yattım Kalktım ve o dükkanın bütün temizliğini akşam herkes gittikten sonra yaptım sabaha dükkanı pırıl pırıl herkese teslim ettim Allah onlardan da razı olsun onların sayesinde kendimi geliştirdim hep diyoruz ya işte kendşni geliştirme yenileme işte zamana ayak uydurma kendimi geliştirdim.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Param Yoktu, Dükkan Açtım

Aydın'a geldim, ustama geldim dedim, ben geldim bana %25 teklif etti bende olmaz kendi yerimi açarım kendi iş yerimde çalışayım dedim, Ramazan Paşadan aşağıya inerken Vardar İşhanının üstünde Yılmazlar Ticaret vardı onların ikinci katında dükkan açtım paramda yoktu iki koltuklu hatta müşterinin saçını yıkamak için koltuğum yoktu o çalışma koltuklarının birini götürüyordum orada saçını yıkıyordum ondan sonra çalışma koltuğunu oraya getirip müşteriyi oturtuyordum ama Allah'ıma çok şükür dükkanımı 7-8 koltuğa getirdim 13 kişiyle çalıştım

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 1984'te Oda Yönetimine Girdim

Ben 1981 yılında dükkan açmıştım, 1984'te de sağolsun o zamanın başkanı Ergün İpekçioğlu vardı bizim Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı, rahmetli Mehmet Fidan vardı ona devredeceğim ve senide yönetime almak istiyorum dediler benim için erken daha 81’de dükkan açmışım 3 yıl geçmiş ben biraz düşüneyim yok dediler biz seni yönetime alacağız yönetime girdim.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 1993 Yılında Oda Başkanı Oldum

1984 yılından 1993 yılına kadar bu yönetim de kaldım, 1993 yılında yine rahmetli Ahmet Fidan ben artık dedi Başkanlığı bırakacağım yapmayacağım dedi bu işi bizde bırakalım dedik madem sen bırakıyorsun bizde bırakalım fakat öyle bir gelişme oldu ki bir hanfendi aday oldu ve bu hanımefendi bizimle beraber eski çalışanlara bir teklifte bulundu ben Başkan olacağım sizi yönetime yazacağım dedi bende dahil olmak üzere biz bir akşam toplandık dedik ya bu nedir yani biz yıllardır Ahmet fidana yöneticilik yapmıştık şimdi bu bayan aday oluyor bize teklif ediyor biz kendimiz çıkalım o zaman dedik niye yani ona bırakacağız bu işi aday olduk eski yönetimle beraber birkaç kişi daha aldık ve kazandık.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 1993'te Birlik Yönetimine Girdim

1993 te bu arada da dediğim gibi 1993 yılında birlik seçimleri olacak rahmetli Nurettin Gündem gibi 36 yıl Birlik Başkanlığı yapmış o yine aday yine kulakları çınlasın Hulusi abi oda yönetim için de birlik yönetimi içinde, oda aday Hulusi abim benim çocukluğumu bilir yani biz çocukluğumuz onun elinde geçti diyebilirim eşi nalan abla benim çocukluğumu bilir Sümerbankta çalışıyordu ve dedi Selahattin oğlum ben adayım, sizden de destek bekliyorum.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Nurettin Amca'yı Destekledim

Benim yönetimimde de Aydın da eski berberlerden abilerimiz vardı ve nurettin amca ile görüşürlerdi eskilerden hep yok dediler Nurettin abiyi destekleyeceğiz dediler biz böyle istiyoruz böyle olacak seçime girdik. 1993 yılında seçimi kazandı nurettin amca. Hulusi abi kaybetti ben bu sefer nurettin gündem ilk seçimde Başkanlıktan sonra Birlik Yönetimine girdim 1996 ya kadar böyle geçti.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 1996'da Birlik Yönetimini Kaybettik

1996 da Hulusi abi yine aday Nurettin amca aday hatta Hulusi abi dedi ki bak oğlum biz bu seçimi kazanacağız gel eteğindeki taşları dök bizimle beraber çalış fakat benim yönetimim yine senin yönetime alırsa öyle olur ben sözüm de dururum herkese siz gelin bu işi halledelim çalışalım beraber bir daha ki dönemlerde belki yönetime alırım, yok tekrar illa Nurettin abiyi destekleyeceğiz yine. Biz Nurettin Amcanun listesinden tekrar seçime girdik 96 da fakat bu sefer kaybettik tabi demokratik yarış kazanılır kaybedilir biz dışarıda kaldık

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 1999 Yılında Tekrar Birlik Yönetimine Girdim

1999 da tekrar seçimler yapıldı bu sefer yönetimin içinden bir arkadaşımız aday oldu kulakları çınlasın Hulusi abi yönetime yazdı beni, kazandık 1999 yılında ve ben tekrar birlik yönetimine girdim yani üç yıl dışarda kaldım üç yıl sonra tekrar yönetime girdim böylelikle devam ettim.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : 2001 Yılında Birlik Başkanvekili Oldum

2001 yılında tekrar seçildikten sonra Aydın Esnaf Odaları Birliği Başkanvekili oldum 2014 yılına kadar Başkan vekilliğim devam etti. Hulusi abinin başına 2014 4 Mayıstan önce bir olay geldi buradan ayrılmak zorunda kaldı. O ayrıldıktan sonra yönetimin içinden  başkan seçilmiştim. Sağ olsunlar  9 kişiyiz biz.  7 arkadaşım bana oy verdi.  Bir arkadaşim çekimser kaldı. Bir arkadaşımda kendisi aday olduğu için  kendi ismini yazdı. Biz 7’ye 2  başkan seçildik içerden 8 ocakta 

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Seçime 2 Aday Girdik, Kazandık

2014'te 4 Mayısta da  karar aldık Genel Kurula gideceğiz. 2 adayla  gittik. Önce 4 adaydık 2’si çekildi. 2 aday kaldık. Seçimi kazandık. Alnımızın akıyla çıkan kardeşimden benim dostum ve kardeşim benim her zaman. Hiçbir zaman onun adına kim burada ne söylerse karşı çıkarım bende dahil olmak üzere dostum arkadaşım. Demokratik  bir yarışa  girdik. Kazanamadı olabilir bende kaybedebilirdim o kaybetti ama yine söylediğim gibi biz dostuz ve arkadaşız o günden bu yanada birliği bir yerlere  getirmeye bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. 

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Hulusi Abi 16 Yıl Başkanlık Yapmış

Tabi bu arada zaman zaman da duyuyoruz ya işte Hulusi abi gibi olmuyor. Hulusi abi gibi gitmiyor veya Hulusi abi gibi yapamıyor evet Hulusi abi 16 yıl Başkanlık yapmış tam 16 yıl boyunca eee bende tam 16 yıla geldiğimde başka bir Selahattin olurum tahmin ediyorm.  Hulusi Abi, Türkiye’de Esnaf ve Sanatkarlar konferasyonunda yönetim kurulu üyeliği yapmış, Türkiyede, Türkiye Kahveciler Federansyonu Genel Başkanlığı yapmış. Türkiye’de marka olmuş. Aydın da marka olmuş. Kendini kabullendirmiş. Profosyenelce bu işi yapmış.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Başkanlık Çok Farklı Bir Şeymiş

Şimdi bizde  herhalde bir- iki dönem sonra  bizde kendimizde bir selahattin olarak bahsettiririz diye düşünüyorum.  Bu  böyledir  bu işler yani. Hemen Hulusi abi gibi birşey beklenmesi benden evet bundan önce 11 yıl başkan vekiliği yapmışım orada bir tecrübem var. Ama  ne olursa  olsun  Başkanvekiliğiyle Birlik Başkanlığı arasında bir baktım ki içeri girdim de dünyalar kadar fark var, çok fark var orada belli sınırlar içinde kalıyorsunuz ama burada sınırları aşmış vaziyettesin tamamen iş üzerinde her şeyiyle işte kurullarıyla Belediyesiyle, Hükümetiyle, Konfederasyonuyla, Fedarasyonuyla  böyle değişik bir şeyin içindesiniz.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Ankara'da Mesleki Eğitim Danışma Kurulundayım

Ama bizde elbetteki Hulusi Abi'nin bayrağını hiçbir zaman  yere indirmeyeceğiz. Onun bayrağını hep  dalgalandıracağız;  hep dalgalandırıyoruzda benim her yerde Ankara’da da görevim var, hemen Ankarada göreve seçildim. Teskte  mesleki eğitim danışma kurulundayım. Buda  benim için başarıdır. Türkiye’de 82 tane birlik var. 30 tane Birlik Başkanı  bu kurulun içinde bunlardan  biride benim 52 tanesi dışarıda. Yani onun için çok şükür allah utandırmasın hiç birimizi.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Hem Esnafın Hem Halkımızın Hakkını Koruyoruz

Mücadelemiz esnafa bir şeyler vermek; esnaftan bir şeyler almak o da var yani ben her zaman söylüyorum biz her ne kadar Birlik olarak esnafın hak ve hukukunu korumak için geldiysek buraya. Dışardaki halkında hak ve hukukunu korumak zorundayız. Bu böyle çalıştırılır; böyle olması lazım.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Mevcut Yasa'da Yetkimiz Yok

Elbette yasalar karşımızaçok engeller çıkarıyor mu çıkarıyor. 5362 bize  göre güdük bir yasa. Yani hiç bize faydası olmayan bize bir şey katmayan  bize bir şey vermeyen bir yasa yani bizim öyle bir şey olmalı ki denetleme yetkimiz olmalı iş yeri kapatma yetkimiz olmalı işte ceza yazma yetkimiz olmalı. Ruhsatlar verilirken  ruhsatta imzamız olmalı gibi gibi bir şeyler olmalı. Ama ne yazık hiçbir şey  yok biz sadece  burada Genel Müdür gibi bir Müdür gibi gelecek üyenin evrağını imzalayacaksınız bankaya götürecek, Maliyeye götürecek esnaf kefalet'e götürecek falan filan bide emekli olurken bir belge imzalayacağız bizden çıkacak o belge.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Aydın'ın En Büyük Sivil Toplum Kuruluşuyuz

Diyoruz ki  sivil toplum kuruluşu olarak Aydının en büyük sivil toplum kuruluşuyuz. 50 bin  üyeye sahibiz. Ama yasal olarak bir gücümüz yok belli bir yerde tıkanıp kalıyoruz. Neyse şimdi  yeni bir yasa hazırlanıyor. Tahmin  ediyorum. Taslak halinde hemen hemende bitti. Tahmin ediyorum yeni, yeni bize bir şeyler verecekler.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Bütçelerimiz Çok Kısıtlı

Hani üye  bize diyor ki arkadaş siz  bize ne  veriyorsunuz haklı. Masanın o tarafına geçtiğim zaman  bende aynı onun gibi bağırırım,  haklı yani hakikaten  bir şey veremiyoruz. Şimdi tabi bütçelerimiz çok kısıtlı odalarımıza baktığımızda  gelirini giderini zorla  karşıladığımız odalarımız var. 82 odanın  içinde böyle gelirini giderini karşılayan   belki 40 odamız var. 45 odamız var diğerleri gelirini giderini zorla karşılayan kendine zorla bakan Genel Sekreterinin maaşını zorla veren odalarımız var.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Paramız Olursa Fuarlara Gideriz

Odaların bütçelerini kesin ve kesin düzetmesi lazım odalarına  para  girerse ha ne yapabiliriz şunu yapabiliriz fuarlara daha çok sık gideriz üyelerimizi  fuarlara sadece İstanbul fuarına götürmeyiz, Bursa da var, Konyada var , İzmirde var, İstanbulda var, Ankarada var buralara götürebiliriz, bu nedir sosyal bir faaliyettir. Nedir üyemizle hiç olmasa senede  bir kahvaltıda buluşuruz, bir yemekte buluşuruz veya bir piknikte buluşuruz böyle bir şey yaparız.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Üye Haklı Olarak Sorguluyor

Bütçe ile ilgili bu bayramlarda birbirimizi görürüz bir yerde toplanrız bir şeyler yaparız bir şey olur böyle olmayınca üyede haklı olarak diyor ki siz bize ne veriyorsunuz arkadaş diyor, haklı mı haklı. Ben sana yılda 250 lira aidat ödüyorum diyor siz bize ne veriyorsunuz. Bende diyorum ki sen buraya geç koltuğun bu tarafına geç bende o tarafa geçtim. Şimdi  sen buradasın ver bakalım bana bir şey yok böyle bir şey ama dediğim gibi bir yasayla ilgili bir şey kanunla ilgili bir şey inşallah yeni düzenlemede bir şeyler verilecek gibi gözüküyor.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Küçük Küçük Odalarım Var

Odaların bütçelerini genişletmekle ilgili odalara biraz daha para kazandırmakla ilgili düzelir diye düşünüyorum. Ama birde şu var. Küçük küçük odalarım var. 150 kişilik 130 veya 140 kişi hakikaten çok zor.  Kendilerini idare etmek, kendilerini yönetmek, kendilerini üyeye tanıtmak, üyelere anlatmak çok zor. Bana göre sayıları yükselmeli. Bilemiyorum bu  birleşmeyle oluyor başka bir şeyle mi olur. Başka türlü mü olur. Belki yeni  gelen yasada bütçelerimiz biraz  yükselirse o 150  kişilik odalarda iş yapmaya başlarlar belkide.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Güçlü Oda Güçlü Hizmet

Ama  dediğim gibi güçlü oda  güçlü hizmet. Yoksa başka türlü hizmet edemez.yetkimiz yok. Az öncede söyledim  benim öyle bir yetkim olmalı ki  üye benden demeli ki hakketten de   bu oda  birlik  bir şey yapıyor.  Bize bir şey veriyor. Yok o çok ceza yiyen olmaz ki orada.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Yasa Ne Emrediyorsa Onu Uygulamalıyız

Şimdi bakın 500 kişi içinde iyiside var eğriside var, kötüsüde var, çürüğüde var. Bu düzelir bana göre farklı bir yere gelir yani. kaç kişi ceza yer bizden ye se  bir oda da 5 kişi  yer. 10 kişi  yer, 15 kişi yer. 500 den bahsediyorum.  400 küsür kişi seninle beraber. Şu var mı seçimle geldiğimiz için bazı şeylerden çekinirmiyiz  çekiniriz. Ama ya işte oy verecek,  oy alacağız.  Bunu düşünmemek lazım  idarecilikte yasa  bize ne emrediyorsa onu yapmak zorunda kalmak  gerekir. Başka türlü hizmet edemezsiniz. Bu olmazsa zaten kurum  olmazsınız.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Biz Kurum Olmalıyız Diyorum

Ben  hep şunu söylüyorum buraya geldiğimden beri biz kurum olmalıyız diyorum.  Bize dişardan gelen  üye kurum olarak görmeli.  Fakat  bir kahvehane gibi, bir bakkal  dükanı gibi, bir berber dükkanı gibi , bir manav dükkanı gibi görmemeli.  Ben bir kuruma gidiyorum demeli. Ben bir kuruma giderken veya benim üyelerin bir kuruma giderken  bir Sosyal Güvenliği giderken  bir Maliye ye giderken  bir Mili Eğitime giderken  nasıl  bir Valiliğe giderken derli toplu gidiyorsa banada gelirken, bir kuruma gidiyorum. Burası bir kurum  demeli.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Kurumsallaşmayı Öğrenemedik

Biz ne yazık ki  kurumsallaşmayı  daha öğrenemedik yapamadık. Yok mu odalarımız var  ben 82 odanın içinde  hakikatan  kurumsallaşmış  kurum gibi çalışan  üyesine hizmet e hiç eksiklik vermeyen  odalarımız var. Ama böylede odalarımda da var  ne yazık ki kurumsallaşamıyoruz. Yani bu kurumsallaşma derdi  dediğim gibi  bütçesinin olmayışı  parasının olmayışı  üyesine hizmet  veremeyişi.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Oda da Para Olmayınca Ne Verecek

Ben şimdi esnafı  Genel Kurullarda görüyorum.  Her Genel Kurulda  üyesine bir şeyler  dağıtıyor.  İşte bir gittiğimizde  biri Şemsiye dağıtıyor, bir gittiğimizde biri Radyo dağıtıyor  bir gittiğimizde  bir şeyler veriyor. Üyeninde hoşuna gidiyor. Neden benim  paramla bana bir şeyler veriyor  bizde yok böyle bir şeyler  yapamıyoruz. Yani  benim bir Odam Genel  Kurulda ne var  üyesine birer  çanta dağıtabilse birer şemsiye verebilse  birer küçük çanta hediye edebilse. O da der ki bak benim paramla  bir şeyler veriyor diyor. Ama yok Oda da para olmayınca ne verecek.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Birlik Olarak Her Zaman Destek Oluyorz

Birlik olarak üyelerimize her zaman destek veriyoruz. Birliğin 82 odanın içinde topladığı kendi gelirleriyle  katkılarıyla şuda var  bize 82 odadan gelen katılma payı var, burada bizim 2 aylık  harcamamız yani cüzi miktar  bizim diğer gelirlerimiz  sicilden gelen,  evraktan gelen,  evrak satımında biz yaptığımız için fiş fatura,  fiyat tarifesi diğer  belgeler falan  bizim, bizde gelirin bir bölümünü Konfederasyona veriyoruz.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : İş Profosyonelliğe Döndü

Ama dediğim gibi  Odaların gelirlerinin mutlaka düzelmesi lazım.  O zaman  Oda Başkanları  yöneticiler  tüm her şeylerini ortaya koyarlar.  Böyle olunca koyamıyorlar.  Ne veriyoruz ki adam da kendi kendine  zaten  ne veriyoruz ki  ne alacak bu üyeden. Şimdi bakın şöyle bu iş artık profesyonelliğe döndü artık. Amatörce değil. Çünkü biz yarı resmi yarı  tüzeliz.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Başkanlar Oda'ya Uğramalı

Başkanlar Öğleye kadar bana göre Odasına gelip,  Oda'da bir gün önce  gelen Genelge,  gelen Yönetmelik, gelen yazı ne bileyim  takip edip  ertesi gün üyesi bir şey sorduğunda  cevap verebilmeli. 

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Ben Bilmem Başkan Bilir

Ben hep şunu söylerim;  yöneticilerede  bakın arkadaşlar  yönetim Kurulu Toplantılarını nasıl yapıyorsunuz akşam  dağıldınız sabah  bir üye dedi ki  yönetim kurulu toplantısı varmış ne yaptınız, ne kararı aldınız ne oldu falan. EEE ben bilmem Başkan bilir. O zaman yöneticilik yapmayacaksın. Sende bileceksin. Çünkü bu odayı sadece Başkan yönetmiyor.  Bunun yanında yönetimde var  Başkan karar veremiyor sadece  bir karar alıyor,  yönetim diyor ki hayır  o zamanda oturup kalıyorsunuz. Onun için beraber çalışacağız.

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Yönetici Cevap Verebilmeli

Biz  birlikte olacak hadi diyorum ya biz  olacağız yönetim  hak sahibi olacak yönetim  cevap verebilecek üyeye  biz akşam diyecek bir  karar aldık, şunlar şunlar yapılacak, Şunlar şunlar olacak, şunlar şunlar  alınıp verilecek. Ee ben bilmem Başkan  bilir dediğinizde  ne kurumsallaşma  olur. Ne kurum  olabiliriz nede başka bir şey  olur. 

Selahattin ÇETİNDOĞAN : Genel Sekreterler Başkanlık Yapıyor

Geliyorum öbür tarafa  odasına uğramayan Başkan  o idare eden  kim oluyor biliyor musunuz. Genel Sekteker,  hem Başkan oluyor  hem Genel  Sekreter oluyor, üyede o Genel Sekreteri  hem Genel Sekteker hemde Başkan biliyor.  Ama benim dediğim gibi olsa sabahtan öğleye kadar  veya öğleden sonra  3 ten sonra 2 den sonra  gelse orada  bir gözükse birkaç üye görse  onun orada, aaa burada Başkan oturuyor.  Elbette ki maaşınıda alacak. Ben her zaman söylüyorum  biz burada riskli bir iş yapıyoruz. Taşın altına elimizi koyuyoruz.  

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1597 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim