• Aydın18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tostçu Serkan Sahibi Serkan EDGÜ Röportajı
08 Aralık 2016 Perşembe 20:25

Tostçu Serkan Sahibi Serkan EDGÜ Röportajı

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Osman ÇELİKKOL Tostçu Serkan Sahibi Serkan EDGÜ ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Osman ÇELİKKOL Tostçu Serkan Sahibi Serkan EDGÜ ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

Osman ÇELİKKOL : Biraz kendinizi tanıtır mısınız ?

Serkan EDGÜ : Elektrik Bölümü Mezunuyum

1981 Aydın doğumluyum. Eğitim hayatıma Atatürk İlköğretim okulunda başladım. Daha sonra Mimar Sinan Endüstri Meslek Lisesi Elektrik bölümünü bitirdim. Burayı da bitirdikten sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi Elektrik Bölümünü bitirdim. Bu bölümü okuduğum süre içerisinde hayatım boyunca şuanda yapmakta olduğum meslek ile uğraştım. Kendimi bu alanda daha iyi yetiştirerek, sürekli her gün daha iyi neler yapılabilir diye düşünerekten azimle, kararlılıkla ve titiz çalışmamızla buralara kadar geldim.

Osman ÇELİKKOL : Burayı ne zaman açtınız ?

Serkan EDGÜ : Tostçu Serkan 10 Yıldır Hizmet Veriyor

10 yıldır Tostçu Serkan olarak bu mekanda faaliyet göstermekteyiz. 10 yıl öncesinde de başka yerlerde yine kendime ait işletmelerim oldu. Ondan öncesinde de yine personel olarak kendimizi yetiştirme anlamında emek verdik.

Serkan EDGÜ : 10 Senedir Ayakta Kalmak Zor

Allaha şükür tost alanında, hakikaten zor olmasına rağmen bir marka oluşturabilmek ve gıda sektöründe 10 senedir ayakta kalabilmek zor ve yorgunluğu olan ama işini sevdiğin müddetçe de yorgunluğunu atabildiğimiz bir mesleğim. Bu şekilde de ayakta tuttuğum için de ben kendim ve ekibim ile de gurur duyuyorum.

Osman ÇELİKKOL : Saat kaçta açıp kaçta kapatıyorsunuz ?

Serkan EDGÜ : Kendi Seanslarımız Var

Sabah 7.30 gibi başlıyoruz.  Çünkü kahvaltı diye kendi tabirimce belirttiğimiz bir seansımız var. Yani insanların mesailerine başlamadan önce kahvaltı seansımız var. Daha sonra ilerleyen zamanlarda öğlen yemeği, akşamüstü brunchlar şeklinde, akşam 9’a kadar açığız.  

Osman ÇELİKKOL : Kaç personel ile hizmet veriyorsunuz ?

Serkan EDGÜ : En Büyük Sıkıntı Personel Eksikliği

Şuanda 6 personelimiz ile devam etmekteyiz ve her zamanki gibi en büyük sıkıntımız personel eksikliğidir zaten. Yetersiz kalabiliyoruz. Çünkü kaliteli işletmeler, kendisinin iyi olduğunu düşünen işletmeler ve bunu bu şekilde anlayan müşteriler zaten buraların talebini daha fazla arttırıyor. Talep arttıkça da ister istemez potansiyel artmaktadır. Bu da personeli yetersiz kılmaktadır.  

Osman ÇELİKKOL : Kaliteli eleman sıkıntısı çekiliyor o zaman ?

Serkan EDGÜ : Ben Yetiştirmek İstiyorum

Kaliteli eleman benim tabiri caizse ben hiçbir zaman o şekilde aramıyorum. Çünkü ben kalitesiz, vasıfsız, sadece ahıl olabilecek bir insan olması ve bunu ben yetiştirmek istiyorum. Çünkü var olan bir ustayı işe almak çok zordur. Hem maddi yönden hem manevi yönden. Ama benim yetiştirdiğim elemana kendi usulümce kendi tarzımca yetiştirip ve insanlara karşı olan o sevgiyi de ve işine olan sevgiyle eğitebilmektir.

Osman ÇELİKKOL : Müşteri portföyünüz hangi sınıfa ait ?

Serkan EDGÜ : Aydında En Az Öğrenci Gelen Yer

Müşteri portföyüm öncelikle Aydında en az öğrenci geldiği bir yerdir burası. Biraz daha kamu kuruluşu, aile müşterisi, tüm Türkiye genelinden ve yurtdışından. Özellikle yaz aylarında yurtdışından geldiklerinde işte biz bu salçalı tostu özledik. Geçen seneki tadı damağımızda kaldı diyerekten gelen çok müşterimiz var.

Osman ÇELİKKOL : Lokantacılar odasına üyesiniz galiba ?

Serkan EDGÜ : 3 Sene Önce Göreve Başladım

Aydın Lokantacılar Odası Yönetim Kurulusu Üyesiyim. 3 sene önce yönetimde göreve başladım. Yöneticilik de çok ayrı bir vasıf, emek isteyen bir şey. Ama Esnaf ve Sanatkarlar Odasının verdiği yetkilerle yapılabilen sınırlandırılmalar var. Orada da sadece Tostçu Serkan olarak müşterilere hitap ettikten sonra birde orada yönetim kurulu var. Diğer esnaf arkadaşlarımda kendileri için bir şeyler yapabilmeleri için belirli bir mücadelemiz var. Bunu da şuan başkanlık sıfatını taşıyan Ali ONGAN’ ın vesilesi ile girdim. Şuanda da orada da görevimi icra etmekteyim.

Osman ÇELİKKOL : Ürünleri alırken dikkat ettiğiniz bir husus var mı? Örneğin sucuk alırken .

Serkan EDGÜ : Sucuklarımız Afyonda Üretilmekte

Tostçu Serkan’ın marka haline gelmesinde en büyük etkilerden biriside budur. Ama maalesef ana madde de kullandığımız sucuk ve kaşar hiçbir zaman Aydından tedarik etmedim. Aydınlı bir firmadan satın almadım. Sucuklarımız tamamen Afyonda üretilmektedir. 10 yıldır da sadece Afyondan tedarik ediliyor.

Osman ÇELİKKOL : Sucuklarınız kaliteli mi? Biliyorsunuz piyasada 5 liraya da sucuk var 10 liraya da.

Serkan EDGÜ : Ucuz Etin Tadı Yavan Olur

Piyasada 3 liralık sucuklar var. Ucuz etin tadı yavan olur. Zaman zaman basında da çıkmaktadır. Ama maalesef merdiven altı üretim dediğimiz, özellikle kırmızı et ve beyaz etlerde kullanılmayan, dışkı olarak bahsedilen ve yenilmeyecek tarafları bizim sektörde sucuk olarak geri dönüş yapar. Bugün bir tavuğun derisi yenmediği halde bu sucuğa dönüştürülür.

Osman ÇELİKKOL : Bunları nasıl ayırt edebiliriz ?

Serkan EDGÜ : Fiyat En Önemli Etken

Bunları sadece fiyatları ile de ayırt edemeyiz. Ama fiyatta en önemli etken. Bu yenildiği zaman, bizler tarafından tadın veya görünüşüyle , rengiyle bunları ayırt edebiliyoruz. Uzaktan bile baktığımızda evet bu sucukta sıkıntı var diyebiliyoruz. O ürünlerden ister istemez zaman zaman bizlere de ahlaksız teklifler olarak geri gelebiliyor.

Osman ÇELİKKOL : Bu konuda devletin yaptırımları yok mu ?

Serkan EDGÜ : Tek Sıkıntı Denetimler

Devletin bu konuda çok güzel yaptırımları var. Tek sıkıntıları denetimleri. Bu denetimlerde ufak değil büyük sıkıntılar mevcut. Türkiye’de denetim mekanizmalarının çok çeşitli ve kapsamlı çalışmamasından kaynaklı, bu insanlar bilinse de bugün kağıt üzerinde hiçbir şeyi olmayan ama gayri resmi olacak şekilde her türlü illegali yapabilecek insanlar.

Serkan EDGÜ : En Önemli Sorunlardan Bir Tanesi Domuz Eti

Aydındaki en önemli sorunlardan bir tanesi domuz eti. Domuz eti ilk başta aperatifçilerin kullandığı ürünlerde kullanılır. Çünkü maliyeti en ucuz olan et şeklidir. İşin ehli olmayan insanlar fark edemezler ki zaman zaman bu domuz et belli başlı şekillere sokulduğunda, fermantasyon geçirildiğinde hiç fark edilemeyecek duruma geliyor. Bu yüzden devlet denetimlerinin arttırılması ve sürekli hale getirilmesi lazım. Güvenilir denilen insanlarda dahil herkes denetimlerden geçirilmesi gerekiyor. Tabi bazı büyükşehirlerde bunu satmak legal. Buradaki sorunda domuz etini dana eti adı altında satmaları. Burada da rant giriyor işin içerisine.

Osman ÇELİKKOL : Gelen müşterileriniz sizlere bu tost iyi olmamış, şöyle olabilirdi veya bugün çok güzel yapmışsın gibi olumlu veya olumsuz dönüşler alıyor musun ?

Serkan EDGÜ : İşime Olan Sevgim ve Saygım

Öncelikle her zaman eleştiriye açığım. Muhabbetin uzaktan yapıldığını bile görsem hemen gider muhabbete girer ürünümüzle ilgili bir sorun olup olmadığını sorarım. Bu konuda çok titiz davranıyorum. Bu tamamen işime olan sevgim ve saygımdan kaynaklı bir şey.

Serkan EDGÜ : İnsanların Damak Zevkleri Apayrı

Ama ister istemez bazen olabiliyor. Çünkü insanların damak zevkine uyduramayabiliyorsun. Buraya bu meşhurluğun getirdiği insanların empoze edilerek gelmiştir. Fakat bu şehre alışmadığı için, kullandığımız malzemelere alışık olmadığı için kendisine gösterdiğimiz pozitif hizmeti yadırgayabiliyor.

Serkan EDGÜ : Tostun İçinde Soğan Olmasına Şaşırıyorlar

Örneğin Aydın yöresinde yaşamayan insanlar, Aydın’a geldiklerinde tostun içinde soğanı gördükleri zaman çok şaşırıyorlar. Benim aldığım en büyük tepki bir başka çeşidimin olmaması. Tek bir ürün üzerinden gidiyorum. Benimde burada anlatmak istediğim en büyük nokta kim neyi yapıyorsa onu oradan yenmesi gerekir. Bugün pideyi gerçek pide ustasından, döneri dönerci ustasından, balığı balıkçıdan, tostu da Tostçu Serkan’dan.

Serkan EDGÜ : Açık Büfe Sınırsız Turşu

Yanlış olan bugün gidip tostu pideciden, döneri balıkçıdan yemek gibi bir şey. Aperatif sektöründe 10 tane çeşidi koyabilir, 10’unu aynı anda yapabilir ama 10’uda aynı lezzeti taşımaz. Ben bu önyargıyı kaldırmak için, yaptığım diğer çeşitlerin tamamını kaldırdım. Aydın’ın beni bilmesinde yine en büyük etkenlerden biri açık büfe turşumun olması. Günlük 6 çeşit sınırsız ücretsiz yiyebildiği turşularımız var.

Osman ÇELİKKOL : Futbol ile ilgileniyorsunuz değil mi ?

Serkan EDGÜ : 5 Yıl Aydın Bölgesi Hentbol Hakemliği

Aydın Bölgesi Hentbol Hakemliği yaptım 5 boyunca.  İngilizcem çok kötü olduğu için yükselme durumum olmadı. Tam yükselme aşamasındayken üniversite dönemim oldu. Maalesef Erzurum da Hentbol  kültürü oluşturulmadı. O zamanlarda Erzurum Federasyonu ile yaptığım görüşmelerde bizim burada Hentbol yoktur, olmaz diyerek olumsuz bir dönüşüm aldım.

Serkan EDGÜ : 2001 Erzincan’da Futbol Hayatını Bıraktım

Daha öncesinde profesyonel hentbol oyuncusuydum ardından hakemliğe geçiş yaptım. Amatör olarak yine futbol top koşturdum. Ama bir gün eşofman takımına satıldığım gün de futbolu bıraktım. Kendi karakterime uymadığı için bırakmak zorunda kaldım. Haberim yoktu satıldığımdan. 2001 yılında da Erzincan da futbolu bıraktım. Aydınspor’ada elimizden gelen bütün destekleri vermeye çalışıyoruz.

Osman ÇELİKKOL : Sizin gibi takıma destek olanlar var mı ?

Serkan EDGÜ : Şuan Takımın Yanında Destek Olmak En Önemli Etkendir

Herkes elini taşın altına koysa kaldırılamayacak taş yoktur. En önemlisi bu takımın süper ligde olduğu zaman bağırmak marifet değildir. Bence şuan takımın yanında destek olmak en önemli etkendir. Maalesef siyaset anlayışından, siyasetin gerektirdiklerinden dolayı Aydınspor bir yerlere gelemiyor.

Osman ÇELİKKOL : Peki takımın başkanı olmak ister misin ?

Serkan EDGÜ : Aydınspor’un Koyu Bir Taraftarıyım

Bence insanlar bir yerleri seçmez seçilirler diye düşünüyorum. Eğer bir gün böyle bir teklif gelirse maddi manevi her türlü desteğimizi vermek için ben hazırım. Çünkü Aydınspor benim için bir sevdadır. Aydınspor’unda koyu bir taraftarıyım.

Serkan EDGÜ : Süperlig’e Çıkacağımız Zamanki Son Maçta Aydınspor Aşkı Başladı

Sene 1991’de babamın ilk götürdüğü maç ile başladım ve sevdam da böyle başladı. O zaman o gittiği maçta Aydınspor kazansa da kaybetse de Süper lige çıkıyordu. Tabi ben çocuğum. 10 Yaşındayım. O zaman da 2-1 kaybettik biz o maçı. Ama süper lige çıktık ve o günden sonra Aydınspor hastalığı başladı bende. Kuraları Trt 1’de izledikten sonra ilk maçı Fenerbahçe ile oynamıştık. 6-1’lik olan maçtı o. O maçtan sonra gece saat 3 te Aydınspor takımını atlarla bulvarda karşılanmasını şahit olmuştum.

Serkan EDGÜ : Çok Fazla Yanlışlar Dolayısı İle Şuan Takım Bu Noktada

Maalesef yanlış yöneticilik anlayışı ve maalesef üst liglerde oynayan marka isimlere ulaşma çabası ve de bunları yapmaya çalışıncaya kadar alt yapıdaki genç çocukları kazanmamaktan dolayı, bu çocukları kazanıp kendi takımında oynatabileceğine başka takımlardan borç para ile oyuncu almak sonucunda bizi buralara kadar getirdi.

Serkan EDGÜ : AydınSpor Markası Yok

Her zaman söylediğimiz gibi kulüp adına sabit bir gelir anlayışı oluşturulamaması, tesisleşememiz, markalaşamamız; bugün Aydınspor markası adı altında hiçbir ürün satılamamaktadır. Zeybek store, Efe store gibi yerlerimiz olmaması bu kulübü buralara kadar getirdi.

Osman ÇELİKKOL : Karşıyaka Göztepe gibi takımların taraftarları her zaman takımlarına destek oluyorlar.

Serkan EDGÜ : En İyi Lider Ekibini En İyi Kurandır

Bugün Sakaryaspor ulusal kanalların içinde A spor ile anlaşmış ve bütün maç yayınlarını buradan yayınlanması üzerine bir gelir elde ediyor. Bunu da sağlamış ve bu anlaşmada yapılınca şehrin bütün ileri gelenleri stat’ta reklam vermek için sıraya girmişlerdir. Çarkta bu şekilde kendi kendine dönmeye başlıyor. En iyi lider ekibini en iyi kurandır. Bugün yönetimi kurduktan sonra seni yarı yolda bırakıp gidenlerle bu iş yürütülürse ancak buraya kadar yürütülebilir.

Osman ÇELİKKOL : Belediye Aydınspor’a destek vermiyor mu ?

Serkan EDGÜ : Takımın Nerede Olduğunu Anlamak İçin Şeref Tribününe Bakılır

Bugün takım üst sıralara oynamaya başladığı zaman şeref tribünündeki insanların sayısı da artar. Tribünlerdeki insanlarda artar. Yani bir takımın kaçıncı sırada olduğunu öğrenmek istiyorsanız şeref tribünündeki insan sayısına bakacaksınız. Şahsi düşüncem tamamen. Eğer bugün oynayan takımın şeref tribünü bomboşsa o takım zaten içler acısı duruma gelmiş demektir. Çünkü düşenin dostu olmaz. Takım düştükçe hiç gelir elde etme imkanı da yok. Onun için şeref tribünündeki insan sayısını arttırmak iyi bir yönetim anlayışı ile olur.

Serkan EDGÜ :  1 Akıl 1000 Altın Getirir

Her zaman dediğim gibi en iyi lider ekibini en iyi kurandır. Tostçu Serkan markasının da buralara kadar gelmesinin en büyük etkenlerinden biriside budur. Bir müşteri Tostçu Serkan’a geldiği zaman benden ziyade personelim ile daha çok muhatap olur ve müşteriye saygıyı gösterecek olan benim personelimdir. O personel iyi seçilirse ve ona iyi hizmet edilirse, yapılan tost onun yanında ayrı bir zevk verir. Aynı şekilde kulüpler ve şehirler bu şekilde yönetilir. Her zaman bu konularda ; para getirecek, maddi kazanç sağlayacak diye düşünülmemelidir. 1 akıl 1000 altın getirebilir. Bilgiler paylaşılmalı, eleştirilere açık olunmalıdır. Kötü günlerde de iyi günlerde yaşanıldığı gibi yaşanabilmelidir.

Osman ÇELİKKOL : Elbette yanlışlarımızı birileri görmeli ve uyarmalı. Yoksa kendi yanlışlarımızı düzeltemeyiz. Sonrasında gelenlerde o yanlışlar ile devam eder.

Serkan EDGÜ :  Eleştiriye Açık Olan Arkadaşlara Anlatabiliyorum

Maalesef bizim sektörde çalışan arkadaşların en büyük sıkıntıları budur. Esnaf odaları yöneticisi olarak zaman zaman ziyaret ettiğim yerlerde eleştiriye açık olan arkadaşlara bunları anlatabiliyorum. Ama tekdüze olan insanlara anlatamıyorsun.

Osman ÇELİKKOL : Burayı büyütmeyi düşünüyor musunuz ?

Serkan EDGÜ :  Marka Tescilli Tek Tostçu Benim

Aydında marka tescili olan tostçu tek benim. Markamız ve logomuz tescillidir. İleriki yıllarda benim yetiştirdiğim ve ben artık şunu yapmak istiyorum diyen insanların tekliflerine açığım. Her zaman dediğim gibi bugün bitti. Önemli olan yarın düşüncesi ile yıllar öncesinden marka tescilimizi yaptırdık. Marka tescilimizi yaparken de bazı büyüklerimizden ellerinden geldiğince desteklemelerini istedik. Türkiye’nin en uzun tostu denilen 1 metre 20 santimetre uzunluğundaki tostumu yaptım. Guinness Rekorlar kitabı için bir maceramız olduydu.

Osman ÇELİKKOL : Nasıl oluştu bu fikir?

Serkan EDGÜ :  1.20 Metre Uzunluğunda Tost Yaptım

Bir müşterim 7 tane yarım yedikten sonra benim yaptığım bütün tostları yiyeceksen ben sana yapayım derken o da yap abi dedi şaka babında. Ben düşündükten sonra fırıncım ile görüştükten sonra bu şekilde ekmek yapabilir misin dedim. Fırının uzunluğunda 1.20 metre ekmeğimizi yaptık. Sonra tostumuzu yaptık.

Serkan EDGÜ :  Franchising Anlamında Türkiye Genelinde Başvuran Olursa Verebilirim

Franchising anlamında Türkiye genelinde başvuran olursa verebilirim. Şimdi Aydında büyümek anlamında yan tarafımızda bir aile salonumuzu oluşturduk. İleri günler ne getirir bilmiyorum ama 2. Şubeyi düşünmüyorum.  Her zaman kendi kendime söylediğim bir söz vardır. Başında durmadığın iş senin işin değildir. Tost benim ek işim değil tek işim. Bu işlerle ilgili zamanın da görüşmeler yaptık. Isparta’da birileri ile görüştüm. Bazı olumsuzluklar yaşandı ve anlaşılamadı. Karşıyaka’da bir arkadaş ile görüştük. Çocuk ile her konuda anlaştık. Fakat bazı durumlardan dolayı iptal ettik.

Osman ÇELİKKOL : Personel ile ilgili ne düşünüyorsun ?

Serkan EDGÜ : Hata Yapıldığında Personeli Kazanmaya Çalışmak Gerekir

Şimdi personelin hatasını yüzüne söylemek en kolayıdır. Ama onun hatasını arkasından kapatmak işi zordur. Bende bu düşünce var. Herkes hata yapar ama onu o şekilde hata yaparak kaybetmeye çalışmak değil, onun hatasını kapatarak onu kazanmaya çalışmak gerekir bence.

Serkan EDGÜ :  Hikayesi Olmayanın Başarısı Olamaz

Bir hikayesi olmayanın bir başarısı olmaz diye düşünüyorum. Zorluklardan kaçmak yerine zorlukları aşmak, çaresiz değilsiniz çare sizsiniz. Burada çalışan personel benden daha önemli. Bugün otobüs firmalarında otobüse bindiğin zaman hangi turizm şirketine binersen bin içerisindeki hostes, host iyi davranırsa o otobüs firması senin için kral olur. Devamlı o otobüs firması ile yolculuk edersin. Sen zaten o firmanın patronunu tanımazsın. Burada da öyle. Tostçu Serkan’a geldiklerinde tostçu Serkan’ı tanımayanlar var. Hatta 70 yaşında bir amca olarak tahmin edenler var. Beni gördükleri zamanda Tostçu Serkan bu kadar genç miydi gibi bir durum ortaya çıkıyor. Gördükleri zaman şaşırıyorlar.

Osman ÇELİKKOL : Bir nevi girişimcisiniz. Hem marka hem de tost alanında uzmanlaşmışınız.

Serkan EDGÜ :  Her Zaman Yarına Hazır Başlarım

Hiçbir zaman bugünü değil yarını düşünerekten yola çıkıyorum. Benim için yarın önemli. Personele diyorum. Kardeşim yarının malzemeleri hazır mı, doğrandı mı. O zaman iş tamamlandıysa personelimde çıkabilir. Arabanın anahtarını da alıp çıkabilir, dükkanın anahtarını da alıp çıkabilir. Ama yarının malzemesi eksik ise hiçbir yere gidemez. Fakat çalışan arkadaşlarımız bu sorumluluğun farkında oldukları için; şimdi içeri geçsem yarının bütün malzemeleri hazırlanmış bir vaziyette bekliyordur. Ben bugünü düşünürsem sabahtan akşama kadar ne kadar ciro yapacağım ve akşam ben bunu nerede bitireceğim diye düşüneceğim. Bu benim için yanlış bir mantık. Bugün zaten bir şekilde yaşanacak. Yarına hazır olmazsan nasıl olacak.

Osman ÇELİKKOL : Üniversitede elektrik elektronik üzerine okumuştun.

Serkan EDGÜ :  Düşünceler Görecelidir

Üniversitede ben sadece elektrik üzerine yoğunlaşmadım. Elektrikte de benim yükselmemin için çok fazla şansım vardı. Elektrik derken sadece priz takmak vb. şeyler değil otomasyon üzerine gidiyordum. Açılır kapanır kapılar gibi. Ben 2000’lerde bu eğitimi alırken Türkiye’de yoktu bunlar. Oradaki Profesörümüz çok ısrar etti, bu mesleği yap, şunu yap çok kazanırsın gibi. Açık fikirli bir insanım. Bana göre bütün düşünceler doğrudur. Doğruluk veya iyilik, kötülük kişiden kişiye değişir. Göreceli kavramlardır. Beyaz örneğin kimileri için kötü bir renk olabilir. Bu tarz düşünleri taşıyamadığın zaman markaları da oluşturamıyorsun. Ben insanlara söylüyorum. Aperatif sektöründe insanların tutunma süreci 8 aydır.
Osman ÇELİKKOL : Birde marka isimleri de çok önemli. Yani Türkçe kelimeler değil de İngilizce veya farklı dillerde kullanılıp açılıyor. Sen Türkçe bir kelime ile marka yaptın.

Serkan EDGÜ :  Türkiye’nin 4’te 3’ünü Gezdim

Milli duygular ile oluşturdum. En önemlisi Dünyadaki yeryüzünün altındaki Türkiye’nin 4’te 3’ünü gezmiş bir insan olarak Aydınlıyım. Aydının değerini bilmek gerektiğini düşünüyorum. Bu şehirde aslında her şey bedava. İnsanın karnını doyurması da bedava. Yaşaması da bedava. Çünkü neden diye sorduğumuzda diğer büyükşehirlere baktığımızda en ucuz şehir Aydın. Bugün Ağrı’da kar yağarken Aydın’da günlük güneşlik bir havayı yaşıyorsun. 4 mevsimi her zaman yaşayabiliyorsun. Erzurum’da karlar erimemişken burada denize girebiliyorsun. Bu konularda çok şanslıyız. Hepimiz biliyoruz fakat farkında değiliz. Bunlarında değerini bilmiyoruz. Zamanı çok çabuk tüketiyoruz.

Röportaj : Osman ÇELİKKOL

_dsc4187.jpg_dsc4189.jpg_dsc4203.jpg_dsc4173.jpg_dsc4207.jpg

sablon-011.jpg

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 8639 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim