• Aydın35 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rota Danışmanlık Sahibi Muammer ÇİÇEK Röportajı
07 Aralık 2016 Çarşamba 00:08

Rota Danışmanlık Sahibi Muammer ÇİÇEK Röportajı

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Osman ÇELİKKOL Rota Danışmanlık Sahibi Muammer ÇİÇEK ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Osman ÇELİKKOL Rota Danışmanlık Sahibi Muammer ÇİÇEK ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi

 

Osman ÇELİKKOL : Biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Muammer ÇİÇEK : 1980 Darbe Olduğu Zaman Askeri Liseyi Kazandım

1966 Manisa doğumluyum. Eskişehir ile bağlantım da var. Babam Manisa dokuma fabrikasında çalışırken Eskişehir’den Manisa’ya geliyor. Ben de orada doğuyorum. Daha sonra babam Almanya’ya gidiyor bende babaannem ile geçiyorum. İlkokulu Eskişehir’de okudum. Daha sonra 1980 yılında Deniz Astsubay hazırlama okuluna giriyorum. İhtilal olduğu yıllarda. Tam darbenin olduğu yıl ben okula giriyorum. Daha sonra İstanbul Beylerbeyi Deniz Astsubayı okulunu bitirdikten sonra askeri hayata geçtim. 25 yıl görev yaptıktan sonra Mersin Akdeniz Bölge Komutanlığından emekli oldum.

Osman ÇELİKKOL : Askerlik hayatı zor muydu ?

Muammer ÇİÇEK : Denizcilik Zevkli Bir Meslektir

Ben görevimi makineci olarak yaptım. Daha sonra personel bölümüne geçtim. Denizcilik zevklidir. Erken olgunlaşıyorsunuz. Problem çözme olayları daha erken yaşta vuku buluyor. Aynı zamanda ekonomik özgürlüğünde erken yaşlarda oluyor. Hayata biraz daha güvenle yaklaşıyorsunuz.

Osman ÇELİKKOL : Makine olarak demiştiniz. Meslek Lisesi mezunu musunuz?

Muammer ÇİÇEK : Her Dersi Gördük

Okuduğum Deniz Astsubayı hazırlama okulu lise ve dengi bir okuldu. Askeri lise gibi düşünün. Gördüğümüz meslek dersleri; elektrik, elektronik, ağaç işleri, torna tesviye, döküm, kaynak, gemicilik bunun haricinde matematik, fizik, kimya, psikoloji, sosyoloji, yabancı dil gibi dersleri de aldık burada. Bunun yanında birde askeri eğitimler vardı.

Osman ÇELİKKOL : Askeri okullardan mezun olanlarda genelde bir disiplin vardır. Bu disiplinin artısı mı vardır yoksa eksisi mi vardır ?

Muammer ÇİÇEK : Lise Döneminde Disiplin Öğreniyorsunuz

Çok katı bir disiplin süreci olarak göremeyiz. Ben geminin organizasyon yapısını örnek vereyim. Gemide bir tertip bir düzen süreci olmadığı müddetçe bir verim alamazsınız. Gemi başlı başlına bir silahtır. Aynı zamanda ayrıyeten silahları da vardır. Topu, tüfeği, torpidosu, mayını gibi silahları vardır. Birde bu geminin makinecisi, güvertecisi, askeri gibi durumları da vardır. Bu yüzden belli bir düzen ve disiplin sürecinde olmazsa karmaşık bir düzen oluşuyor. Lise çağlarında zaten bu düzene disipline başlıyorsun.

Muammer ÇİÇEK : Hayatta Hep Planlı Gidiyorsunuz

Çok artısı oldu.  Çalışma hayatımda olsun, hayata bakış açısında olsun, aile içinde, arkadaş çevrende olsun hep bir düzen oldu. Ben örneğin tarifeli uygulamaları kaçırmam. Uçak olsun, tren olsun, otobüs olsun, gemi gibi fırsat olursa her zaman kullanırım. Hayatta bir plan yapıyorsunuz ve bunu önceden kendinizi hazırlıyorsunuz. Bu şekilde hayat biraz daha iyi gidiyor.

Osman ÇELİKKOL : O zaman karakterinizin ana temellerini askerli lisede aldınız diyebilir miyiz ?

Muammer ÇİÇEK : Ölçülü Hareket Ediyorsunuz

Şimdi okula 14 yaşında başlıyorsunuz. Bu yaşlar ergenlik çağları ve siz bir disipline girme sürecine giriyorsunuz. Daha enerjik olacağınız zamanlarda her şeyi daha ölçülü bir şekilde yapıyorsunuz. Çünkü aşırıya giderseniz bazı yaptırımlar oluyor. Disiplin cezaları gibi.

Osman ÇELİKKOL : Kendi isteğiniz ile mi emekli oldunuz yoksa istifa mı ettiniz ?

Muammer ÇİÇEK : 40 Yaşında Emekli Oldum

O zamanlar tam sınırdaydık. Aslında devam edebilirdim. Hala hazırda şuan 5-6 arkadaşım görevlerine devam etmektedirler. Yaş haddi sürecini doldurmadılar. Şimdi bu sınıra geldiğiniz zaman bıraktınız bıraktınız. Yeni bir hayatın başlangıcı da olabilir, o askerlik hayatı sürecini devam ettirmede olabilir. Ben yaş itibari ile 40 yaşımı doldurduğumda emekli olmuştum. 40 yaş emeklilik için erken bir yaştır. Eğer o 40 yaşında emekli olmasam belki hala daha devam ediyor olurdum. O zaman hayat koşullarında; işte çocuk okuyor, çocuk lise üniversiteyi okuyor, çocuk nişanlanacak, evlenecek veya öyle olacak böyle olacak diye döngüler giriyor.

Osman ÇELİKKOL : Emekli olduktan sonra ne yaptınız ?

Muammer ÇİÇEK : Sivil Hayata Alışma Süreci

İlk 2 yıl boşta kaldım. Çünkü sivil hayata alışma süreci başlamıştı benim için. Bu sivil hayata alışma sürecinde işte yapamadığınız şeyleri yapmayı deniyorsunuz. Daha sonra bu meslekteki birikimlerinizi değerlendirmeye çalışıyorsunuz.

Muammer ÇİÇEK : İşçi – Personel Astsubaylığı Yaptım

Ben görevde iken Kamu yönetimi okudum. Zaten görevde iken tersane komutanlığında işçi-personel astsubaylığında bulundum 4-5 yıl kadar. Burada iş mevzuatı, zaten bizim kendi personelci olmamız vasıtasıyla Emekli Sandığı Mevzuatı Devlet Memurları yasası olsun, kendimizin 926 sayılı yasa olsun biliyorduk.

Muammer ÇİÇEK : Ali TEZEL 14 Haftalık Eğitim Verdi

Bir birikim vardı. Eksik olan bir bağkur kendi nam ve hesabına çalışanlar diye geçiyor yasalarda. Bununla ilgili eksik vardı. Bunları pekiştirmek için Ali TEZEL’ den 14 haftalık bir eğitim aldık. Orada yurdun değişik yerlerinden baya bir çevremiz oldu. Ondan sonra bu danışmanlık bürosunu kurduk.

Osman ÇELİKKOL : Kaç yılında açtınız büronuzu?

Muammer ÇİÇEK : SGK Mevzuatı Karışıktır

Resmi olarak 2007’de kursla beraber başladık ama asıl 2009’dan sonra asıl tam süreç başladı ve kurduk. Şuanda da devam etmekteyiz. Aydının hemen hemen bütün ilçelerinde danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bunun yanında işçi alacakları ile ilgili süreçte var. SGK mevzuatı biraz karışıktır. Gerek hukukçu arkadaşlar olsun pek bulaşmak istemiyorlar.

Muammer ÇİÇEK : İş Mevzuatı Daha Düzgündür

İş mevzuatı biraz daha düzgündür. 4857 ondan önceki 1475 sayılı yasalar biraz daha düzdür. Ama iş mevzuatı, gerek emekli sandığı yasası, gerek bağkur yasası, tarım işçileri, yeri geldiğinde gazetecilik, yeri geldiğinde denizcilik yasaları gibi hep bunlar Sosyal Güvenlik ile ilgili. En son 5510 sayılı yasa çıkınca birleşti ama yine geçici maddelerle sürekliliği devam eden süreçler var. 

Osman ÇELİKKOL : Bir nevi işiniz avukat mesleği gibi değil mi ?

Muammer ÇİÇEK : Hukukun Bir Dalı

Hukuk bizim işimize göre daha geniş bir alanı kapsıyor. Bizim yaptığımız işte hukukun bir dalı diyebiliriz. İş ve Sosyal Güvenlik Hukukun ayrı bir dalıdır zaten. Aynı zamanda şuan 2. Üniversiteyi okuyorum. Adalet bölümünü. Bunu bitirdikten sonra dikey geçiş ile hukuk belki olabilir. Öyle bir hedefimiz var. Bu yüzden okumanın yaşı yok. Zaten yaş bakımından yarım asrı devirdik. Bunun sınırı yok. Okuduğunuzda güzel şeyler öğreniyorsunuz. Öğrendikten sonraki süreçte böyleymiş diyebiliyorsunuz.  Bazen de o kadar da büyütmemek gerekiyormuş diyebiliyorsunuz.  

Osman ÇELİKKOL : Sadece Aydın ili genelinde mi danışmanlık hizmeti veriyorsunuz ?

Muammer ÇİÇEK : İnsanlarımız Haklarını Bilmiyorlar

Tekirdağ, İstanbul, Amasya, Eskişehir, Denizli gibi şehirlerden de gelenler var. Daha çok buradan gelenler eş dost çevresi idi. Şimdi kendimizi tanıtma sürecinde web sitesi vs. biraz daha profesyonel olmak lazım. İnsanlarımız gerçekten haklarını bilmiyorlar. Bu emeklilik konusunda yardımcı olduğunuzda, işin bir ekonomik getirisi olabilir işin sosyal yönden manevi tatmin olarak o manevi tatminde yabana atılacak bir şey değil.  

Muammer ÇİÇEK : Cenin Ana Rahmine Düşmesinden Çocukları Olması Gibi Devam Eden Süreç

Bir cenin ana rahmine düşmesinden tutun doğması, büyümesi, genç olması, meslek sahibi olması, anne baba olması, ölmesi, çocuklarının aynı sürece girmesi gibi devam eden süreci Sosyal Güvenlik takip eder ve kapsar.

Muammer ÇİÇEK : Emekli Rahat Yaşıyorsa Ülkede Refah Hakimdir

Anayasamızda diyor ki Sosyal Hukuk Devleti. Bu süreci ele alalım. Anayasada çocuklarımız, yaşlılarımız ve engellilerimiz için özel maddeler var. Emeklilik süreci yaşlılar ile ilgilidir. Bakıyorsunuz bir ülkenin emeklileri ne kadar rahat yaşıyorsa o ülke refahtır.

Muammer ÇİÇEK : Gençler İş Bulamıyor

Ama emekliler gerçekten zorluk aşamasındaysa, şimdi %50-60 yoksulluk, açlık sınırının altında maaş alıyor. Dolayısı ile çalışmaya mecbur kalıyor. Bir emeklinin çalışması demek okuyup meslek sahibi olan gençlerin iş bulma sıkıntısına yol açıyor. Ekonomik döngü birbirini engelliyor burada. Bu sebeple işsizlik oranı artıyor.

Muammer ÇİÇEK : 1300 TL Değil de 2000 TL

Bu sebeple pastadan alacağımız pay emeklilerde, gençlerde ne kadar fazlaysa, adaletli dediğimiz bu sosyal hukuk devleti dediğimiz süreç biraz daha yerine oturmuş olacak. Örnek vermek gerekirse işçileri asgari ücret 1300 TL değil de 2000 TL olsa, Emeklilerin aldığı maaş 1300-1500 yerine 2500 TL olsa, okurken gençlerin yurt problemi olmasa, devletten alınan burslar herkes alabilse, verilse.

Muammer ÇİÇEK : ODTÜ’yü Bitiren Koç, Sabancı Grubuna Gidiyor

Tabi devlet maddi durumu iyi olan kişilere ayrı bir düzene koysa ama açlık sınırındaki bir kişinin çocuğuna burs verebilse. Ali TEZEL’ den duyduğum bir şey vardı. Bizim Ekonomi Profesörlerimiz derslerde veya kamuoyunda yaptığı açıklamalarda hiç kimse kendi şirketini kurma açısından motive olmuyor veya motive edilmiyor. İşte ODTÜ’yü bitirdiysen Koç Grubunda, Sabancı Grubunda iyi bir pozisyonda çalışırsın. İyi güzelde neden kendi şirketini kurup üretime katılmıyor insanlar.

Muammer ÇİÇEK : Ekonomik Döngü Kendi Sürecini Oluşturur

Devletin destekleri var veya neden devlet bu gibi süreçleri neden desteklemez. Pırıl pırıl gençlerimiz var. Hepsi de iş arıyorlar. Devlet üreten kesime o zaman teşvik verecek. Bunun geri dönüşümünü bile yapmasa ekonomik döngü kendi sürecini yapar. O kendi işletmesini açtıktan sonra işçi çalıştıracak, ekonomiye katkısı olacak. Kendisi bir döngü oluşturacak. 

Osman ÇELİKKOL : Bu konulara pek aşina değilim fakat BAĞ-KUR’lunun SSK’lıya bir üstünlüğü veya tam tersi bir durum var mı ?

Muammer ÇİÇEK : SSK'lı, BAĞ-KUR'lu ve Tarım BAĞ-KUR'lu

SSK dediğimiz bir hizmet akdine, kendi emeği ile çalışan bir işverene bağlı olarak çalışan kişiye biz şuan 5510’da 4A diyoruz. Eski tabiri ile SSK’lı diyoruz. Kendi nam ve hesabına çalışan, beyaz yakalılar; mimarlar, mühendisler kendi bürolarını açarlar ise kendi nam ve hesabına çalışacakları için ama ağırlıklı olarak esnaf dediğimiz berber, kasap, manav, bakkal gibi yapanlar kapsıyor. Bir de Tarım BAĞ-KUR dediğimiz süreç var. Tarımsal faaliyet yapan kişilerde kendi nam ve hesaplarına çalıştıkları için onlarda Tarım BAĞ-KUR olarak geçiyorlar.

Osman ÇELİKKOL : BAĞ-KUR ile Tarım BAĞ-KUR arasında ne fark var ?

Muammer ÇİÇEK : Prim Ödemelerinde Bir Fark Var.

Prim ödemelerinde bir fark var. Tarım BAĞ-KUR’dakilerin prim ödemeleri biraz daha düşük. Devlet şimdi esnaf bağ-kur’una da bir indirim yaptı. Makası biraz daralttılar. Prim ödemelerinde biraz birbirine yakınlaştırdılar. Sosyal Güvenlik tek bir çatı altında topluyor ama eski süreci devam ettiriyor. Kanunun bir maddesinde a fıkrasında SSK’lı çalışan b fıkrasında BAĞ-KUR çalışan, c fıkrasında da Memur kesimini almış. Ama bazı geçici maddeler ile bazı süreçler devam ediyor.

Osman ÇELİKKOL : Sigorta primin ne kadar yüksekse emekli maaşının o kadar yüksek olacağı doğru mu?

Muammer ÇİÇEK : 3300 TL Altında Kazancınız Olursa Her Ay 2.5 TL Düşüyor

SSK 4A maaş bağlama sürecinde, 3 kategori var, 8 Eylül 1999”dan önceki geriye dönük 10 yıllık süreçte, maaşın asgari ücret olsa dahi prim gününüz 3600 gün olması maaşın yüksekliğini etkiliyor. 1999 ve 2008 arasındaki süreç,  1 Ekim 2008 den sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı kanun ile maaş bağlamada düşüş yaşanıyor, 3300 TL’nin altında prime esas kazancınız olursa, ileride alacağınız maaş her ay 2,5 TL düşüyor.

Muammer ÇİÇEK : 2 Asgari Ücret Tutarında Maaş Ödemesi Gerekiyor

Maaş bağlamasındaki kriterler nedeniyle emekli maaşında düşmeler meydana geliyor. Teknik konular olduğundan kişilere anlatmakta zorlanıyoruz. Bu düşüşün önlenmesi için işverenin işçiye 2 asgari ücret tutarında maaş ödemesi gerekiyor.  İşveren sigorta primini düşük yatırmak için değişik yöntemler izliyor. Asgari ücret kadar maaşını bildirip geri kalanını elden teslim ediyor.

Osman ÇELİKKOL : Siyasi hayatınızdan bahseder misiniz?

Muammer ÇİÇEK :  Denizlere Açılan İnsanların Dünya Görüşü Farklıdır

Genel görüşüm hep sol düşünce olmuştur. Silahlı kuvvetlerde Atatürkçü bir çizgi vardır. Deniz Kuvvetleri açısından söylersem;  Dünyanın gelişimi denizlere açılmakla olmuştur. Denizlere açılan insanların dünya görüşü daha farklıdır, olaylara değişik yönlerden bakarlar. Eşim ve ben belirli bir aşamadan sonra siyasi çizgide görevde yaptık.

Muammer ÇİÇEK : İlçe Sekreteri Görevlerinde Bulundum

Cumhuriyet Halka Partisinde, eşim Havva ÇİÇEK yaklaşık 6 yıl kadın kollarında aktif olarak çalıştı, 1 yıl Efeler İlçe Kadın Kolu Başkanlığı yaptı. Bende bundan önceki yönetimde yerel seçimler, genel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İlçe Sekreteri olarak görev yaptım ve görevi bıraktım.

Osman ÇELİKKOL: Görevi neden bıraktınız? Ne kadar süre görev yaptınız?

Muammer ÇİÇEK : Tüm Emekliler Sendikası Yüksek Denetleme Kurulu Üyesiyim

Ufak tefek kırgınlıklar oldu, siyasette görüş ayrılıkları oluyor, o konuda sıkıntı yok. Emekli olunca iki yere üye oldum, DİSK’ e bağlı Tüm Emekliler Sendikasına ve Cumhuriyet Halk Partisine. Şu an parti üyeliğim devam ediyor. Aktif olarak partinin çalışmalarına katılıyorum, Tüm Emekliler Sendikasında da genel merkezde Yüksek Denetleme Kurulu üyesiyim.  

Osman ÇELİKKOL : Milletvekili olmak gibi bir düşünceniz oldu mu?

Muammer ÇİÇEK : 1 Kasımda Süreçler Değişti

Aydında CHP olarak kendi üyelerimiz ile birlikte demokratik bir ön seçim yaptık. Bu seçimde ekonomik durum 2. plana atıldı. Adaylarımız üyelerimizi ne kadar ikna edebildilerse, üyelerimiz onlara bir sıralama verdi. Bizde kendimiz aday sıramızı belirledik. Benim kendimin milletvekili olma gibi bir düşüncem yok. Biz 7 Haziranda 4 milletvekili çıkardık. Daha sonra 1 Kasımda bu süreçler değişti. Gerek Mhp’den AKP’ye geçişler oldu. Gerekse diğer partilerde AKP’ye geçişler oldu. O yüzden bir milletvekili kaybettik.

Osman ÇELİKKOL : AKP- MHP, HDP – CHP yakınlaşması var gibi medyada ?

Muammer ÇİÇEK : CHP Terör’ ün Karşısındadır

Cumhuriyet Halk Partisi terör ’ün karşısındadır. Bunu ben şahsi olarak da söylüyorum genel başkanımızda söylüyor. Terör ile mesafe koyulmadığı müddetçe bizim kişilerle bir diyaloğumuz olamaz.

Osman ÇELİKKOL : Milletvekillerini halk seçiyor. Bu milletvekilleri istediği sözü söyleme hakkına sahip gibiler. Tutuklanma gibi bir durumları yok. Fakat bizlerden biri çıkıp aynı sözü söylese o kişiyi hemen tutuklarlar. Aslında seçen bizleriz fakat onlar yaptıklarından sorumlu değil biz ise sorumlu oluyoruz. Burada bir adalet söz konusu olabilir mi ?

Muammer ÇİÇEK : Milletvekillerinin Dokunulmazlığı Çok Geniş

Benim şahsi görüşüm milletvekillerinin dokunulmazlığı çok fazla geniş tutulmuş. Burada sadece yasama kapsamı içerisinde bir dokunulmazlık olmuş olsa, milletin vekili ile halk biraz daha eşit konuma gelmiş olacak. Bu süreçte ancak demokrasimizin gelişmesi ile olabilecek bir süreçtir. Bu aradaki makas çok fazla açılmamalıdır.

Muammer ÇİÇEK :  Empati Kurmamız Lazım

Bir süreci öncelikle nasıl anlatacağız. Empati kuracağız ilk başta. Burada insanlarımıza durumu anlattığımızda anlıyorlar. Bazen anlatma tarzınız dahi çok önem arz ediyor. Yoksa bizim sosyal demokrat düşüncede, sol düşüncede genele baktığımızda dünyada Küba devlet başkanı Fidel Castro rahmetli oldu. Adamın yaşantısı hep mücadele, hep halkına doğru. Bunun çok büyük servetimi çıktı. Biz ne yokluklarla buralara kadar geldik. Bizim burada gireceğimiz yol ve bu yolda ilerleyeceğimiz süreç önemli. Bizim genç nüfus sıkıntımız var mı? Yok. Ham madde eksiğimiz veya tarım üzerine eksiğimiz var mı. Bizim yapacağımız bu süreçlerin hepsini birleştirip daha iyi bir yol ortaya koymak.  

Osman ÇELİKKOL : Bunları devlet yapmalı değil mi. Örneğin tarımda kalkınmak gibi

Muammer ÇİÇEK : Tarımda Kalkınmayı Üretici ve Tüketici Talep Edecek

Tarımda kalkınmayı ilk önce kim talep etmeli. 2 taraf var. Biri üreten taraf diğeri ise tüketen taraftır. Her ikisi de talep edecek. Tüketen diyecek ki ben iyi bir tarım ürünü istiyorum. Ben sebzemi meyvemi ilaçsız, hormonsuz, doğal ürün tüketmek istiyorum diyecek. Üreten de diyecek ki ben ürettiğim malzemeyi değerinde satayım. Zarar etmeyeyim diyecek. Yani karşılıklı çıkar sürecidir.

Osman ÇELİKKOL : Tarım bir sıkıntı mevcut fakat her şeyi devletten bekliyoruz.

Muammer ÇİÇEK : Bütçenin %10’u Tarım’a Ayrılmalı

Bizim genel başkanımız bir açıklama yaptı. Mecliste bütçe ile ilgili görüşmede. Tarım kanunun a maddesinde %10’u kadar bir para ayrılmalı. Yani 10 yıllık bir süreçte bütçenin %10’u tarımsal faaliyetleri desteklemek için ayrılmalı. Yaklaşık 90 Milyar TL gibi bir para ayrılmış. Çiftçinin geri kalan süreçte daha 60 Milyar TL’lik bir hakkı var. Bunu hükümet vermiyor. Niye vermiyor. Biz seçim bildirgesinde mazotu gemilere verdiğimiz gibi verecektik. Üreten kesime girdi maliyetlerini azaltacak şeyler yaptığınız zaman ve onlara destek verdiğiniz zaman aynı zamanda da ekonomiye destek vermiş oluyorsunuz. Tüketiciye destek vermiş oluyorsunuz. Bizim burada tarımı dışlama gibi anlaşılmasın ama endüstri sektörüne geçiş yapmamız lazım. Biz işini iyi yapan bir orkestra şefine ihtiyacımız var.

Röportaj : Osman ÇELİKKOL

_dsc3962-(1).jpg_dsc3973.jpg_dsc3977.jpgsablon-010.jpg

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 8575 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim