• Aydın21 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Efeler Ziraat Odası Başkanı Rıza POSACI Röportajı
24 Aralık 2016 Cumartesi 23:32

Efeler Ziraat Odası Başkanı Rıza POSACI Röportajı

AydınÖzel Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Cemal Aydın ÖZPOLAT Efeler Ziraat Odası Başkanı Rıza POSACI ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

AydınÖzel Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Cemal Aydın ÖZPOLAT Efeler Ziraat Odası Başkanı Rıza POSACI ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

Cemal A. ÖZPOLAT : Eski Umurlu Belediye Başkanısınız. Neden siyasete atıldınız ?

Rıza POSACI : Ziraat Fakültesi Mezunuyum

Öncelikle ben Umurlu doğumluyum. Doğma büyüme Umurlu’luyum. İlk ve Orta tahsilimi Umurlu’da yaptım. 85 Yılında Ziraat Fakültesinden mezun oldum. Daha sonrasında askere gittim ve 88 yılında geri geldim.

Rıza POSACI :Süleyman SALTOĞLU Teşviki ile Siyasete Atıldım

89 yılında yerel seçimlerde Anavatan Partisinden Belediye Başkanı Süleyman Saltoğlu idi. Onun teşviki ile siyasete atıldım. Çünkü benim öğrenci olduğum zamanlarda hiç siyasi bir durumum yoktu.

Rıza POSACI :Siyaset Virüs Gibidir

Siyaset bir virüs gibidir. Gönüllü girersiniz ama gönüllü çıkamıyorsunuz. Arkanızdaki ekipler yön veriyor, şartlar sizi yönlendiriyor. 89 Yılından bu yana da siyasette aktif rol aldım diyebiliriz.

Rıza POSACI :Belediye Başkanlığı Yaptım

2 dönem Umurlu’da Meclis Üyeliği yaptım. Anavatan Partisinden Belediye Başkanlığı yaptım. 1 Ocak 2004 tarihi itibari ile Ak Partiye geçtim.

Rıza POSACI : Partilerden Teklifler Aldım

O dönemde İl Geneli 20 tane Belediye Başkanı vardı. En son Partiden ayrılan Belediye Başkanı benim. Arkadaşlarımız siyasi yönleri ile çeşitli partilere yöneldiler. O zaman bütün partilerden teklif gelmişti. Ercan ÇERÇİOĞLU geldi, Ali UZUNIRMAK gibi isimler geldi.

Rıza POSACI :Mahalle Mahalle Toplantılar Yaptık

Ben bu kararı verirken kendi evimde bir toplantı yaptım. Hatta mahalle mahalle toplantılarda yaptık. Bu toplantı sonucunda Ak Partiden siyaset yapma kararı alındı. Bu şekilde de Ak Parti ile el sıkıştık.

Rıza POSACI : Ak Parti 4, CHP 4 Milletvekili Çıkarmıştı

Mehmet ERDEM İl Başkanımız, Şuayip YEĞEN İlçe Başkanımızdı.  O zaman Ak Parti 4 Milletvekili, CHP 4 Milletvekili vermişti.  Özlem ÇERÇİOĞLU 4. Sıradan Milletvekili olmuştu.

Rıza POSACI : Kaybedeceksen Namusunla Kaybedeceksin

Yerel seçimlerde birtakım birleşmeler oluyor. Beklentimiz olan arkadaşlarımız bize oy vermemesi gibi bir şeyler oldu. Ben derim seçimi kaybedeceksin ama namuslu kaybedeceksin. Bizde seçimi namusumuzla kaybettik.

Rıza POSACI : Partisinin Üstünde Oy Alan Başkan Adayı Başarılıdır

İyi bir belediye başkan adayı partisinin oy oranının üstün de oy alıp seçimi kaybediyorsa o görevini yapmıştır. Ama partisinin oyu %60 sen %45 oy alıyorsun burada bir başarısızlık söz konusudur.

Rıza POSACI : Umurlu 1912’de Belde Olmuş

Daha sonra 2009 da bir daha aday oldum. Bu sefer Ak Partiden seçimi kazandık. Umurlu 1912’de belde olmuş. Osmanlı zamanına tekabül eden bir belediye. Nüfusu, yüzölçümü birçok ilçeden büyük olmasına rağmen belde olması nedeniyle kapatıldı.

Cemal A. ÖZPOLAT : Belde olunca yeterince hizmet alıyor mu ?

Rıza POSACI : Son Belediye Başkanı Olarak Tarihe Geçtik

Belediye alışkanlığı olan yerlere şöyle bir baktığımızda çok sıkıntı var. Son belediye başkanı olarak da tarihe geçtik. Böyle de olmasını istemezdik. Gerekli mücadeleyi yaptık ama belde olduğu için Belediye kapandı.

Rıza POSACI : Umurlu’daki Orta Refüje Baksanız Neler Olduğunu Görürsünüz

Hizmet yeterli mi diye soruyorsan bana göre hiç yeterli değil. Umurlu’daki orta refüje baksanız neler olduğunu görürsünüz zaten. 2014 yılında bizim bıraktığımız Umurlu Belediyesinden artı olarak ne yapıldı. Bir park açıldı zaten onun dizaynını da biz yapmıştık.

Rıza POSACI : Umurlu’nun Yetiştirdiği Büyük İnsanlardan

Mustafa Kemal Parkı tekrardan revize edilerek hizmete sunuldu. Eski CHP Milletvekili Mustafa Kemal adını koymuştuk. Vefat etmeden gelmişti teşekkürlerini sundu. Kendi şahsını sevdiğimiz bir insandı. Umurlu’nun yetiştirdiği büyük insanlardan biriydi.

Rıza POSACI : Kapanmaması İçin Çok Uğraştık

O dönemde kapanmaması için çok uğraştık, hatta Feridun Saltoğlu’nun işletmesinde seksen yüz kişilik bir ekiple kalabalık bir toplantı yaptık. Orda Ak Parti’nin kurucu ekibini, iktidarı, muhalefeti, belediye meclis üyelerimizi çağırdık. O gün Mehmet Erdem Bey gelemedi, Sadık Bey il başkanımızdı. Kadın Kolları Başkanı Semiha Hanım geldi.O günkü vekillerimizden Ali Gültekin Kılıç geldi.Ben o gün şunları belirtim.Büyükşehir büyük bir güç tekamül edecek,siz büyük bir güç üretiyorsunuz.İkinci kademe belediyelerin çok büyük sorumlulukları yok.Bunlar çöp toplayacaklar bahar aylarında festival yapacaklar dedim.

Cemal A.ÖZPOLAT : İlk başta özellikle şunu belirtebilir misiniz istense önlenebilir miydi?

Rıza POSACI : Burada Bir Tarihi Gömüyorsunuz

Şöyle ifade edeyim. Bir de üçüncü iş olarak bunlar eşlerini alsınlar, belediyede düzenlenen seminerlere gelsinler. Çünkü bunların öyle büyük yetkileri yok. Bu kanunun arızalı çıktığını söyledim. Şöyle ki yüzyıllık bir ağacı devlet tescil ederek koruma altına alıyor ama siz sırf belde olduğu için yüz iki yıllık belediyeyi kapatıyor, burada bir tarihi gömüyorsunuz dedim.

Cemal A. ÖZPOLAT :  Otuz yıllık kırk yıllık bilemediniz elli yıllık binaları sit ilan edip restore yaparken bile orijinaline  sadık kalınmasını isteyen yasalar niye  Osmanlı’dan bugüne kadar  gelen nostaljik belediyeleri kapatmak gereği hissetti?

Rıza  POSACI : Belde Belediyeleri Devlete Yük Vermeyen Belediyelerdir

Şimdi şunu ifade edeyim aslında belde belediyeleri devlete yük vermeyen belediyelerdir. Tabi çok küçük ve kendini idare edemeyen bin nüfuslu bin beş yüz nüfuslu belediyeler de var. Onlar birleştirilebilir, güçlendirilebilir. Çünkü bunların kendine göre standart  masrafları var. Bu açıdan çevre belediyeler köylerle birleştirilerek bu çıta yükseltilebilir ama Umurlu gibi bir belediyeyi sırf belde olduğu için kapatmak ne kadar doğru?

Rıza POSACI: Kaymakamların Bir Bütçesi ve Yetkisi Yok

Aslında ilçe olsak devlete bir masrafımız var mı? Kaymakam ve kaymakamın ekibiyle düşünürsek Umurlu ilçe olsa kaymakam bana ne yapacak? Bu büyükşehir kanunundan sonra bu yapılanmanın yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Çünkü kaymakamların bir bütçesi ve yetkisi yok.

Cemal A. ÖZPOLAT: Sayın başkanım geçenlerde Burdur’daydım. İl özel idaresi var il genel meclisi üyeleri var anladığım kadarıyla orda belde belediyeleri de kapatılmadı.

Rıza POSACI: Referandum Yapılsa Büyük Oranda Belediye Açılsın Sonucu Çıkar

Benim bildiğim büyükşehir kanunu olan yerler kapandı ama Burdur’daki beldeleri bilmiyorum. Yalnız gelinen noktada Umurlu’da bir referandum yapılsa büyük oranda belediye açılsın sonucu çıkar. Ama belediye açılsa eski gücünde olmaz. Çünkü güç Büyükşehir’de.

Rıza POSACI : Belediye Kapandığından Bu Yana Asansörler Çalışmıyor

Tabi bu durumdan daha iyi olur. İşin sahibi olur hiç olmazsa. Şu anda işin sahibi yok. Mesela bir üstgeçit yaptırdık o günkü rakamlarla 500 bine mal oldu ve yaptırmışken asansörlü olsun istedik ve bunu yaptırana kadar epey zorlandık. Niye asansörlü olsun istedik? Biz yarın bu makamdan gittiğimizde oradan geçen ninem teyzem “ Ah olum Rıza” demesin “Allah razı olsun” desin. 180 bin lira artı masraf getirdi asansörün olması. Karayolları Bölge Müdürü “Rıza başkan biz buna bakamayız, baktıramayız. Buna bakacak ekibimiz personelimiz yok. İşletmesini sen üstleniyorsan ben varım” dedi ve protokolle devraldık. Ama maalesef belediye kapandığından beri asansörler çalışmıyor.

Cemal A. ÖZPOLAT: Belediye meclis üyesi olarak bu konuyu gündeme getirdiğinizde mevcut yönetimin olaya bakışı nasıl oldu?

Rıza POSACI: Herkes Topu Birbirine Atıyor

Herkes topu birbirine atıyor. Birisi benim yetkim yok büyükşehir yetkili diyor, büyükşehir ise o benim işim değil devletin işi diyor. Bu şekilde topu pas etme. Buradaki yetki büyükşehirde ve aynı partiden bile olsa bir güç ve yetki çatışması yaşanıyor. Bunun kamuoyundaki yansımalarını açıkça görebilirsiniz. Bana göre kaynaklar doğru kullanılmıyor, müthiş bir kaynak israfı var. Baktığınız zaman orta yerde bir sürü belediye arabası , A belediyesi B belediyesi. Biz zor şartlarda çok daha yoğun işler yaptık. Umurlu’nun arıtmasını kanalizasyonunu bitirdik. Umurluda günde bir tır taş döşedik. Tabi bazen borçla yapılıyordu bütün bunlar. Belediyede borç bitmez.

Cemal A. ÖZPOLAT: Belediyede borç olması belediyenin çalıştığını da gösterir.

Rıza POSACI: Hala İtibarlıysan Bu İşi İyi Yapmışsın Demektir

Tabi onunla ilgili suçlandığımız da oluyordu. Ama bunun ölçüsü halktır vatandaştır. Şimdi biz Umurlu’da hala itibar görüyorsak, milletin hala bir beklentisi varsa iyi hizmet etmişiz yani bu siyasette önemli ölçüdür. Başkansan başkanlığından dolayı herkes ceket ilikler ama görev aldıktan sonra hala itibarlıysan o zaman sen bu işi iyi yapmışın demektir.

Cemal A. ÖZPOLAT: Rıza Bey bir şey sormak istiyorum. Aynı partide güç çatışması oluyor farklı partilerin bir araya gelerek halka hizmet etmesini geçtim de, aynı parti içerisinde neden böyle bir güç çatışması oluyor?

Rıza Posacı: Eleştireceğiz ki Doğruyu Bulacağız

Bilemiyorum. İnsanların egoları var. Siz değerlendirin yani niye çatışıyorlar orasını ben söyleyemem. Yemekte kalmıştık. O yemekte söz aldım bu kanunu eleştirdim. Ali GÜLTEKİN Kılıç refleks gösterdi.Siz bizim çıkardığımız kanunu nasıl eleştirirsiniz dedi.Zaten bana göre Ak Parti’deki en büyük sıkıntı eleştirmemek. Eleştireceğiz ki doğruyu bulacağız.

Cemal A. ÖZPOLAT: Eski partiniz anavatan partisiyle mukayese edermisiniz.

Rıza Posacı : Anavatan partisi demokrasi tarihinde güzel bir yer aldı

Biz Anavatan Partisi’nde her şeyi konuşuyorduk. Kongrelerde bakanlarla bilek güreşi bile yaptık. Biz orada hakikaten demokrasiyi yaşadık yaşattık. Milletvekilliğinde tercih sistemi hatırlarsınız, bunlar güzel şeylerdi. Şimdi Ankara’dan kulisi yap gel şurada burada görev al. Bunlar bana göre çok demokratik işler değil. Anavatan partisi demokrasi tarihinde güzel bir yer aldı hem hizmet anlamında hem de vizyon anlamında. O günkü genel başkanımız Turgut ÖZAL’la daha sonra Yıldırım AKBULUT’la daha sonra Mesut YILMAZ’la birebir görüştüğümüz zamanlar da oldu. Çok güzel hatıralarımız oldu.

Rıza Posacı : Koalisyonlar maalesef Türkiye’de çok kötü izler bıraktı

Keşke Türkiye o koalisyonları yaşamasaydı. Koalisyonlar maalesef Türkiye’de çok kötü izler bıraktı çok büyük yaralar açıldı tavizler verildi. Ekonomi doksandan sonra patladı. Dünyada kriz yok ama düz yolda diyorum ben, düz yolda bizim araba takla attı. O Nisan krizi Tansu Hanım başbakandı galiba. Faizler beş yüzlere çıktı. O gün mark vardı herhalde mark fırladı. Ben o gün belediye meclis üyesiydim. Herhalde belediyeye bir yazı geldi. İller bankasından borcunuz var önceki dönem belediye başkanımız Erdal Bakan borçlanmayla bir yer istimlak etmiş %475 faiz çalışıyor. Bunu kapatın. Dünyada o zaman için kriz yok bizde vardı ama bugün şimdi pencereden baktığımızda etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen istikrarı muhafaza ediyoruz. Bu da tek iktidarın gücü. Bu açıdan ben koalisyonlara hiç sıcak bakmadım.

Cemal A. ÖZPOLAT : Şuan Efeler Ziraat Odası Başkanısınız. Türkiye’nin tarımsal sorunları nelerdir?

Rıza POSACI : Aydın Tarım Kenti

Aydın tarım kenti. Daha önceden %55’i bir fiil tarımla uğraşırken şimdi %38’lere düştü. Ama %38-40’ta olsa evine tarımla katkı sağlayan bir nüfusumuz var. Böyle baktığımızda bu oran %80-90’lara çıkıyor. Kişi memurdur ama zeytinliği vardır. Oradaki zeytinini işler oradan evine ek bir gelir sağlar. Veya incirini işler oradan ek bir gelir sağlar.

Rıza POSACI : Hayvan Sayımız %100 Arttı

Hayvancılığa baktığımızda 2000’li yıllardaki desteklerden sonra hayvan sayımızda %100 artış oldu. 178 bin civarında hayvan sayımız varken şimdi 350 bin civarında hayvan sayımız var. Buda şunu gösteriyor; adam memurda olsa 3-5 ineği var. Burada yaşayan halk bir şekilde tarımla alakalı bir şey yapıyor.

 Rıza POSACI : Pamuk Ekimi 90 Bin Hektardan 40 Bin Hektara Düştü

Tarımda girdi maliyetleri pahalı olduğu için 2000’li yıllardan sonra bir ürün değişikliği yaşandı. Örneğin pamuk; TARİŞ’in güç kaybetmesi, dünyadaki sentetik fiyatlarının ucuzlaması veya pamuğun yeterli destek almamasıyla pamuğun ekimi çok daraldı. 90 bin hektarlardan 40 bin hektarlara düştü.

Rıza POSACI : Pamukta Makineyle Toplamaya Geçildi

Son dönemlerde eskiye göre yine pamuğa yöneliş olacaktır. Çünkü elle toplama bitti artık. Makineyle toplama gerçekleşti. Bu hasat dönemi çiftçi için maliyetti. Bazen toplam maliyetin %40-50’sini bulduğu oluyordu.

Rıza POSACI : Dünyada Verimli Pamukta Öndeyiz

Mekanizasyonun çoğalması, yeni çeşitlerle verimin yükselmesi, bugün dünyaya baktığımızda verimli pamukta öndeyiz. Pamuktaki priminde bakanlık tarafından tekrar revize edilmesi, pamuğa dönüşü gerçekleştirecektir.

Rıza POSACI : Tarımın Tansiyonu Yerine Gelecektir

Şuan Türkiye tükettiği pamuğun yarısını dışarıdan getiriyor. Bu potansiyel burada varken, cari açığın günümüzde problem olduğunu düşünürsek pamuk üretiminin desteklenmesi hayati önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte pamuğun daha yoğun şekilde dikilmesiyle tarımın tansiyonu da yerine gelecektir. Ürün deseni dengelenmiş olacaktır.

Rıza POSACI : Mazotun Yarısını Devlet Karşılayacak

Havza Bazlı Destek Modeli’nde de başbakanımız açıkladı; çiftçinin kullandığı mazotun yarısını devlet karşılayacak. Bu haber çiftçide bir heyecan yarattı. Bizim en önemli maliyetimiz mazot. Ama daha altı dolmadı. Nasıl olacak? İcraata baktığımızda da öyle bir modelle desteklenirse ege çiftçisi mutlu olacaktır.

Cemal A. ÖZPOLAT : Aydın çiftçisinin durumu nedir?

Rıza POSACI : Çiftçimiz Kabuk Değiştirdi

Kuraklık döneminde çok sıkıntı yaşadık. Son dönemde hayvan sayımızın artmasıyla çiftçimiz bir kabuk değişimi yaşadı. Ciddi sayıda hayvan sayımız arttı.

Rıza POSACI : Süt Fiyatlarındaki Dalgalanmaya Bakanımız Müdahale Etti

Süt fiyatlarındaki geçen seneki dalgalanmaya tarım bakanımız çok ciddi manipülasyon yaptı. Tarım bakanı bu konuda müdahale etmeseydi süt 50 kuruşa kadar düşecekti. Şuan istenen yerde mi? Değil, 1 lira 10 kuruş şuanda.

Rıza POSACI : Müdahale Kurumları Olmazsa Tarım Zor Sürdürülür

Bakanımız fazla sütü pazardan çekerek süt tozu yaptı. Burada fiyatların düşmesine mani oldu. 85-90 kuruşa düşmüştü, tekrar 1.10 kuruş seviyesine çıktı. Bakan çiftçiye 1.15 kuruştan aşağıya ödenmeyecek dedi ama fren orada tutabildi. Bu da şunu gösteriyor; tarımda müdahale kurumları olmaza tarımın sürdürülebilme şansı zayıf.

Rıza POSACI : TMO Olmasa Mısır Ve Buğday Üretimi Sekteye Uğrar

Serbest piyasa şartlarında müdahale kurumlarını korunması gerekiyor. Yoksa bu kapitalist düzende sen üretim yapıyorsun 1 ayda malını satmak zorundasın gücü olan ben şu şartlardan malını alacağım diyor. TMO olmasa mısır ve buğday ekimi ciddi sekteye uğrar.

Rıza POSACI : TARİŞ’in Güçten Düşmesi Pamukta Daralmaya Yol Açtı

Pamukta da bu konuda müdahale kurumu olmalı. Daha önce TARİŞ destekli alımları yaparak piyasayı dengede tutuyordu. TARİŞ’in güçten düşmesi pamuktaki yüksek maliyetten daralma oldu. Ama son gelinen nokta da ümidimiz var.

Rıza POSACI : Tarım Bakanımızdan Memnunuz

Yeni gelen tarım bakanı bu konuda daha kararlı, daha cesur. Tarımcıyı çok dinleyen, hızlı karar veren bir bakan. Gelinen nokta da tarım bakanından memnunuz. Bakanımızın tarıma bakışı, bizle iletişim kuran bir bakan olması bizi memnun ediyor. İyi olacağını tahmin ediyorum. Aydın olarak ümitsiz değiliz.

Cemal A. ÖZPOLAT : Jeotermal aydında tarımı olumsuz etkileyeceğini düşünüyor musunuz?

Rıza POSACI : Bu Buharla Aydın’ı Uçururum

Yazıcıoğlu valimizle toplantı yaptık. Ben o zaman meclis üyesiydim. Rahmetli Yazıcıoğlu; ben bu buharla Aydın’ı uçururum diyordu. Ama şimdi gelinen nokta da jeotermal bizim için sıkıntı arz etmeye başladı.

Rıza POSACI : Büyükşehir’in Elinde Sultanhisar’daki Kuyu Var

Buradaki sıkıntı nedir? Çıkan kanun arızalı. Sadece enerji üretiminde kullanabiliyorsun. Başka bir şeyde kullanamıyorsun. Büyükşehir’in elinde Sultanhisar’daki kuyu var. 130 derece gibi bir sıcaklığı var. Orası kullanılabilir.

Rıza POSACI : İnsanlar Sabahları Kükürt Soluyor

Büyükşehir bu konuda ağır kaldı. Özlem hanım önce doğalgaza hayır, jeotermal dedi ama o hamleyi yapamadı. Jeotermalle ilgili bu şehrin hiç katma değeri yok. Ne turizmde kullanılıyor, ne ısıtma, ne soğutma, ne kurutmada kullanıyorsun. En son alabalık üretimine kadar kullanabiliyorsun bunu ama şuan hoyrat bir jeotermal kullanımı var. Sabah insanlar kükürt kokusunu vs duyuyor.

Rıza POSACI : Jeotermal’e Yandaş ve Paydaş Değiliz

Biz jeotermale yandaş ve paydaş değiliz. Enerji açığımız var. Enerji önemli bir şey. Savaşlar petrol için oluyor. Petrolde bir enerji.  Petrolün zararı yok mu, var. Kullanmayalım mı petrolü, kullanacağız. Jeotermali de kullanacağız bir şekilde ama zararını minimuma indirmemiz lazım. Kontrollerini yapmamız lazım.

Cemal A. ÖZPOLAT : Bunları denetleyen kurum Büyükşehir Yasası’nda Büyükşehir’e verilmemiş mi?

Rıza POSACI : 1 Milyon TL Bütçe Ayırdık

Büyükşehirde jeotermalle alakalı araştırma yapılması için 1 milyon TL bütçe ayırdık. Hatta siyasi baskılardan uzak olmak için üniversite yapmasın dedik. Dışarıdan bir firmaya verilsin ölçümler yapılsın, çözüm olarak ne yapılması gerekiyorsa onları yapalım.

Rıza POSACI : Belediye Her Şeye Karışır

Belediyenin yapmıyorum diye bir şeyi yok belediye her şeye karışır. Biz belde belediyesiyken bir sürü yaptırımlara sahiptik. Büyükşehirde alt kademe, üst kademe bunların ruhsatları zaten buradan geçiyor. Şuan bir araştırma olmadı. Ayırdığımız bütçe duruyor.

Rıza POSACI : Her Şeye Karşı Olan Bir Ekip Değiliz

Geçenlerde Ankara’ya gittiğimizde Tarım Bakanı’na da söyledim. Biz sıkıntı yaşıyoruz. Biz her şeye karşı olan bir ekip değiliz.

Rıza POSACI : Menderes Temizliği Yapıldı, Bazı Örgütler Karşı Çıktı

Daha evvel Menderes temizliği yapıldı. Bazı örgütler doğanın dengesini bozuyor, kuş yuvasını bozuyor diye karşı çıktı. Kuş yuvası bozuluyorsa başka yere yuva yapar ya da yeniden yapar. Bu adar büyütecek bir şey yok.

Rıza POSACI : Ciddi Cezalar Yazıldı

Sayın valim bu konuda duyarlı. Son dönemler de valiliklerce bir takım çalışmalar yapılıyor. Ciddi cezalarda yazıldığını duydum. Jeotermal firmaları kendilerine ciddi çeki düzen vermek zorundalar.

Rıza POSACI : Jeotermali Araştırmak Lazım

Bugün İzlanda’ya gidip görmek lazım. Onlar hangi teknolojiyle bu işi yapıyor. Dünya da böyle bir teknoloji varsa; çevreye zarar vermeden, tarım alanlarına zarar vermeden kullanabileceğimiz bir teknoloji varsa biz de o teknolojiden faydalanalım.

Cemal A. ÖZPOLAT : O zaman şunu diyebilir miyiz; önümüzdeki dönemde tarım arazilerinin önündeki en büyük engel jeotermalin bilinçsizce kullanılması.

Rıza POSACI : Önümüzdeki Süreçte Sıkıntı Olacağı Aşikar

Önümüzdeki süreçte sıkıntı olacağı aşikâr gibi görünüyor. Bu konuda tarım bakanı da ifade etti. Tarım bakanı bir heyet gönderdi ama bizimle görüşmedi onlar. Tarım müdürlüğüyle görüşmüşler sahada bir çalışma yapmışlar. Vali beyle beraber tarım il müdürlüğünün ortak çalışmalar içinde olduklarını biliyorum.

Cemal A. ÖZPOLAT : Yerel yönetim yerine genel yönetim sorunu halletmek için kolları sıvadı diyebiliriz.

Rıza POSACI : Herkes Taşın Altına Elini Koymalı

Geneli, yereli bilmem bu memleket bizim. Herkes samimiyetle bu işin altına elini koymalı. Bu işten kimse siyasi prim çıkarmaya çalışmasın. Baktığımız zaman siyasi şova dönüştürüldüğünü görüyoruz, bunu basamak olarak kullanıp bir yerlere atlamaya çalışanları görüyoruz. Bu memleketin zenginliğiyse bundan faydalanılsın.

Rıza POSACI : Enerjiye Karşı Durmamalıyız

Elektrikte dışa bağımlıyız. Niye biz kendi elektriğimizi üretip dışarıya satmayalım. Doğalgazı dışarıdan alıyoruz. Çevrim santrallerimiz dışarıda. Bu enerjiye karşı durmamalıyız ama bunları disiplin altına almamız lazım.

Rıza POSACI : En İyi Teknolojiyi Bulamalıyız

Toprak koruma kurulundayım ben, adam bir şey yapıyor ilk önce bize gelmesi gerekirken en son bize geliyor. Burada en iyi teknolojiyi bulmak zorundayız. Bu şekilde çalışılırsa bunun tarıma zarar vermemesi mümkün değil.

Cemal A. ÖZPOLAT : Yerli tohum konusuna bir açıklık getirebilir miyiz?

Rıza POSACI : GDO’lu Tohumların Türkiye’de Kullanılması Yasak

Tarımda çok fazla bilgi kirliliği var. Hibrit tohum kullanılıyor. Bunlar dışarıdan da gelebilir ama Türkiye’de de üretiliyor. GDO’lu tohum Türkiye’de kullanılmıyor, kullanılması yasak.

Rıza POSACI : Genetiği Değiştirilmiş Tohumu Birçok Ülke Kullanıyor

Genetiği değiştirilmiş tohumu birçok ülke kullanılıyor. Mısırda veya pamukta yeşil kurutan dediğimiz ilaç var, onu dayanıklı tohum üretiyor. Onu atıyor pamuğa bir şey olmuyor değer hangi otlar varsa ölüyor. Türkiye’de böyle bir şey yok.

Rıza POSACI : Yerli Tohumları Gen Kaynağı Olarak Koru

Hibrit kullanımı var. İki ana-baba çeşidi var. Bunların melezlenmesiyle oluşuyor. Mesela mısırda; yerli mısır eksen alacağın verim 300 kilo veya yerli domates eksen pazara çıkma şansı yok kasada salça olur gider. Çeşitleri ıslah ediyorsun. Bunlar Türkiye’de üretiliyor. Türkiye her şeyini kendi yapabilen bir ülke. Burada müthiş bir bilgi kirliliği var. Sen yerli tohumlarını gen kaynağını olarak koru.

Rıza POSACI : Genetik Ayrı Bir Bilim

Siyah beyaz hayvan süte lider, simental ette lider. Sen yerli kara dediğimiz hayvanlarla üretim yapsan işletmende ne kadar ayakta kalabilirsin, kalamazsın. Sen o yerli karayı kaybetme, genetik olarak kaybetme. Genetik ayrı bir bilim. Bir TV spikeri çıkıyor genetikle ilgili konuşuyor. Herkesin her şeyi konuşması doğru değil.

Rıza POSACI : Türkiye’de Herkes Her Şeyi Biliyor

Ziraat fakültesi 4. Sınıftayken bir alman profesör geldi. Lütfen sorularınız sert buğday üzerine olsun dedi.  Yumuşak buğdayı dahi sormayın ben sert buğdayı bilirim dedi. Türkiye’de herkes her şeyi biliyor. Çıkıyor Erman Toroğlu şu hormonlu diyor. Nerden biliyorsun hormonlu olduğunu. Türkiye’de gıda da tağşiş var mı? Yoğun olarak var. Tarım bakanlığı son dönemde açıklıyor.

Rıza POSACI : Reçeteyle İlaç Alınıyor

Reçeteli ilaç kullanılmasını ziraat odası önermiştir. Bizim koordinasyon toplantılarında önerildi. İlaç bayilerinden reçeteyle ilaç alınıyor.

Rıza POSACI : Kalıntı Kontrolleri Yapılıyor

Laboratuarlarda kalıntı kontrolleri yapılıyor. Büyük marketlerde satılan ürünlerde kalıntı kontrolü yapılıyor. Bunun hallerde yapılması lazım.

Rıza POSACI : Tartışmamız Lazım

Kanser neden artıyor? Rastgele ilaçları kullanıyorsun tarım ürünlerinde bunu tüketen vatandaş bir süre sonra kanser oluyor. Tabip odası başkanı kanserin artmasını jeotermale bağlıyor. Bunu tartışmak lazım.

Rıza POSACI : Çevreci Arkadaşlarımız Nerede

Şimdi herkes çevreci. Arıtmalar nereye gidiyor? Çalışıyor mu arıtmalar? Aydın’ın şuan ki arıtması aydın’ın yüzde kaçına yetiyor. Mimar Sinan, Girne Mahallesi nereye gidiyor? Hangi arıtmaya gidiyor? Çevreci arkadaşlarımız nerede?

Rıza POSACI : Söylenecek Çok Şey Var

Umurlu OSB yıllardır arıtma sorunu çözülmedi. Umurlu OSB’nin arıtması hala yeterli değil. Bu arıtmalardan giden sular Menederes’e gidiyor. Menderesten sulanan ürünler insan sağlığına zarar vermiyor mu? Tabip odası başkanları bunları neden söylemiyor? Burada söylenecek çok şey var. 

Röportaj : Cemal Aydın ÖZPOLAT

_dsc5192.jpg_dsc5201.jpgmanset-030.jpg

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 11709 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim