• Aydın16 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali KAYKI İle Röportaj
30 Kasım 2016 Çarşamba 20:24

İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali KAYKI İle Röportaj

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Osman ÇELİKKOL İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali KAYKI ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Osman ÇELİKKOL İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali KAYKI ile Çok Özel Röportaj Gerçekleştirdi.

Osman ÇELİKKOL : Kendinizden biraz bahseder misiniz ?

Ali KAYKI : İncirliova Ziraat Odası Başkanı ve Hacıaliobası Muhtarıyım

 İncirliova Ziraat Odası Başkanıyım. Aynı zamanda Hacıaliobası Mahallesi Muhtarlığını da yapıyorum. 49 Yaşındayım. Çocukluğumdan beri çiftçilik yapıyorum. 2 Yıldır İncirliova Ziraat Odasının Başkanlığını yapmaktayım. Bu sürede zarfı içerisinde İncirliova Ziraat Odası olarak burada olduğumuzu bütün çiftçilerimize hissettirdik. Önceki yerimiz küçük bir yerdi. Biz ekibimiz ile oturduk ve dedik ki; öncelikle zeminde bir yer olsun. Büyük bir yer olsun. Çiftçimiz geldiğinde dışarıda değil içeride oturabileceği bir yer olsun istedik.

Ali KAYKI : Ziraat Odası; Başkanların, Yöneticilerin Değil, Çiftçinindir

Önceki yerimiz bir bardak çay dahi verilemeyen bir oda idi. Biz şunu dedik. Ziraat Odası gelen giden başkanların, yöneticilerin değil, Çiftçinindir. Buranın tüm giderini çiftçiler yükleniyor. O zaman bizim patronumuz çiftçidir. Ekibimiz ile ilk buna kanaat getirdik. Dedim ki buraya gelen 1 dekarı da olan 100 dekarı da olan çiftçi sizin patronunuz. Ekibime çok teşekkür ediyorum. Çünkü Ziraat Odası çok değişti ve eskisinden eser kalmadı.

Ali KAYKI : Çiftçi Bize Uğramadan Hiçbir Yere Çiftçilik Yaptığını Beyan Edemez

Sivil Toplum Örgütlerinin içerisinde en büyük kuruluş Ziraat Odalarıdır. Bizim 8700 üyemiz  var. Bunun 3800-3900’u aktif ÇKS çıkaran çiftçimiz. Bunu yanı sıra pazarcılık ile uğraşan üyelerimizde var. Bize gelmeden pazarcı, pazarda satış yapamaz. Öncelikle buradan çiftçilik belgesini alması gerekiyor. Süt ürünleri satıyorsa, bizim hayvan varlığını görmemiz gerekiyor. Aldığı belgenin üzerine durumuna göre yazıyoruz. Ne satmak istiyorsa, kesik, yoğurt vb. bu belgeye işleniyor. Fakat hayvan durumunu gösteremez ise biz yazmıyoruz. Diğer bir şekilde patates burada üretilmiyor. Doğal olarak dışarıdan getiriliyor. Pazarcı bu patatesi satmak isterse alım-satım belgesi almak zorunda. Kısaca çiftçi bize uğramadan hiçbir yere çiftçilik yaptığını beyan edemez.

Osman ÇELİKKOL : Ziraat Odalarının İşlevi nedir ?

Ali KAYKI : Hemen Duruma El Attık

 Medyada bazen görüyoruz. Ziraat Odaları ne iş yapıyor. Örneğin köylere gidiyorum. Ağaçlar nasıldır veya yol nasıl diye bakmıyorum. Çiftçinin açığı nedir, çiftçi ne istiyor diye sorarım. Şunu da gördük.  Oturuyoruz bir gün köyün birinde, arkadaşın biri yumurta almış yukarı doğru gidiyor. Birazda yaşlı birisiydi. Dedim amca nereye gidiyorsun.  Eve gidiyorum gare dedi. Nereden geliyorsun amca dedim. Pazara gittiydim de oradan yumurta aldım. Yaşını sordum. 68 yaşında olduğunu söyledi. Kaç yıldır bu yumurtayı pazardan alıyorsun diye sordum. Kuş gribi çıktıya ondan tavuk mu kaldı gare geriye dedi. Biz bu duruma hemen el attık.

Ali KAYKI : Kendi Kendilerine İhtiyaçlarını Karşılarlardı

 Ben köylüyüm. Doğduğumuzdan beri çiftçilik yapıyoruz. 15 yaşından sonra babamın yanında tamamen işin içine girdim. Yine laf lafı açıyor ama ben köylü deyince aklıma yumurtasını, yoğurdunu, kesiğini, domatesini, biberini kendi üreten olarak geliyor. Benim köyüm ile İncirliova’nın arası 1 kilometre. Cuma günü  İncirliova’da pazar kurulur. Cumadan cumaya pazara gelirlerdi. Diğer ihtiyaçlarını kendi kendilerine karşılarlardı.  Ekmeğini, aşını hep kendileri yaparlardı.

Osman ÇELİKKOL : Eskiden Köylülerimiz Bütün her şeylerini kendileri üretirler ve satarlardı. Şimdi pazarlarda alıp satan pazarcılar daha fazla. Köylü yok gibi değil mi ?

Ali KAYKI : Tembelleştik

Açıkçası tembelleştik. Çiftçi kısmı tembelleşti. Dediğim gibi 1 Kilometre uzaklıktan her Cuma pazar kurulduğu için İncirliova’ya gelinirdi. Diğer günler, sabah kalkıp mesai’ ye gider gibi tarlaya gidilirdi. Ben bugün bir köylünün sepetinde pazardan domates, biber gibi şeyler alıp koyduğunu gördüğümde gerçekten bir çiftçi olarak buna üzülüyorum. İsmi köylü ama bugün sen çökeleğini dışarıdan, tereyağını dışarıdan alıyorsun. Zaten sen bunları üretebilen birisin.

Ali KAYKI : Piyasa Değerinin Altında Veriyoruz

Hemen hemen 3 aydır tavuk getiriyoruz çiftçilerimize. Pazar fiyatı 20-22 lira ise, biz 17 liraya çiftçiye dağıtıyoruz. 4.-5. dağıtımımız. Şuan aşağı yukarı 5000 adet tavuk dağıtımına ulaştık. Dolayısı ile yumurtacılardan da tepki alıyoruz.

Ali KAYKI : Endüstriyel Şeyler Tüketiyoruz

Öncelikle köyde oturuyorsak kendi yiyeceğimizi, içeceğimizi kendimiz üretmemiz gerekiyor. Örneğin bir tavuk ocağa koyulduğunda 40 dakikada pişiyorsa, köylü tavuğu 2 saatten önce pişmiyor. Bunun hangisi daha iyi diye sorarsanız, ben tabi ki de köy tavuğu derim. Çünkü biz bu 40 dakika da pişen tavuğun içerinde ne olduğunu bilmiyoruz. 45 günde kesilen tavuk yenmez bence. Endüstriyel şeyler tüketiyoruz. Vatandaşlarımız bu gıda konusunu daha çok dikkat etmeleri gerekiyor.

Ali KAYKI : Türkiye’de Almanya’dan Daha Fazla Kanser Olan  Var

20 yıl Almanya da kaldım. Orada bir semtte gelen hep ben kanserim kanserim diyorlardı. Bende diyordum ne kadar çok kanser var böyle. Bizim ülkemizde yok en azından diyebiliyordum. Çok samimiyetimle söylüyorum. Sonra buraya geldim ve Türkiye’de Almanya’dan daha fazla kanser olan insanlar gördüm. Bunun biran önce önlenmesi lazım.

Ali KAYKI : Çiftçilerimizin Bilinçlenmesini Sağladık

Yediğimiz, içtiğimiz her şey hormonlu. Tabi atılan zirai ilaçların kalıntıları çok. Bu konuda çiftçilerimiz biraz daha bilinçlendirilmeleri gerekiyor. Biz Ziraat Odaları olarak, ilaçlama konusunda çiftçilerimize seminerler veriyoruz. Pamukta çok fazla yoğun bir şekilde çalışmalarımız oldu. Tabi bununda verimini aldık. Çiftçilerimiz verdiğimiz ilaçlama ile alakalı her şeyi alabildiğini gördük ve hemen bu sene bir tekrarını daha yaptık. İnşallah önümüzdeki yıl sebze üzerinde yapmak istiyoruz. Eğer biraz daha bilinçli bir şekilde ilaçlama yapılırsa, bunun önlemi de alınmış olacak. Bunun için üzerimize çok iş düşüyor. Dededen, Babadan kalma ilaçlama sistemi devam ettiğinden çiftçilerimizi bilinçlendirende yok. İlçe Tarımların bunları yapması gerekiyor.

Ali KAYKI : İlaç Atılmadığı Zaman Mahsul de Alınamıyor

80’li yıllarda pamuk ilaçlanmazdı. Belki bir kere ilaçlanabilirdi. Şuan pamuk ekiliyor ve yüzeye çıktığı andan itibaren, pamuk toplanma zamanı gelinceye kadar devamlı ilaç atılıyor. Bu mısırda da aynı, domateste de aynı. Bu sefer ilaç atmadığın zaman mahsul de alamıyorsunuz. Çok fazla haşere var. Gübre ile ilaçlama apayrı bir şey. İyi bir ürün çıktığı zaman haşereler bunları görüyor ve zarar veriyorlar. Bunları yukarıdan ilaçla temizlemedikten sonra hiçbir anlamı yok. Ama dediğim gibi ilaçlamada da yanlış yapıyoruz.

Ali KAYKI : Köy Köy Dolaşıp İlaçlama Yapacağız

Önümüzdeki hafta inşallah bir traktör alacağız. Sonra ilaçlama makinesi ve köylere gideceğiz. Örneğin ben işimi çok iyi yapıyorum ama Mehmet işini takip etmiyor. Yani ben kendi bölgemde bulunan haşereler için ilaç atıyorum ve temizliyorum. Mehmet ise 15 gün sonra yapıyor. Zaten benim bölgemdeki ilaç etkisini yitiriyor ve Mehmet’in oradaki haşereler benim bölgeme gelip yine zarar veriyorlar. Ama Mehmet’te benimle aynı zamanda atsa ortada haşere diye bir şey kalmayacak. Bizde bunun önüne geçebilmek için alacağımız traktör ve ilaçlama makinesi ile 3 gün bu köyü ilaçlayıp 3 gün şu köyü ilaçlayabilirsek çok güzel bir şey ortaya çıkacak. Hem bu şekilde de 3 defa 4 defa ilaçlama yapılacağına tek seferde çözüme ulaşmayı hedefliyoruz.

Ali KAYKI : Dünyanın Cenneti İncirliova

Dünyanın cenneti Türkiye. Türkiye’nin cenneti Aydın. Aydın’ın cenneti de İncirliova’dır benim için. Çünkü uzun bir süre yurtdışında kaldım. Yunanistan, Bulgaristan, İtalya, Yugoslavya gibi ülkelerdi. Hem Aydın Havzası iklimsel bakımından çok daha iyi. Toprak olarak daha verimli. Örneğin biz burada arka arkaya 2 ürün alabiliyoruz. Aydın da yetişmenye bir şey yok.

Osman ÇELİKKOL : Dünyada en fazla ve en kaliteli incirler Aydından çıkmakta. Fakat bizler bu incirlerin fiyatlarını belirleyemediğimiz gibi Avrupalı Ülkeler  bu fiyatı belirliyor. Neden ?

Ali KAYKI : Niye Türkiye’de Değil de İtalya’da

Malı üretme denince bizde var ama malı pazarlama denilince bizde yok. Zeytin üretimi bakımından dünyada lider Türkiye. Fakat İtalya söz sahibi. Didim Ziraat Odası Başkanımız İtalya da Zeytin ve Zeytinyağı ile alakalı bir kuruluşta görev alıyor. Şimdi en büyük üretici biz isek dünyada, neden bizim ülkemizde değil de İtalya da kuruluyor bu kuruluş değil mi.

Ali KAYKI : Birlik Olmamamızdan Dolayı Yürütemiyoruz

Bizim Kooperatiflerimizde aynı. Biz yürütemiyoruz. Bizdeki sorun birlik olmamamız. Ben Avrupa’da kaldığım süre boyunca her hafta sonu bir çiftliğe süt almaya gittim. Çiftçi olduğumuzdan özlemimizi böyle gidermeye çalışıyorduk. Tabi zamanla samimi olduk. Bir gün süt almaya gittiğimde süt bitti dedi. Bende diğer köye gideyim dedim. Orada da bitti dedi. Nereden biliyorsun diye sordum. Bana gelen sütçü diğer köylerden de toparlayıp gidiyor dedi. Biz kooperatifiz dedi.

 

Osman ÇELİKKOL : TORKU firması aslında buna örnek gösterilebilir değil mi ?

Ali KAYKI : 1200 Dekarlık Alanda Nar Ağaçları Söküldü

TORKU gerçekten büyük bir başarı gösteriyor. Keşke bizlerde burada TORKU gibi bir kooperatif kurabilsek. Çünkü bizim üretimimde bir sıkıntımız yok. Nar üretiyoruz. Kaliteli, çok iyi ama satışı geliyor ve satamıyoruz. Şuan benim bölgemde 1000-1200 dekarlık alandaki Narlar söküldü. Bir ağaç kolay yetişmiyor. En erken 7 yıl sonra verime dönüşüyor. Biz tam verime ulaşacağımız anda bireysel olduğumuz için bir şey yapamıyoruz. Devletimizin bunu görmesi lazım. Devlet Ankara’dan da göremez. Bunları ancak bizler aracılığı ile öğrenebilir.

Osman ÇELİKKOL : Bu Konuda dilekçe ile öneri ve şikayette bulunmadınız mı ?

Ali KAYKI : Koordinasyon Toplantı Yapıyoruz

Biz her ay 16 Başkan ile koordinasyon toplantısı yapıyoruz. Burada buna benzer sıkıntılar dile getirilir. Aydın Ziraat Odası Başkanı Rıza POSACI 1. Başkan, Ben aynı zamanda 2. Başkanlığı yapıyorum. Bizler burada konuşulan sıkıntıları Ankara’ya iletiyoruz.

Ali KAYKI : 4 Yılın En Büyük Rakamı

Bundan 1 buçuk ay önce Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fırat ÇELİK ’in yanındaydık. Çok iyi bir dinleyici. Biz daha önce dile getirdiğimiz milletvekillerinden yardım eden olmadı. Biz bugüne kadar ürettiğimiz pamuğun borsadan geçmediğini belirtmiştik. Çırçırcı para kazanıyordu ama çiftçi kazanamıyordu bu yüzden. Biz geri dönerken daha Aydın’a varmadan düğmeye basılmış ve kurtarmıştı. Daha dün 550 ton pamuk geçirildi ve son 4 yılın en büyük rakamını gördüm.

Osman ÇELİKKOL : Aydın Büyükşehir Belediyesi bu konularda yardımcı oluyor mu ?

Ali KAYKI : Özlem ÇERÇİOĞLU’na İlettik

3 ay önce Sayın Özlem ÇERÇİOĞLU ile bir toplantı yaptık. İzmir bölgesi Ziraat Odaları İzmir Büyükşehir Belediyesinden çok büyük yardımlar aldığını duyum aldık. Bununla beraber bizde Özlem hanıma ilettik. Büyükşehirlerin Tarıma yıllık 1-2 milyon TL para yardımında bulunduğunu öğrendik. Bunu da bir şekilde çiftçiye yansıtabilmesi için aracının bizler olduğu söyledik. Çeşmede bir toplantı oldu. Biz gittik oraya. Diğer Ziraat Odalarındaki arkadaşlardan bu desteğin nasıl verildiğini not aldık. Sonra yine gittik. Devlet desteklemeli fakat her şeyi devletten beklememek gerekiyor. Aydının devleti de Büyükşehir Belediyesi. Bunu bilmeleri gerekiyor.

Ali KAYKI : Koltuğu Düşünmemek Lazım

Büyükşehir Belediyesi  bizlere her konuda yardımcı olmalı ve desteklemesi gerekir. Önceden ilaçlamalar muhtarlıklar vasıtası ile yapılıyordu. Şimdi belediyelere geçti. Çünkü muhtarlarda böyle bir bütçe kalmadı. Bu sefer belediyelerin ekipman yetersizliği ortaya çıkıyor ve yetersiz kalıyorlar. Biz bu konuda Büyükşehir Belediyesinden destek istedik. Ama karşılığını da göremedik. Bizleri desteklemesi gerekiyor. Örneğin Ziraat Odalarına kepçe yardımı yapılsa hem belediyenin işleri de hafiflemiş olacak. Zaten köyler bizim alanımız. Böyle bir yardımda bulunulsa zaten biz köylere gider köylümüze yardım ederiz. Her şeyi siyasi olarak görüp de, sadece koltuğu düşünmemek gerekiyor. Ali KAYKI şunu şunu yaptı denilebiliyorsa ne güzel bir şey.

 

Ali KAYKI :  Çiftçi Zor Durumlar Yaşıyor

Bizim pamukçumuz, incircimiz, zeytincimiz, İncirliova’da şuan da çiftçi olarak zor durumlar yaşıyor. İncir’in çok para ettiği görülüyor fakat rekolte düşük. Mısırın şuan satış fiyatı çok düşük, arazide de domuz çok, sıcaklardan çok etkilendi. Pamukçu nitrat atımı olmadığından dolayı dekarda 100 kg gibi bir eksikliği var ve oda büyük bir rakam. Mazot şu şekilde devam ederse önümüzdeki yıl birçok çiftçi bırakabilir. Bu işi yapamaz hale gelebilir.

 Ali KAYKI : Mazot Fiyatlarında İndirime Gidilmesi Gerekiyor

Hükümetin biran önce bu mazot fiyatlarında bir indirime gitmesi gerekiyor. ÇKS’ye bakarak, bizlerdeki rakamlar alınır ve bir çözüme gidilir. Her türlü yardıma açığız bu konuda. Bir an önce çözülmesi gereken bir sorun. Bugün İlçe Tarımda 33 personel var. Orada oturmak ile işler çözüme kavuşmuyor. Bu personelin araziye gitmesi gerekiyor. Kontrol ve denetimleri gerçekleştirecek. Bir pamuk eken ile mısır eken çiftçinin harcadığı mazot bir değil. Yapılabilirse çözüm basit.

 Ali KAYKI : Cumhurbaşkanı Belediye Başkanı İstemiyor

Ankara bir şey yapmak istiyorsa köylere kadar inmesi gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız demiş muhtarlar gelsin. Şimdi Muhtar siyasinin en alt kademesi. Cumhurbaşkanı Belediye Başkanı istemiyor muhtar istiyor. Çiftçiyi görebilmek ancak muhtarlar vasıtasıyla oluyor. Aslında Belediyeler çiftçinin sorunlarını çözebilir ama çözmüyorlar.

Ali KAYKI : İzmir Büyükşehir Belediyesi Çiftçiye Kucak Açıyor

Pazar günü daire başkanımız söylüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çiftçiye kucak açmış. Aydın tam tarım şehri. Aslında İzmir kucak açmasa da olur. İzmir zaten sanayisi ile gelişmiş. Ama birde çiftçiye kucak açıyor. Aydın çiftçinin kendisi ama bir şey göremiyoruz. İnşallah bundan sonra olur ama zannetmiyorum. Aydında olması gereken öncelikle çiftçi demesi gerekiyor Özlem Hanım’ın.

Ali KAYKI : Soğuk Hava Deposu Gerekiyor

Şahıs olarak burada bir soğuk hava deposu kurmaya çalışsam, maliyet olarak hesapladığımda yapamam. Bütün kazancımı oraya yatırdığım zaman bu sefer de iş yapamam. Bunu Büyükşehir Belediyesi çok iyi yapar. Yerlerimiz de bol. 3-4 köy’ün ortasında büyük bir soğuk hava deposu kurabilir Büyükşehir Belediyesi. Eğer böyle bir şey yapılsaydı bugün 1200 dekar nar sökülmezdi. Nar’ın süresi belli. Bunu topladıktan sonra 5 gün içerisinde ya satacaksın ya da soğuk hava deposuna koyacaksın. Alternatifi yok. Burada çok fazla çeşit ürün yetişiyor. Bu yüzden bu soğuk hava deposu hiç boş kalmaz.

Ali KAYKI :  Bu Güç Büyükşehir Belediyesinde Var

Büyükşehir Belediyesinin araştırması gerekiyor. Burada ne yapabilir demeleri lazım. Bunun için bizleri toplayacaklar, bizlerden gerekli bilgileri alacaklar. Bu çok basit bir şey. Çilek yetiştiriciliğinde de baya ilerideyiz. Bir soğuk hava depomuz olsa daha da artabilir. Eğer soğuk hava depomuz olursa malımız daha da değerlenir. Biz 50 metrekare yapabilecek gücümüz varsa Büyükşehir Belediyesinin 500 metrekare yapabilecek imkanı var. Bu güç Büyükşehir Belediyemizde var. 1 tane dahi olsa şuan için bizim için yeterli.

Röportaj : Osman ÇELİKKOL

img_5211.jpgimg_5214.jpghata.jpg

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 6777 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim