• Aydın34 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kuşaksız Kunduranın Sahibi Dursun KUŞAKSIZ Röportajı
23 Kasım 2016 Çarşamba 20:01

Kuşaksız Kunduranın Sahibi Dursun KUŞAKSIZ Röportajı

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Yıldız BARKUT, Kuşaksız Kundura Sahibi Dursun KUŞAKSIZ ile Röportaj Gerçekleştirdi.

AydınÖzel Gazetesi Muhabiri Yıldız BARKUT, Kuşaksız Kundura Sahibi Dursun KUŞAKSIZ ile Röportaj Gerçekleştirdi.

Yıldız BARKUT : Kendinizi tanıtır mısınız ?

Dursun KUŞAKSIZ  : Namuslu ve Dürüst Olmazsan Ekmeğin Olmaz

Ben Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde doğdum. 1983 yılında Karpuzlu‘dan Aydın merkeze eşim ile birlikte geldik, 3 çocuğumuz oldu. Çocuklarımı bu meslek sayesinde okuttum. Namuslu ve dürüst çalışırsan ekmeğin olur, namuslu ve dürüst olmazsan ekmeğin olmaz.

Dursun KUŞAKSIZ : Ayakkabıcılık, Nalbantlık, Terzilik, Yorgancılık Bitti

Müşterilerimin %90’ına soruyorum, hepsi çocuklarını okutacakmış. Ayakkabıcılık, nalbantlık, terzilik bitti, yorgancılık tamamen bitti, şimdi bunları yapacak olan yok! Kabul herkes masa başı işler yapsın. Benim 2 kızım da fakülte bitirdi. Oğlumu da okutmak istedim fakat o istemedi açıktan okuyor, benimle çalışıyor.

Dursun KUŞAKSIZ : Herkes Çocuğunun Masa Başı işte Çalışmasını İstiyor

Şimdi bir vali, diyelim ki; sosyetik ve her gün dışarda yemek yediğini düşünelim. Bir gün eşine evde yemek yiyelim dedi, evine giderken ekmek alması lazım. Yalnız fırıncı yok, neden? Çünkü birileri çocuğunun masa başı bir işte çalışmasını istedi, fırıncı olmasını istemedi. Ekmek buldu diyelim, evine gitti. Kapıyı açmak istedi fakat açamadı, eşi kapı kilidinin bozuk olduğunu söyledi. Ne lazım onlara? Çilingir lazım. Elektrikçi, sucu, marangoz lazım. İnsan yaşadığı müddetçe her şey lazım. Bunların hepsi de kıyafetlerin kirlendiği meslekler. Devam edelim valiye, sabah kalktı görevine gidecek fakat arabası bozulmuş. Ne yapacak? Sanayiye götürecek ama sanayide çalışan hiç kimse yok. Çünkü herkes çocuğuna masa başı iş buldu.

Dursun KUŞAKSIZ : 200 Bin Kişilik Aydın’da 200 Ayakkabıcı Bulamazsın

Diyelim ki Aydın’da 200 bin kişi var. 200 bin kişilik Aydın’da 200 ayakkabıcı bulamazsın. Bu iş devam etmezse, ayakkabıcılık da biter terzilik, berberlik de biter.

Yıldız BARKUT : Şimdi kullan at devrindeyiz. İnsanlar pahalı ürünler yerine ucuz ürünleri tercih ediyorlar, sizce ucuz ve kalitesiz ayakkabılar mı tercih edilmeli, pahalı ve kaliteli ayakkabılar mı?

Dursun KUŞAKSIZ : İnsanımızda Ucuzu Alalım Bizi 3-5 Gün İdare Etsin Düşüncesi Var

Varsayalım ki Okul Öncesi Eğitim için oyuncaklar üretiyoruz en kaliteli tahtalardan ve sağlıklı. Satmak için bir okula gidersiniz, öğretmenlere gösterirsin çok beğenirler, müdürlerine alalım derler. Müdür kalitesini beğenir fakat almak istemez. Çünkü daha ucuza Çin malı, plastik almak daha işine gelir. Fakat kendi çocuğuna bizim oyuncaklarımızdan alır. Bizim insanımızda ucuzu alalımda bizi 3 gün 5 gün idare etsin düşüncesi var.

Dursun KUŞAKSIZ : 25 - 50 TL Olan Ayakkabıların Tamirine Gerek Yok Atın Gitsin

Ayakta sağlık yok. İnsanlar ayaklarının üzerinde yürüyorlar. En sağlıklı olması gereken yeri ayak, el değil haliyle. Biz aksine ayağa en kötü olanı, çürük olanı alıyoruz. 200 TL olan ayakkabıyı insanlar neden alıyorlar, kalitesi için. Kalite düştüğü zaman insanların sağlığı bozuluyor. Bir de şöyle bir şey var, her bütçeye uygun ayakkabı var ama kaliteli çok az var. Biz kaliteli ayakkabıların tamirini yapıyoruz, 25 TL olan 50 TL olan ayakkabıların tamirine gerek yok atın gitsin.

Dursun KUŞAKSIZ : Müşterilerimi Bekletmiyorum

Mesleğimiz gittikçe ölüyor. İnsanlar bu meslekleri düşük görüyorlar. Ben 2 kızımı buradan kazandığım parayla okuttum, düşük bir meslek değil. Bir de ben siparişimi zamanında teslim ediyorum, müşterilerimi bekletmiyorum.

Yıldız BARKUT :Her fiyatı yüksek ayakkabı kaliteli midir? Kaliteli olduğunu nasıl anlarız?

Dursun KUŞAKSIZ : Koklayarak Anlayabilirsiniz

Pahalı olup kalitesiz olanda var. Koklayarak anlayabilirsiniz. Deri mi yoksa naylon mu kokuyor önemli olan o. Deri kokuyorsa 100 TL ve ya 200 TL olması önemli değil, Hemen al. Şuan piyasada ki ayakkabıların %88’ i naylon, çünkü ayakkabının her yerini deriden üretseler o parayı çıkaramazlar.

Yıldız BARKUT : Deri kokması yeterli mi? Ortopedik olmasına da dikkat etmeli miyiz?

Dursun KUŞAKSIZ : Ortopedik Ayakkabıların %90’ı Deriden Üretilir

Çakmağı deri ayakkabıya yaklaştırdığınızda asla yanmaz, naylon ayakkabı ise erir. Size bir satıcı, ayakkabı satarken deri olduğunu söylüyorsa, ondan çakmak denemesi yapmasını isteyin. Ortopedik ayakkabılar da en az deri olanlar kadar biraz pahalıdır. Ortopedik ayakkabıların %90’ı deriden üretilir.

Yıldız BARKUT : Ortopedik terlikler sizce ne kadar sağlıklı?

Dursun KUŞAKSIZ : Naylondan Üretilen Ayakkabılarında Belli Bir Kalitesi Var  

Onlar çok sağlıklı çünkü açıklar ve hava alıyorlar. Birçok sandalet çeşidi var örneğin, piyasaya sürmüşler, hem yakıyor hem kokutuyor, naylon. Başka bir naylon sandalet, kokutmuyor ve yakmıyor. Naylondan üretilen ayakkabılarında belli bir kalitesi var.

Yıldız BARKUT : Osmanlı’dan günümüze kadar gelen Ahilik geleneği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Dursun KUŞAKSIZ : Esnaflığın 1. Maddesi Dürüstlüktür.

Elinde sanatı olan bir insan hiçbir zaman aç kalmaz. Dükkanını bir gün açıp üç gün açmazsan o esnaflık olmaz. Esnaflıkta sebat etmek, sadık ve dürüst olmak gerekir. Dürüst olursan herkes sana gelir, evini geçindirirsin. Esnaflığın 1.maddesi dürüstlüktür. Buralara aileler geliyor. Adamlar, eşlerini ve çocuklarını gönderiyorlar. Neden? Çünkü güveniyorlar. Dükkânına gelen herkesi kızın, ablan, oğlun yani ailenden biri olarak görmelisin. Dürüst olmazsan kimse sana gelmez, dükkânın önünde oturursun, kapatır gidersin.

Yıldız BARKUT : Sizce sanat öğrenmek isteyen biri neden ayakkabı tamirciliğini seçmeli ?

Dursun KUŞAKSIZ : 83 Yaşında Olup da Hala Bu İşi Yapanlar Var

Ben bu mesleğin kötü bir yanını göremiyorum. Görünüm olarak pek beğenilmese de, güzel ve zevkli bir meslek. Buraya herkes geliyor; konuşuyoruz, dertleşiyoruz. Bir ayakkabıyı yapınca zevk alıyorsun. Tabi ki herkes sevdiği işi yapmalı yoksa zevk alamaz. Ben mesela nalbantlık yapmam, çünkü zevk almam. Bu işi seviyorum başka bir işte mutlu olamam. 83 yaşında olup da hala bu işi yapanlar var. Bu işi küçük görenler var ama çok zevkli bir meslek aslında.

Yıldız BARKUT : Sizce bu meslek ölür mü?

Soner KUŞAKSIZ : Bu Meslek Ölmez

Bu meslek ölmez. Bu mesleğin ölmesi için, büyük markalar ve tüm ayakkabı üretim firmalarının kapanması lazım. Onlar üretim yaptıkça, benim işim ölmez.  

Yıldız BARKUT : Ayakkabı üretimi yapıyor musunuz?

Soner KUŞAKSIZ :  Çağ Tamir Çağı

Evet, yapıyoruz ama daha çok tamir işine odaklıyız. Çağ tamir çağı, çünkü ben üretiyorum 150 TL’den aşağıya satmam, adamlar Çin’den getiriyor kalitesiz ayakkabıları 50 TL’ye satıyor. Ben içini ve dışını deri yapacağım, kaliteli taban kullanacağım. Böyle bir üretimde 50 TL olmaz. Tamire o yüzden ağırlık veriyoruz.

Yıldız BARKUT : Üretime ne zaman başladınız ?

Dursun KUŞAKSIZ : 1975 Yılında Başladım

1975’de başladım. 3 yıl ara verdim sadece. Sebebi de, askerliğimi yaptım ve kısa süreli inşaat işine girmiştim. 1975 senesinden itibaren bu işi yapıyorum.

Röportaj : Yıldız BARKUT

_dsc2810.jpg_dsc2808.jpgmnst-002.jpg

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4871 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Aydın Özel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 8148480 | Haber Yazılımı: CM Bilişim