• Aydın9 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Haldun IŞIKLI :  Büyüyen Türkiye’de Söke’ye Yatırımcı Getiriyoruz +-
23 Nisan 2017 Pazar 13:52

Haldun IŞIKLI : Büyüyen Türkiye’de Söke’ye Yatırımcı Getiriyoruz +-

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Sedat ÜNLÜ Söke Ak Parti Meclis Üyesi ve Mimar Haldun IŞIKLI İle Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Sedat ÜNLÜ Söke Ak Parti Meclis Üyesi ve Mimar Haldun IŞIKLI  İle Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi

Sedat ÜNLÜ : Haldun Bey öncelikle sizi biraz tanıyabilirmiyiz?

Haldun IŞIKLI :  1967 Söke Doğumluyum

1967 Söke doğmuşum. Esnaf bir ailenin 5 çocuğundan sonuncusuyum.  Babam esnaftı annem ev hanımıydı. Babam 2002 yılında rahmetli oldu. Annem ise sağ. Allah rahmet eylesin, Allah razı olsun babamdan. Onlar bizi okuttu.  En büyük kardeşim harita mühendisi idi. Yaklaşık bundan beş ay önce rahmetli oldu. Onun küçüğü Mehmet Bey; kendisi psikiyatrist Doktordur.  Ailedeki ortanca çocuk  ablam oluyor. O da Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinden mezun oldu.  Bir diğer birader de metalürji mühendisi. İstanbul Teknik Üniversitesini  bitirdi. Yurt dışında Kanada’ya yerleşti. Yaşamını orada devam ettiriyor.Burayada vakit buldukça ve iş durumuna göre  geliyor.

Haldun IŞIKLI :  Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü Bitirdim

 İlkokulu Söke’de okudum. Liseyi İstanbul’da Pertevniyal Lisesinde okudum. Liseyi İstanbul’da okumam da şu şekilde oldu. Ablam Marmara Üniversitesini  kazanınca babam “ Oğlum kızkardeşiniz yalnız kalmasın siz de orda olun “ dedi  o vesileyle babamız bizi oraya gönderdi. Kanada’ daki biraderle beraber biz bu vesileyle İstanbul’ a gittik ve orada Pertevniyal Lisenden mezun olduk . Daha sonra o zamanki adıyla Yıldız bugünkü adıyla Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazandım ve bu bölümden  Mimar olarak diplomamı  aldım.

Haldun IŞIKLI :  1989 Yılında Söke’ye Dönerek Çalışma Hayatına Başladık

1989 yılında da tekrar Söke’ye dönerek çalışma hayatına başladım. Hemen akabilinde  askere gittim ve kısa dönem olarak  askerliğimi yaptım. 1994 yılında şu anki eşimle Nüket hanımla  nişanlandım. 1995 yılında evlendim. Bir kızım ve bir oğlum var.  Şu anda kızım Ege Üniversiteside İşletme Bölümü’nde , oğlum da Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde burslu olarak okuyor.   Biz de elimizden geldiğince ebeveynler olarak onların eğitim satandartlarının en iyi  düzeyde olması için uğraş veriyoruz. Yine ülkemize milletimize  hizmet edecek  tarzda bir yaşamı onlar adına diliyoruz.

Haldun IŞIKLI : Söke’ye Bir Hizmet Ve Vefa Borcumuz Olduğunu Düşündük

1989 yılından beridir Söke’de mimarlık ve inşaat  alanında çalışmalarımıza devam ediyoruz. Burada şunu ifade etmek isterim.Okulu bitirince isteseydim İstanbul’da kalabilirdim. Şartlar gayet uygundu. Ekonomik  açıdan  bakıldığında da İstanbul buradan kat kat daha fazla iyi bir noktaya gelebilirsiniz. Ama bizim bir amacımız vardı. Ve bu amaç doğrultusunda hareket etmeyi seçtik. ‘Söke’ye bir vefa ve hizmet borcumuz var’ dedik. Söke’ye gelerek mesleğimizi burada icra ettik. O dönemlerde yani 1989 yıllarında yeterli sayıda  -sayısal anlamda diyorum- mimarın olmadığı harita mühendisinin olmadığı ortam vardı. Ve de Söke’de doğmuş büyümüş ve iş yapmış insanlar dışarıya gidiyor ve bir kısmı bizim gibi Söke’ye dönüyor.  Söke’ye katkı verebilmek burası adına ne yapabiliriz bağlamında da  biz gelenlerdendik.

Sedat ÜNLÜ : 1989 yılından beri mimarlık yapan birisiniz. Söke için düşünürsek Söke’de o günden bugüne yapılaşma ve mimari anlamda nasıl bir değişim oldu. Kısaca özetler misiniz?

Haldun IŞIKLI : Söke’de Aydın Caddesi Örnek Bir Caddeydi

Yapılaşmanın esas koşullarını şöyle sıralayabiliriz. Siz iyi bir imar planı hazırlarsanız imar planlarına göre binalar ve çevre şekillenir. Söke’nin imar planları 1960 yıllarında yapılıyor. Fakat o yıllarda yapılırken de  bu işin yetkilileri diyelim iyi bir yönlendirme yapmamışlar. Bazı bölgelerde güzel bir imar planı sekteye uğratılmış. Söke’nin ilk yapılaşmasına baktığımızda Aydın Caddesi’nde sağlı sollu iki katlı güzel villalar vardı. Ve Söke tüm Türkiye’de o villalar ile anılırdı. Heryerde örnek olarak anlatılan yapılardı. Onlardan geriye tek tük koruma altına kalan birkaç villa kaldı kaldı.

Haldun IŞIKLI : İmar Planlarındaki Revizyonlar Problemleri Beraberinde Getiriyor

 Şimdi yolların genişliğine bakıldığı zaman diğer koşullara bakıldığı zaman 1960’lı yıllarda yapılan planın uygulama aşamasına gelindiği zaman bazı yolların daraltıldığını görüyoruz. Aydın Caddesi’nden Hükümet Meydanı’na doğru geldiğiniz zaman yolun daraldığını görürsünüz. Aksaklığın nerden başladığı belli oluyor. Demekki birileri müdahil olmuş. 1960 yılında yapılan bu imar planında 1980 ve 1990 yıllarında revizyonlar yapılmış. İki katlı imarı olan yerler 4-5 kat oluyor. Ama yollarımız genişlemiyor. Bu da o bölgedeki yeşil alanların azalması ve otopark sorunlarını bereberinde getiriyor.

Haldun IŞIKLI :  Binaların Mimari Anlamdaki Güzelliği Doğrudan Şehir Planlamasına Bağlı

Mimarlık anlamında baktığınız zaman şehir planının otoparklarıyla yeşil alanlarıyla yaşanabilir bir kent olabilmesi için insanların rahat edebileceği mekanları elde etmeniz lazım. Siz bu alanları oluşturduğunuz zaman  oradaki bina kütleleri mimari anlamda daha güzel hale gelecek demektir. Mimari anlamda güzelliğe baktığınız zaman her çağın kendine göre değişen ve kullanılan malzemeleri vardır. 1980’lere bakın 90’lara bakın 2000’li yıllara gelin teknolojinin gelişmesine de bağlantılı olarak değişen ve gelişen bu malzemeleri iç ve dış cephelere en iyi şekilde yansıttığınız zaman mimari anlamda da iyi yapılar oluşuyor.

Haldun IŞIKLI :  Müteahhitlerin Dış Cepheyi Önemsemelerini Olumlu Buluyorum

Önceden  dış cepheler görsellik  fazla önemsenmezdi. Şimdi bakıyoruz hemen hemen bütün müteahhitler dış cephenin iyi olmasına özen gösteriyorlar. Bu da bence iyi bir gelişme . Görsel anlamda iyi olan binalar insanların içini açan bir görüntü oluşturuyor. Müşteriler de bu sefer binanın hem dış kalitesine hem de iç kalitesine bakıyorlar. Dolayısıyla vatandaşın isteği müteahhitin buna bağlı hareket etmesi birbirini tamamlıyor. Ve daha iyi projelerin ortaya çıkması sağlanıyor. Tabi ki planlama önemli ama bunun yanında bu malzemeyle ilgili bir durum. Bu planlamanın doğru malzemeyle beraber kullanılmasıyla yaptığınız binalar da artı değer kazanıyor. Ama işin başında tabi ki en önemli husus iyi bir şehir planlaması. İstediğiniz kadar iyi planlanmış  bina yapın şehir planlamasında çarpıklık varsa o bina kendini gösteremez. Bizim de şu anda 3 yıldan beri benim de üyesi olduğum belediye meclisinde aldığımız kararlarda kentin belli yerlerinde imar ve inşaat yasağı getirdik.

Sedat ÜNLÜ : Önceleri  apartmanda yaşamaya bir değer atfedilirdi.  Şehirlerimiz hızlı bir yapılaşmayla çok katlı binalarla doldu. Buna bağlı bir yaşam kültürünün de yok olduğunu söyleyebiliriz.  Fakat bugün bu anlayış  biraz değişmeye başlıyor gibi. Çok katlı binaların insani yaşam koşullarına uygun olmadığı tartışmalarından tutun da bugün yükselen bir trend haline gelen şehir dışındaki site ve villa tipi yerleşimlere de bakarak bir mimar olarak sizin bu konuya bakış açınız nedir?

Haldun IŞIKLI :  “Bu İnsanlar Bu Evlerde Yaşayamaz” Dedim

Şimdi herkesin bir yaşam standartı var. Siz her kesime hitap edecek konutları üretmekle yükümlüsünüz.  Tabi yaşam kültürü konusu farklı bir konu. 1995’lı yıllarda Söke’de Belediye olarak Kemalpaşa Mahallesi’nde  - o zaman koruma altına alınmamıştı- bir çalışma yapılmıştı. Ben o zaman o toplantıda bulunmuştum. İzmir’den bir firma geldi. 10-15 katlı binaların yapılması düşünüldü.  Firma projelerini anlattı. Tamam herşey çok güzel. Ben de demim ki : “ İyi anlatıyorsunuz ama burda romanlar yaşıyor bu insanların bir yaşam standartı var. bu insanların yaşam kültürü bahçeli açık hava. Bahçesinde oturacak, çalgısını çalacak. Şimdi siz bu insanalrı alıp 90-100 metrekare bir eve yerleştireceksiniz. Bu insanlar bu evlerde yaşayamazlar” dedim. O projenin işlerliyi olamadı.Sonuçta bugün Kemalpaşa Mahallemiz her yönü ile kültürel mirasımız. Yapılan çalışmalarla doğru bir yere gitmekte. 1999 da DYP. den Belediye Başkanlığım  sürecinde yapacağım  taahhütlerimin içinde Kemalpaşa Mahallesi tarihi yapısı korunarak bir kültür ve turizm merkezi haline gelme projesini Söke de Başkan adayları için de ilk söyleyen kişidim. Bugün gelilen  nokta seçilen Başkanların da bu proje destek vermesi beni sevindiriyor.

Haldun IŞIKLI :  Bir Yerdeki Kültürü Silip Oraya Çok Katlı Binalar Dikmek Yanlış

 Dolayısıyla öyle bir kültürün bulunduğu noktalarda sizin yapmanız gereken orya uygun iki katlı ya da üç katı geçmeyen iç bahçeli, içerde bir avlu diyelim yani   eski evlerde vardır, hayat derler. Yani bu tarzda projelerin oluşturulması gerekir. Bu kültürü yansıtmamız lazım. Siz orada bu kültürü silip sekiz on kat neyse artık binayı oraya dikerseniz bu olmaz.

Haldun IŞIKLI :  Her Kesimden İnsana Göre Konut Üretimi Bir Zorunluluk

Şimdi Söke’de şöyle bir durum da var. Bildiğiniz gibi Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni yatırımlarla beraber Söke’de işçi nüfusu artıyor. Bir yandan çalışanlar var. Asgari ücretli çalışan karı kocalar var. ve bu insanların limitleri belli. 300-400 bin lira verip bir ev alamazlar. Bu insanların da alabileceği ortalama değerde 100 ile 150 bin arası bir ev alma imkanları olabiliyor. Benim gördüklerimi analiz ettiğimde ortaya çıkan bu. Bu insanlara da bir konut üretmemiz lazım. Netice itibariyle bu insanlar sokakta kalmayacaklar. Kira da ödemek istemiyorlar. Söke’de kiralık ev yok zaten. Genelde hep satılıktır. Dolayısı ile her kesime hitap edecek evleri yapmakla yükümlüyüz. Bu anlamda Toki’nin burada bir çalışması olduğunu biliyorum. Belediyemizin de gene bir çalışması var. herhalde Büyükşehir’in de bir çalışması vardır diye düşünüyorum. Genelde insanlar banka kredisiyle ev alıyorlar. Banka kredisiyle dahi ev alamayacak durumda olan dar gelirliler var mesela. Bu insanlar ne yapacak. Bu insanlara da bir çözüm üretilecek. Bu anlamda Toki aylık 100 ie 150 lira ile o insanlara ev sahibi olma yolunu açıyor. Yanlış mı bence yanlış değil. İnsanın Anayasal hakkı sokakta yaşaması değil her bireyin bir evinin olması.

Sedat ÜNLÜ : Siz şu anda Ak Parti Söke Belediye Meclis Üyesisiniz. Siyasi hayatınız ne zaman başladı ve siyaseten hangi görevlerde yer aldınız?

Haldun IŞIKLI : Siyasete 1992 Yılından Doğruyol Partisi’nde Başladım

1992 yılında bazı büyüklerimizin de yönlendirme ve tavsiyeleri sonucu abimle beraber Doğruyol Partisi’nde siyasete başladık. Biz aile olarak zaten Adnan MENDERES ekolünden gelen  muhafazakar bir yapıya sahibiz. Daha sonra aynı partiden 1999’da ön seçimle belediye başkan adayı oldum. O süreç içinde ilçe disiplin kurulu üyeliği de yaptım. Seçimi kaybettik. Kaybetmek derken sayısal anlamda kaybediyorsunuz ama yeni insanlar tanıyorsunuz ve çok kişiyi de kazanmış oluyorsunuz. Bu yönü ile baktığınızda kazanmış oluyorsunuz .Siyasetin böyle bir yanı var.

Haldun IŞIKLI :  2003 Yılında Doğruyol İlçe Başakanlığı Yaptım

2003 yılında Doğruyol Partisi genel başkanı sayın Mehmet AĞAR beni resen Doğruyol Partisi İlçe Başkanlığı’na getirdi. o dönemde de yaklaşık bir buçuk yıl kadar ilçe başkanlığı yaptım. Daha sonra seçimler bitti, bir ara verdim. O süreçte şu anki Söke Belediye Başkanı’mız Ticaret Odası Başkanlığı’nda 2. Döneme adaydı. Ordan bir teklif geldi. Tamam dedik, o oluşumun içerisinde yer aldık. 2005 yılından bugüne de bilfiil Ticaret Odası’nda görev yapmaktayım. Yönetim kurulu üyelikleri, meclis üyeliklerinde yer alıyorum.  Söke bazında baktığımız zaman birçok yerden bana farklı yerlerden teklifler geldi.

Sedat ÜNLÜ : Bu arada Genç Parti sürecinden de biraz bahsedermisiniz? Buna bağlı olarak sizin birçok parti değiştirdiğiniz eleştirileri var. Bu eleştirilere cevabınız ne olur?

Haldun IŞIKLI : Farklı Açılar Olgunluğunuzu Bilginizi Ve Tecrübenizi Artırıyor

 Sayın  Ünlü, görev  istenmez, görev verilir. Bugün STK olsun, yada  siyasi partilere kendim gitmedim. Benim bilgi birikiminden vs… etkenlerden dolayı bu yerlerden  davet edilmişimdir. Evet. 2007 seçimlerine doğru bana Cem UZAN’dan bir teklif geldi, değerlendirdim ve tamam dedim. Burada  MHP’den mimar arkadaşım Turgay AVCI ile beraber Genç Parti teşkilatını kurduk. Milletvekili adayı da olduk. Siyasette çok insan tanıyorsunuz farklı açılardan bakabilmeyi öğreniyorsunuz. Meseleleri çok farklı şekillerden görebildiğiniz zaman düşünceleriniz de buna bağlı olarak değişiyor ve gelişiyor. Bu, insan hayatında  insanın hayata bakışı veya yol akışı ile ilgili önemli noktlardan biri oluyor. Ve  bence   olgunluğunuzu   bilginizi   tecrübenizi   artırmaya yarıyor.

Haldun IŞIKLI :  Bence Asıl Hedef ‘Söke’ye Ne Katkıda Bulunabilirim’dir

Bana göre değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Buradaki asıl hedefi unutmamak lazım. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşıyım. Bu devlet beni okuttu. Bu devletin ekmeğini yiyor suyunu içiyoruz. Biz de çalışıyoruz, çalıştıklarımla devletimize katkıda bulunuyoruz.  Devletimize millet birşeyler vermek zorundayız. Millet bu devleti oluşturuyor.Devlet ne için vardır, millet için vardır. Millet olmadan da devlet olmaz. A gider B gider ama devlet kalır. Önemli olan onun bekasıdır. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız. Bizler sorumluluklarını bilen insanlar olarak Söke’de yaşayan bir insan olarak  “ben Söke’ye ne katabilirim, ne verebilirim, ne kadar katkıda bulunabilirim”

Haldun IŞIKLI : Söke İçin Farklı Sivil Toplum ve Partilerde Bulundum

Bence asıl hedef bu  yani. Katkı derken birincissi düşünce anlamında  ikinci olarak da bu düşüncenin icraata geçmesi, bunu icraata geçirirken de hangi kaynaklardan yola çıkmamızı iyi bilmemiz lazım. Sonuç itibariyle sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerdeki insanlarla beraber, bu insanlara  kanaat önderleri ya da akil insanlar da diyebilirsiniz bu insanlarla beraber bir uzlaşı ortamında  ‘Söke’ye ne katkı yapabilirim’ düşüncesi asıl temeli ve hedefi oluşturmalı. Mevcut ikdidarın bir meclis üyesiyim. Benim milletvekillerimle, bakanlarımla   ben Söke için ne yapabilirim derdindeyim. Bunlarla ilgili yapılması gerekenleri de  elimden geldiği kadar  ben ilgili yerlere bildiririm, planlamasını yaparız  Söke’ye katkıda bulunuruz. O zaman ben Söke’ye Aydın’a ve ülkeme hizmet etmiş oluyorum işte. İşte o yüzden sivil toplum örgütlerinde de yer aldım. Siyasi partilerde de yer aldım Söke’nin olması gereken, gelmesi gereken noktaya getirmek için benim de elimde hangi imkanlarım varsa onu en iyi ve en büyük şekilde ortaya koyarım.

Haldun IŞIKLI :  1996 Yılında Söke Organize Sanayi İçin Karar Çıkarttık

 Çorbada tuzumuz var mı? Birçok noktada olduğunu düşünüyorum. Bunu yaparken de Allah bize böyle bir imkan vermiş, bu imkanı verdiğine göre de  bizim bu yetkilerimizi kullanmamız gerekiyor. Nerde kullandık? 1995 yılında  Organize Sanayi Bölgesi’nin daha imar planları Söke Belediye Meclisi’nden geçti. O dönemler biliyorsunuz  koalisyonlar   dönemi. Bir türlü Ankara’dan Sanayı ve Ticaret Bakanlığı’ndan onayı geçmiyor. O dönemde bizim milletvekilimiz Ali Rıza GÖNÜL 45 günlük o süreçte  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yaptı.  Sayın bakanımıza böyle bir sıkıntının olduğunu ilgili heyetin gelmediğini ifade ettik. Bakanımız göreve geldikten sonra 3 gün içinde heyeti yolladı. Kararlar çıkartıldı. 1996 gibi düşünün, şu an yıl 2017. Geçen zamanın hesabını yapın.

Haldun IŞIKLI :  Organize Sanayi’de 1000’e Yakın Çalışan Var

Geçen  21 yılda  şu an Söke OSB’de bilfiil bir dönem Ticaret Odası’ndan gittim, şu an belediye meclisinden de orada Ak Parti’nin belediye Meclis üyesi olarak yönetim kurulunda yer alıyorum. Sayın kaymakamımızla beraber çalışmalarımıza devam ediyoruz. şu an Hayal seramik adında bir işLetmemiz geçen Haziran ayı itibariyle işletmeye girdi. Yaklaşık 350’ye yakın bir çalışanı oldu. Yine orda Noordzee , Biomar Sagun, gibi firmalar var. Haşmet AKKUŞ  Haziran ayında gaz beton imalatına  başlayacak. Taner inşaat bir taraftan. Has Süt firmamız var. Söke’nin süt ürünleri üreten yerli bir firması olarak. Bütün bunları topladığınızda yaklaşık Osb’de 1000’e yakın bir çalışan var. Bunun farklı yansımaları da var tabi. Bu çalışmalar  21 yıllık  çalışmanın ve mücadelenin bir ürünü.

Haldun IŞIKLI : Bu Süreçte Herkesin Emeği Var

Bu süreçte ben ve benim gibi farklı siyasi düşüncelerde olan, sivil toplumda olan beldiye başkanlarının hepsinin emeği var. Biz herkesten sorunun çözümüne yönelik birtakım destekler aldık.  Mehmet ERDEM ,Mustafa SAVAŞ ve Abdurrahman ÖZ ‘ün ( B.Ş.B in yapmadığı Novada ile OSB arsındaki yolu) vekillerimizin desteği  asfatlama yapılması, kamulaştırma ve yol çalışmalarında TEİYAŞ’la ilgili yüksek gerilim hatlarının  kaldırılması gibi birçok konuda  vekillerimiz sonuna kadar destek oldu. Dolayısıyla  Haldun IŞIKLI olarak verilen görev  sorumluluklarını en iyi bir şekilde   yapıyor ve yapmaya da devam ediyoruz; inşallah da devam edecektir.

Haldun IŞIKLI :  Hedefimiz 3000’in Üzerinde Bir İstihdam Oluşturmak

Hedefimiz önümüzeki dönemde Söke OSB’de 3000-3500 kişi istihdam oluşturmak. Bunu da başaracağız. Bu bizim ömutluluğumuz. Gelişen bir Söke için bu bizim mutluluğumuz oluyor. Uzun bir süreçte oldu. Herşey biranda olacak diye birşey sözkonusu değil. Tabi keşke 20 yılda değil de, daha kısa zamanda olabilseydi . Ülkenin koşulları o zamana pek elverişli değildi ,şimdi büyüyen bir Türkiye var. genç nüfusu ile istihdam yaratılması gereken bir Türkiye var.

Haldun IŞIKLI :  Büyüyen Türkiye’de Söke’ye Yatırımcı Getiriyoruz

İşte büyüyen bu Türkiye’de biz de Söke’ye yatırımcı getirtiyoruz. Kipaş AŞ gelecek mesela . O fabrika da bittiği zaman nasip olursa  600-800 arası insan burada çalışacak. O çalışanların büyük bir çoğunluğu bu bölgenin insanı olacak. Bunlar Söke’nin ekonomik olarak yükselmesine de artı yapacak. Çalışan üreten para kazanan bir kesimin olması o bölgede huzurun da artmasını sağlayan bir durumdur. İşsiz insan huzursuzdur. Etrafına sıkıntı verir. Sen de destek olamadığın için üzülürsün. Sürekli istihdam vurgusu işte  bu sosyal  dengeler için yapılıyor.

Devam Edecek...

Röportaj : Sedat ÜNLÜ

dsc_1160.jpgdsc_1163.jpgdsc_1168.jpgdsc_1174.jpg

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 9369 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim